KıbrısManşet

Özyiğit: Kriz yok


Milli Eğitim Bakanı Cemal Özyiğit Havadis’e konuştu ve tartışılan icraatlarla çok önemli açıklamalar yaptı:

“ORTADA KRİZ YOK”: Milli eğitim Bakanı Özyiğit: TC Lefkoşa Büyükelçiliği ve Türkiye ile aramızda bir kriz yok ve Müfredatla ilgili olarak da bir sıkıntı yaşanmadı. Geçmiş yıllarda da bu tarz ve benzeri sıkıntıların yaşandı. Kitap basımları ile ilgili bir sorun yaşamadık, okulların tadilatı ve tamiri devam ediyor.

“ÖĞRENCİLER DEVETE YÖNELEBİLİR”: Eğitim Bakanı Özyiğit: Bugün üniversitelerle döviz ve ücretler konusunda görüşeceğiz. Özel okul ve kolejleri bir kez daha toplantıya çağırma hedefindeyiz, bu okullar açılım yapmak durumundadırlar, aksi takdirde öğrencilerin özel okullardan ayrılarak devlete yönelmesi söz konusudur.

“TEDBİR ALDIK”: Bakan Özyiğit: Girne bölgesindeki okullarda bir sıkışıklık bekliyoruz. Geçen seneki duruma uğramamak adına tedbirlerimizi aldık. Özel okullardan ve kolejlerden anormal bir geri dönüş olmazsa şu anda bir sıkıntımız olmayacak. Geri dönüş beklenenden çok olursa da hep birlikte çözüm üreteceğiz

“POLEMİK YARATILIYOR”: Özyiğit: Din dersleri konusunda belirli kesimlerin hassasiyetleri var. Türkiye’de de bu doğrultuda başlayan bir çalışma söz konusu, birileri orada başlayan çalışmayı göz ardı ederek, ülkemizdeki çalışma ile ilgili polemik yaratmaya ve 2 hükümet arasında itilaf varmış imajı yaratılmaya çalışıyor

SAĞLIK FONLARI VERİLMİYOR”: Özyiğit: Öğrenciler üniversitelere kayıt yaptırırken sağlık fonuna katkı ödemekte, ama maalesef bugüne kadar bu alınan katkılar hep üniversitelerin kasalarında kalmıştır. Bu katkıların Sağlık fonuna yatırılmaması Sağlık Bakanlığını tarafından şikayet edildi

 

Havadis, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit’le görüştü. Özyiğit, dövizin yükselişi ve TL’nin değer kaybını, bu durumun ülkemize yansımasını ve öğrenci, okul ve velilere etisini değerlendirdi. Bunun yanında Özyiğit, Türkiye ve  TC Lefkoşa Büyükelçiliği ile ilgili kriz söylemlerine de cevap vererek, herhangi bir krizin söz konusu olmadığını, Müfredatla ilgili olarak da bir sıkıntı yaşanmadığını söyledi.

 

“Hükümet tedbirleri hafta içi açıklanacak”

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit, Dövizin yükselişi ve bu yükseliş karşısında Türk Lirasının değer kaybetmesini değerlendirerek, “Bizden kaynaklanmayan, kontrolü bizde olmayan bir durum söz konusudur” dedi. Türkiye’nin kendi içinde yaşadığı ve diğer ülkelerle olan münasebetleri nedeni ile son günlerde dövizde ciddi bir hareketlilik yaşandığını söyleyen Özyiğit, TL’nin de bu tablo karşısında eridiğini belirtti.

Hükümet olarak birkaç ay önce birtakım tedbirler aldıklarını ve bu tedbirleri kamuoyu ile paylaştıklarını vurgulayan Özyiğit, bu anormal gidişat nedeni ile her alınan tedbirin kısa süre sonra geçersiz kılındığını da sözlerine ekledi. Hükümet olarak birtakım değerlendirmeler yaptıklarını ve önümüzdeki hafta içerisinde Başbakan Erhürman’ın bu tedbirleri açıklayacağını söyleyen Özyiğit, bir takım tespitler yaptıklarını halkın alım gücünün korunması, dar ve sabit gelirlinin dalgalanmanın altında ezilmemesi için çeşitli sektörlerde üretimin devam edebilmesi ve halkın ayakta kalabilmesi için bir dizi tedbir alındığını kaydetti.

 

“Üniversitelerle Pazartesi görüşeceğiz”

“Geçtiğimiz ders yılı sonlarında yani Türkiye’deki Genel Seçimlerden önce Üniversite ve Özel okul ve kolejlerle bu konuyu masaya yatırdık” diyen Özyiğit, o dönem okulların bir kısmının ücretlerini TL’ye geçirdiğini, bir kısmının kur sabitleme yoluna gittiğini, bir iki kolejde ise hallimizden memnunuz diyerek tedbir alınmadığını ve bazı sıkıntılar yaşandığını söyledi. Son günlerde çok ciddi, çok anormal bir gidişat olduğunun altını çizen Özyiğit, bu gidişat nedeni ile görüşme talep eden veliler olduğunu, Pazartesi bu konu ve başka amaçlar için de üniversiteleri toplantıya çağırdıklarını vurguladı. Özyiğit, Görüşmenin içeriğinde öğrenci kayıt kabul, öğrenci takip sistemi, yurtdışından gelen öğrencilerin ülkeye geldikleri andan itibaren nelerle karşılaşacakları, muhaceret sistemi de dahil olmak üzere konular olduğunu, ama döviz konusu ve ücretlerin de Pazartesi görüşüleceğini ifade etti.

 

“Özel okullardaki öğrencilerin devlete yönelmesi söz konusu olabilir”

Özel okul ve kolejleri bir kez daha toplantıya çağırma hedefleri olduğunu aktaran Özyiğit, bu telkini onlara da yapacaklarını, çünkü durumun gerçekten vahim olduğunu söyledi. Bu vahim durumda özel okul ve kolejlerin ayakta kalma hedefleri varsa, açılım yapmak durumunda olduklarını belirten Özyiğit, aksi takdirde öğrencilerin özel okullardan ayrılarak devlete yönelmesinin söz konusu olacağını ifade etti. Özyiğit, Böyle bir durumda ise nerelerde sıkışıklık olacağı, nerelerde ek okul ihtiyacı olacağının konuşulacağını vurguladı.

 

“Girne’de okul ihtiyacı var ihaleye cıkacağız”

Öğrenci sayısı nispeten daha az olan ve rahat olan bölgeler olduğunu söyleyen Özyiğit, Özellikle Girne Bölgesinde çok ciddi bir öğrenci akımından kaynaklanan okul ihtiyaçları olduğunun altını çizdi. Bu konu ile ilgili çalışmaların bittiğini ve önümüzdeki günlerde ihalelerin yapılacağını vurgulayan Özyiğit, bu okulların ders yılı başına yetişmesinin mümkün olmadığını ve Girne bölgesinde bir sıkışıklık olacağın açık olduğunu belirtti.

 

“Sıkışıklığa karşı tedbirlerimizi aldık”

Geçtiğimiz hafta Girne Merkez ve çevresindeki ilk ve anaokul müdürleri ile toplantı yaptıklarını ifade eden Özyiğit, “Müdürlerle birlikte öğrenci kayıtları ile ilgili değerlendirmelerde bulunduk. Geçen sene bilindiği üzere Girne’de bir grup öğrenci ders yılı başında okula alınamamıştı ve o dönem yapılan bir girişimle okula alınamayan öğrenciler bir üniversitenin bazı bölümlerine yerleştirilerek sorun çözülmüştü, ama biz o tedbiri şimdiden aldık. Hayırsever bir iş insanımız tarafından Bellapais ve Beylerbeyi’nde eski okul binaları tamir edildi ve ilk etapta o devreye girecek. Öte yandan hangi okulda sıkışıklık olursa nereye kaydırabiliriz şeklinde genel değerlendirmeler yaptık. Ama bütün bu değerlendirmelere rağmen eğer bir sıkıntı olursa bununla ilgili de gerekli tedbirleri aldık. Özel okullardan ve kolejlerden anormal bir geri dönüş olmazsa şu anda bir sıkıntımız olmayacak ve ders yılı başında okula girmeyen öğrenci kalmayacak” dedi.

Özel okullardan devlet okullarına ciddi bir kayış olursa bir sıkışıklık yaşanabileceğini söyleyen Özyiğit, bu konuda da oturup hep birlikte çözüm üreteceklerini, hiçbir çocuğun her ne koşulda ve nedende okulsuz kalması, okul dışı kalması ve okula alınmaması doğru değildir.

 

“Kriz söylemi doğru değil”

“TC Lefkoşa Büyükelçiliği ile kriz yaşanıyor” söylemlerini doğru bulmadığını, ortada bir krizin olmadığını vurgulayan Özyiğit, ortaya bazı iddiaların atıldığını, ama yaptıkları araştırmalara bağlı olarak bütçe ile ilgili geçmiş yıllarda da bu tarz ve benzeri sıkıntıların yaşandığını öğrendiklerini dile getirdi. Ders kitaplarının basımı ile ilgili gerekli aktarımların yapıldığını ve blokelerin alındığını söyleyen Özyiğit, şu anda kitap basımları ile ilgili bir sorun yaşamadıklarını belirtti. Okulların tadilatı ve tamiri ile ilgili de bir sıkıntılarının olmadığının altını çizen Özyiğit, okul tamirlerinin de kendi seyri içerisinde devam ettiğini söyledi. Özellikle Girne’de 2 okul yapımı için bütçede yeterli olanağın olmadığına dikkat çeken Özyiğit, ihale aşamasına gelindiğinde blokeler alınırsa bu konuda da bir sıkıntı kalmayacağını kaydettiler. Blokelerin alınamaması durumunda ise bir takım girişimlerde bulunduklarını ve Sendikalar ile Sivil Toplum Örgütlerinin okullar için katkı koymaya hazır olduklarını ve önümüzdeki, günlerde bu konuda kampanyalar başlatılması fikri olduğun vurgulayan Öztyiğit, bu okulların mutlaka yapılacağını ifade etti.

 

“Polemik yaratılmaya çalışıyor”

Müfredatla ilgili olarak Türkiye ile bir sıkıntı olmadığını söyleyen Özyiğit, Din dersleri konusunda özellikle belirli kesimlerdeki hassasiyetlerin olduğunu belirtti. Orta 1’de yani 6’ıncı sınıfta din derslerini seçmeli yapmak istediklerinin altını çizen Özyiğit, bunun hükümetin hedefi olduğunu ve hükümet programında da bunun öngörüldüğünü kaydetti. İlkokullarda 4 ve 5’inci sınıflarda din derslerinin zorunlu olduğunu ve bunun devam edeceğini bu noktada bir sıkıntı olmadığını vurgulayan Özyiğit, Ortaokullarda bir zorunlu bir de seçmeli din derslerinin olduğunu, Ombudsman raporunda zorunlu olan din derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılmasının ve seçmeli din dersi haline çevirmek gerektiğinin yer aldığını belitti.  Öte yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu konuda kararları olduğunu ve Türkiye’ye bu konuda temkinleri olduğunu vurgulayan Özyiğit, Türkiye’de de bu doğrultuda başlayan bir çalışma olduğunu aktardı. Özyiğit, Bu noktada da birilerinin sırf kendini öne çıkarmak için orada başlayan çalışmayı göz ardı ederek, ülkemizdeki çalışma ile ilgili polemik yaratmaya ve buradaki hükümetle Türkiye’deki hükümet arasında itilaf varmış imajı yaratılmaya çalışıldığını söyledi.

 

“Din dersleri sadece 6’ıncı sınıflarda seçmeli olacak”

Yapmaya çalıştıklarının 6’ıncı sınıflarda seçmeli din dersini getirmek olduğunu, 7’inci ve 8’inci sınıflarda bir süre daha din derslerin bir süre daha devam edeceği aktaran Özyiğit,  Önce 6, sonra 7 en sonra 8’inci sınıflarda din derslerini seçmeli yapmayı hedeflediklerini belirtti. Bu konuda çalışmanın yapıldığını ve hükümete sunulacağını vurgulayan Özyiğit, hükümetin değerlendirmesi sonucunda da uygulamaya nasıl geçeceğinin kararlaştırılacağını söyledi belirtti.

 

“Görüşme talepleri bu günlerde netleşecek”

Türkiye’nin Eğitime ambargo uyguladığı ve parayı kestiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Özyiğit, Türkiye’nin içinde bulunduğu sıkıntılar olduğunu ve yeni bir döneme geçildiğini vurguladı. Özyiğit, Cumhurbaşkanlığı sistemi ile bütün bakanların Cumhurbaşkanlığına bağlandığı ve o bakanlıklarda kimlerin görevlerinin ne olduğunun henüz daha netlik kazanmadığını kaydetti. Hükümet olarak Türkiye ile çeşitli görüş alışverişinde bulunmak istediklerinin altını çizen Özyiğit, “Türkiye’de artık Başbakan yok ve KKTC Başbakan’ımız TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı ile görüşme talebi bulundu, randevu talebi bu günlerde netleşecek. Onlarda kendi içlerinde görev, yetki ve sorumluluklarının ne olduğunu netleştirmeye çalışıyorlar. Benimde yeni Eğitim Bakanı ile bir görüşme talebim var hem eğitimdeki yaklaşımları, yeni bakış açıları var mı yok mu? ikili ilişkilerin nasıl geliştirilebileceğinin nabzını tutmak istiyoruz. Ama onlarda yeni bir düzen kurmaya çalışıyorlar, bu nedenle de bu tür konuların önümüzdeki günlerde daha da netleşeceğini ve herhangi bir sıkıntı olmadan yola devam edeceğimizi düşünüyorum” şeklinde konuştu.

 

“Yönlendirmeler laiklik ilkesinden ödün vermeden yapılacak”

İlahiyat Koleji konusuna da değinen Özyiğit, İlahiyat Koleji’nin de bu ülkenin bir okulu olduğunu söyledi. Göreve geldiği günlerde ilk yaptığı işlerden birinin İlahiyat Koleji’ni ziyaret etmek olduğu belirten Özyiğit, orada gerekli denetleme ve değerlendirmelerde bulunduklarını, çünkü göreve geldikleri zaman ilahiyatla ilgili bazı sıkıntılar olduğunun bilgisini aldıklarını ifade etti. Müfettişlerin İlahiyat Kolejini denetlediklerini ve onların hazırladıkları raporlar doğrultusunda değerlendirmeleri yaptıklarını vurgulayan Özyiğit, Gerekli yönlendirmelerin laiklik ilkesinden ödün vermeden yapılacağını sözlerine ekledi.

 

“Çalıştay sonrada Şura yapmayı planlıyoruz”

Spesifik olarak şurada bunu yapıyoruz demek yerine eğitim stratejileri planı üzerine çalıştıklarının altını çizen Özyiğit, Bununla ilgili geçen ders yılının sonlarında veli ve öğretmenlere bir takım anket forumları gönderdiklerini ve bu forumları toparlayarak üzerinde çalıştıklarına dikkat çekti. Önümüzdeki günlerde yüz yüze birtakım kesimlerle bu bağlamda görüşmeleri olacağını dile getiren Özyiğit, onlardan alınan veriler doğrultusunda yılsonuna doğru önce Çalıştay sonrada Şura yapmayı planladıklarını vurguladı. Esas ön görülenin ve bunların pek çoğunu hükümet programına koydukları hedeflerin tamamen karar altına alıp, meclise taşıyarak yasal boyut kazandıracaklarını söyleyen Özyiğit, “Bu yıl bazı konuları hükümetle değerlendirip bazı adımlar atma planımız var. Ama esas atacağımız adımlar daha çok 2019, 2020 ders yılına yöneliktir. Şura ile atacağımız adımlarla da vizyon 2030 hedefimiz var. Eğitimi kısa süreli değil uzun vadede planlamayı hedefliyoruz. Kısa süreli olarak da atacağımız adımlar arasında öğrenci sınav sisteminin düzenlenmesidir. Örneğin orta 1 ve orta 2’inci sınıflarda sınıfta kalma olmamasından dolayı öğrenciler orta 3’de sıkıntı yaşamaktadır, hata bu uygulamadan dolayı lise 1’de bu yıl çok ciddi sınıfta kalmalar yaşanmıştır. Öte yandan öğrenci velilerinden gelen ek sınav talepleri var, bunu da değerlendireceğiz. Bunların yanında öğretmenlerin yer değiştirme tüzüğünü ve öğretmenlerin yükselmeleri ile ilgili konuları ele alacağız. 2006’daki Milli Eğitim Denetleme, Değerlendirme Yönlendirme Kurulu Yasasına bağlı tüzüklere işlevlik kazandırma konusunda adımlar atılacak” dedi.

 

“Öğrenci takip sistemi olacak”

Temmuz ayı başlarında YÖDAK’la işbirliği içerisinde Yüksek Öğretim Stratejik Çalıştayı yaptıklarını söyleyen Özyiğit, Üniversitelere ilgili de birtakım çalışmaları olduğunu belirtti. 3 ay önce özellikle 3’üncü dünya ülkelerinden gelen öğrenciler için Öğrenci Kayıt, Kabul Tüzüğünü geçirdiklerini hatırlatan Özyiğit, Türkiye’den öğrencilerin buraya ÖSYM ile geldiğini, yerli öğrencilerin ise üniversiteleri yaptığı sınavlarla alındıklarını söyledi.  Kendi ülkemizdeki öğrencileri merkezi sınavla üniversitelere yerleştirme hedefinde olduklarını vurgulayan Özyiğit, 3’üncü ülkelerden gelen öğrenciler için ise kendi ülkelerindeki eğitim sistemleri baz alınarak, orada geçerli bir standart seviye belirlediklerinin alını çizdi. İçişleri bakanlığının Öğrenci Muhacereti ile ilgili bir çalışması olduğunu aktan Özyiğit, Eğitim, İçişleri, Sağlık ve Çalışma Bakanlarının ortak toplantıları olduğunu söyledi. Türkiye ve 3’üncü ülkelerden gelen öğrencilerin ülkeye geldiği andan itibaren, ülkeye girişleri, muhaceret ve diğer koşulları, nerede nasıl yaşadıkları kontrol altında tutulacağını belirten Özyiğit, bu uygulama ile birlikte öğrenci takip sisteminin de beraberinde geleceğini vurguladı. Bazı öğrencilerin okullara 1 ya da 2 taksit yatırdığını ve daha sonra okula gitmediklerini, kaçak ve kayıt dışı çeşitli sektörlerde çalıştıklarının altını çizen Özyiğit, bu öğrencilerin bu ülkeye okumak için geldiklerini, o halde okumaları gerektiğini kaydetti.

 

“Öğrenciden alınan sağlık fonu yatırılmıyor”

Özyiğit, sözlerine şu şekilde devam etti; “Tüm öğrenciler kayıt yaptıracak ve öğrenci takibi olacak bir üniversitede kaydını donduran, diğerine geçtiği andan itibaren de portal üzerinden görülebilecek, hatta öğrencilerin sağlık bilgileri de bunun içinde olacak. Öğrencilerden gelirken sağlık belgesi isteyeceğiz, burada da düzenli olarak kontrol edeceğiz. Öte yandan Bu öğrenciler üniversitelere kayıt yaptırırken sağlık fonuna katkı ödemektedir, ama maalesef bugüne kadar bu alınan katkılar hep üniversitelerin kasalarında kaldı sağlık fonuna yatırılmadı. Sağlık Bakanlığı da bu konudan şikayet etmektedir. Pazartesi görüşülecek konulardan bir tanesi de bu olacak.”

 

“Hükümette kriz yok”

Hükümette kriz olmadığını vurgulayan Özyiğit, “Farklı düşünceler olabilir, ama elimizde bir hükümet programı vardır. O programda Kıbrıs Konusunda açık ve net ifadeler yoktur. Bu konuda Cumhurbaşkanlığındaki toplantılarda, yeri ve zamanı geldikçe, BM veya Türkiye’den ziyaretçiler geldiğinde, kendi aramızdaki değerlendirmelerde yaklaşımların ortak olması hedefleniyor ama herkes kendi görüşünü söylemekte özgürdür. 4 partinin Kıbrıs konusuna yaklaşımlarında bazı farklılıklar vardır. TDP, DP, CTP veya HP’nin Kıbrıs konusunda örtüşen bir durumu yoktur, ama biz bunları tartışma ve çatışma alanı olarak değerlendirmiyor, tam tersi kendi aramızda görüşerek uzlaşı yoluna veya belli platformlarda farklı sesler verme yoluna gidiyoruz. ama bunun dışında hükümette herhangi bir farklı düşünüle durum yok” diye konuştu.

 

Eniz ORAKCIOĞLU

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı