Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Konuşan sorular

YÖDAK ülkemizde yüksek öğretim de kayıtlı öğrenci sayısının yetmiş bine ulaştığını açıkladı. Peki ama sordular mı, ya da araştırıldı mı kaç tanesi gerçek öğrenci? Kaç tanesi okula devam ediyor? Kaç tanesi başka işler yapmak için sırf ikamet izni almayı kolaylaştırmak adına okullara kayıt yaptırmış? Bunları da biliyorlar mı?
Tabipler Birliği Genel Kurulu’nda, çalışma statülerini gündeme getirmek ve kendilerine yapılan uygulamayı protesto etmek için kendilerini “Genç Hekimler” olarak tanımlayan grup salonu terk etti. Ettiler etmesine de mesaj yerine gitti mi? Mesaj yerine gittiyse yapılması gereken düzenleme yapılacak mı? Yoksa bu da alışa geldiğimiz bir eylem haberi gibi tarihte yerini alacak mı? Birileri artık radikal değişimler yaşanması gerektiğini anlayacak mı?
Rumların eski siyasetçilerinden bayan Markulli “Bizi anlayınız” demiş. Havadis Gazetesi’nde çıkan samimi söyleşisinde genel olarak bizlerden anlayış beklediklerini, dillerimizi karşılıklı öğrenmemiz gerektiğini, beraber spor yapılmasını ve sivil örgütlerin birlikte hareket etmesinin lüzum ettiğini de vurgulamış. Ah! bayan Markulli. Haklısınız da biraz da siz bizi anlamaya çalışsanız. Kısaca birbirimizi anlayabilsek. Güvenebilsek, mesele zaten kendiliğinden bitecek. Siz yaşadıklarınızdan dolayı Türkiye’den, biz zamanında sizin bize yaptıklarınızdan korktukça, birbirimize güvenmedikçe, birbirimizi anlamamız mümkün mü sizce?
Spordan da sorumlu bakanımız kendisini ziyaret eden Kulüpler Birliği Başkanı’na 2015 katkı paylarının artırılmasının mümkün olmadığını ifade etmiş. Bunun üzerine Birlik Başkanı da “Ülkede futbolu durdururuz” tehdidinde bulunmuş. Aşk olsun sayın başkan. Yoksa evlerimize gelip decorderlerimizi ve televizyonlarımızı mı kapattıracaksın? Malum bizim ülkede futbol seyircisi TV başındadır. Eylem kararını almadan Bunu da düşündünüz mü?
Kaydı düşen araçlara ve yıllardır arabasına ruhsat çıkarmayanlara af çıkmış. Bu yüzden herkes ruhsat çıkarmaya gidince izdiham olmuş bilgisayarlar çökmüş. İyi güzel de bu kadar zamandır düzenli ödeyenler ne olacak? Hiç olmazsa bir defaya mahsus belirli bir yüzdelikle harçlarında indirim yapılması düşünülmeyecek mi? Yoksa enayi olarak mı tescillenecekler Sahi yarın yolda bir polis bana ruhsat sorar da ben ona “Yeni affı bekliyorum” dersem ne olacak? Bana ceza mı yazacak? Mahkemeye çıkarsam Sayın Hükümet edenler lehime şahadet vermeye gelecekler mi?
Ebola ile savaşa hazırlanırken MERS ile karşılaştık. Maalesef yaşlı bir hastamızı da kaybettik. Sağlık Bakanlığı’nın koordinasyonunda Lefkoşa Devlet Hastanesi Enfeksiyon hastalıkları ve göğüs hastalıkları hekim ve hemşirelerinin üstün gayreti ile ciddi bir kriz atlatılmış görünmektedir. Peki ama üç gün üç gece ailesini dahi ihmal ederek görev yapan bu insanlar ödüllendirilecek mi? Toplumu ciddi bir tehditten koruyan doktor ve hemşirelere en azından bir teşekkür edilmeyecek mi?
Kıbrıs Türk Barolar Birliği’nin binasının açılışında konuşma yapan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, “Biz burayı Yavruvatan değil ikinci Anavatan olarak görüyoruz” dedi. Metin Bey öncelikle hoş geldiniz. Bilmem siz bu sözü on yıl evvel söyleseydiniz başınıza neler gelirdi bilir misiniz? Neyse ki zaman değişti.
Ve son soru: Ne olacak bu Çetinkaya’nın hali?
Hadi bakalım cevap bulun şimdi bu sorulara…

VE ŞİİR…
Bu haftaki şiirimiz rahmetle andığımız Hüseyin Irkad’a ait. Onun şiirlerini tek kitapta toplayan oğlu Ulus Irkad, bu şiiri ölümünden kısa süre önce yazdığını not etmiştir:

ARA BENİ
Islak gözlerinde ayrılık perde
Sıcak hatırılar kalsın geride
Zaman gelir de sorarsan nerde
Ara beni kalbin duvarlarında
Ellerini çekme avuçlarından
Mavi silinmez hemen yarınımdan
Bir gölge varsa gelen ardından
Ara beni silinmez anılarda
Ayrılık unutulmak değilmiş bil
Gözlerindeki yaşları canım sil
Anacaktır seni hep bu ruh bu dil
Ara beni kalbin vuruşlarında

Gidiyorum tekrar buluşmak için
Dağlar yanarmış gamla için için
Sorarsan günler geçmiyor niçin
Ara beni vapur dumanlarında

ANLAYAMADIKLARIM
Milli bayramlar öncesinde yapılan tören provalarında aksayan trafiği kimse görmüyor mu? O gün kimse işine saatinde yetişemiyor yollarda perişan oluyor. Tören provaları olduğu günlerde de idari tatil neden vermiyorlar hiç anlamıyorum…