Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 2024 yılı bütçe açığı 10 milyar Türk Lirası seviyesinde gerçekleşecek gibi gözüküyor. 2025 yılının öngörüsü 18 milyar Türk Lirasıdır.
Kamu borç stoğu ise 2024 yılı itibari ile 2023 yılının toplam borcu olan 25 milyar Türk Lirasını aşacak. Toplam kamu borç stoğu GSYH oranının %125’i civarındadır. Bu oran Maastrıcht kriterleri olan %60’ın iki kat fazlası olup kapanması çok güç ve kamu için can alıcı bir noktadadır.
Maliye bakanlığı 2026 yılında denk bütçeye ulaşacağını ifade etse de bunun gerçekleşmesi çok imkan dahilinde değildir.
İç borç stoğuna gelince 2024 yılı sonu itibariyle kısa vade borçları ve avanslar dahil 3 milyar türk lirasını aşacak gibi. İç borçların bütçe içindeki payı her geçen yıl yükselirken iç borç ödemelerinde sorunlar kapıda.
Kamu ne zaman borçlanır? Kamunun gelirleri giderlerinden az ise kamunun borçlanmasında temel prensip kredi maliyetini makul düzeyde tutup ödünç alınan fonları istihdam yaratacak karlı yatırımlara aktarmaktır. İç borçlanmada kredi maliyeti makul düzeyde kaldığı zaman ve alınan iç borç istihdam yaratacak ve gelir sağlanacak yatırımlara aktarıldığında önemli bir sorun ortaya çıkmaz. İç borcun sürdürülebilir hale gelmesi için bütçede “faiz dışı fazla” verilmesidir. İç ve dış borç faizi hariç bütçe dengesinin fazla vermesi olası sorunların önüne geçilmiş olacaktır.
İç borçlanma personel maaşlarının ödenebilmesi için yapılıyor ve bu politikanın sürdürülebilirlik niteliği yoktur. Bu politika ekonominin geleceğine konan bir ipotektir.
Devletin iç borçlanmada yüksek faiz ödemesi özel kesimin borçlanabilmesini zorlaştırır ve yatırımlar kurban edilir.
KKTC’nin borçlarının kurbanı olan özel kesim ve halk gerek 2025 yılı bütçesinden gerekse Türkiye Cumhuriyet’i ile imzalanan ekonomik ve mali iş birliği prorokollerinden bir umut beklemezken her geçen gün için kötüye giden ekonominin ve kamu yatırımlarının geleceği ile ilgili bir umut ışığı görememektedir.
































