Eylül ayı ne kadar da çabuk geldi. Yaz mevsiminin insanlarda yarattığı rehavet, yavaş yavaş kendisini ciddi konulara bırakacak.
Deniz mevsimi Kıbrıslılar için nerdeyse bitti. Plajlar artık uzak ülkelerden gelenlerin ayak izlerinden başka bir canlılık görmeyecek. Kıbrıslılar evlerine, çocukların okullarına yoğunlaşacak.
Yaş mevsimiyle gelen umursamaz, sorunların üstesine gitmeyen insanlar, gerçek sorunlarla daha derinden etkilenecekler.
Elektrik faturalarının artan rakamları ana sorunlardan biri olacak.
TL nin devamlı değer kaybının yarattığı ekonomik yıkım daha da yakıcı olacak.
Kuzey Kıbrıs ekonomisi can çekişirken, Kermiya, Pile, Mağusa kapılarında, Maraşta insanların yığılmaları karşısında, hiçbir şey yapamayan yöneticiler, halkın arasında gezmelere devam edecekler.
Kuzey Kıbrıs’ta BELEDİYE SEÇİMLERİ nasıl yapılacak. Kaç belediye merkezi olacak. Bu konuda kafalarda hala çok sorular vardır.
2022 yılının bitmesine az bir zaman kala, Kuzey Kıbrıs’ın yakıcı sorunlarına el atacak hiçbir parti hala gündemde yok.
Kuzey Kıbrıs’ta insanlar çıkış yolu bulamazken, denizlerimizdeki balık popülasyonu da her geçen gün, doğal çeşitliliğinden çok şeyler kaybetmektedir.
Uzun yıllardan beri denizle olan bağım nedeniyle Balıklar konusunda ayrıntılı bilgi sahibiyim.
Bu yıl, Kıbrıslıların en sevdiği VOPPA balığına rastlayamadık. Eskiden balıkçıların satmakta zorlandığı voppalar özel ricalarla bile bulunamıyor.
Kıbrıs barbunu yerini SENEGAL BARBUNU na bıraktı.
Aslan balıkları kıyılarımızda, balık yumurtalarını yiyerek besleniyor. Onlar çoğalırken, klasik yerli balıklarımız da alabildiğine azalıyor.
Eskiden, deniz kestaneleri nedeniyle kıyılarda yıkanmakta zorlanıyorduk. Şimdi ise deniz kestanelerinden eser kalmadı. Onların yerine Kızıl Denizden gelen uzun dikenli deniz kestaneleri kıyılarımızda görünmeye başladı.
Kıbrıslılar, dünyadaki ekolojik değişikliklerden çok etkilendiğimizin farkına varmadan günlük hayatlarına devam ediyor.
Gerek Kuzey gerekse Güney Kıbrıs’ta yaşayanlar, kendi küçük dünyalarının dışında bir yaşam olduğunun harkında olmayacak bir pasiflik içerisinde yaşayabileceklerini sanıyorlar.
Hayatın en önemli kuralı ani değişiklikler ve alt-üst oluşlardır.
Siz kendi köşenizde, hayata ilgisiz küçük dünyanızda yaşamaya devam ederken, gelecek bir dalganın ,yarattığınız herşeyi silip götürebileceğini çok çabuk unuttunuz.
1974’tte ortalık sakin görünürken, kKıbrıs’ı büyük bölünmelere götürecek ateşin yandığının kim farkındaydı.
Bugün Yunanistan ve Türkiye arasındaki dalaşmaların, her gün yetkililerin verdiği beyanatların ardında yeni bir ateşin, küçük bir kıvılcımla oluşabileceğini düşüen insan sayısı az.
Kıbrıs’ta çözümün, gelecekteki potansiyel tehlikelerden kurtulmak için tek yol olduğunu söyleyenler de azaldı.
Zihin tembelliği, tüm Kıbrıslıları sarmışken, gerçekte Kıbrıs balıklarının yok olması ve yerine yeni balık türlerinin gelmesine benzer bir yapının ada nüfusunda da hızla oluştuğunu , kendi ülkemizde tükenmeye doğru gittiğimizi kim söyleyecek.
Gerçeklerle yüzleşmez ve mücadele etmezsek, KÜÇÜK DÜNYAMIZ, gerçekler karşısında yıkılmaya çok yakındır.O dünyamızın yerine hayatın acımasız kanunları egemen olacaktır.
































