Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kıbrıslılar dışarıya bel bağlıyor

Komşusu ile kavga eden adamın, uzaktakilerden yardım beklemesi çözümü kolaylaştırmaz.  Aksine dıştan karışmacılık, işleri daha da yokuşa sürükler.

Kıbrıslılar da, tam da bunu yapıyorlar.

Kıbrıslılar, yıllardan beri kanayan kendi sorunlarını çözme yönünde inisyatif yüklenme yerine, dış güçlerden destek bulmaya çalışıyorlar.

Kıbrıs Rumları, gaz aramasında Kıbrıs Türklerini dikkate almadan, yabancılara, arama izni vererek bir yere varacaklarını düşünüyorlarsa, bunun zararını tüm Kıbrıslıların çekeceği kesindir.

Türkiye, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti kurucu antlaşmalarından doğan Garantörlük avantajını, Rumlara rağmen devam ettirmede kararlıdır.

Kıbrıs Cumhuriyeti, Fransa ile siyasi ve askeri ilişkiler geliştirirken, Kıbrıs’ta İngiliz üsleri tüm dünyayı gözetlerken, Kıbrıs’ın en yakın komşusu olan Türkiye’nin hareketsiz kalacağını nasıl düşünebilir?

Kıbrıs Rum lider Anastasiadis geçtiğimiz yakın zamanda, İngiltere Başbakanı May ve Dışişleri Bakanı ile görüşmeye gitti

Anastasiadis, İngiltere’den, tarafların istemesi halinde, Garantörlükten ayrılabileceği sözünü aldı.

İngilizler, dünyayı oynatan ve çıktıkları ülkeleri, böl ve yönet prensibiyle iç kavgaya sürüklemede ustalaşmış bir devlettir.

May’in söylemediği açıktır:

May, İngiliz üslerinden ayrılacağını SÖYLEMEMEKTEDİR. Üstelik Fransa da Ada’da üs istemektedir. Bu durum karşısında, Türkiye’nin etki kazandığı bir Kıbrıs’da, çıkar elde etmeden çekileceği nasıl düşünülebilir.

Politika, uzlaşma sanatıdır. Türkiye ile uzlaşmadan, Kıbrıs Rumlarının ada’da istikrar sağlaması mümkün değildir.

Nitekim Türkiye de son günlerde, gerçekleştirdiği Deniz tatbikatı ile, DENİZLERDE güçlü olduğunun mesajını vermiştir.

Yunanistanın eski Dışişler Bakanı Koçias da, enerji denkleminde, Türkiye’nin dışarda bırakılmak istenmesi durumunda, tehlikelerin büyüyeceğini açıklamıştı.

İngiltere zaten Brexit süreci dolayısıyla ne yapacağını bilemez durumdadır. Amerikan, Alman, Japon ve diğer ülke otomativ endüstri devleri, antlaşmasız Brexit gerçekleşmesi durumunda, ülkeden ayrılmaya hazırlanmaktadırlar.

Anastasiadis’in İngiltere seyahati, Türklere güç gösterisi yapmayı hedeflese de, zamansız ve boş bir çabadan başka bir şey değildir.

Tufan Erhürman’nın da bugünlerde İngiltere’ye gideceği, acaba oralarda bir yemek mi pişiyor sorusunu da düşündürmektedir. Ancak İngiliz yemeği hiçbir zaman Kıbrıslılara uygun değildir.

Kıbrıslılara gereken, dışarıya değil , içeriye bakarak, bir uzlaşma için karşılıklı tavizler verme yolunu bulmalarıdır. Bu yolun bulunamaması geciktikçe tüm Kıbrıslılar ve bölge her an bir barut fıçısı olma özelliğini koruyacaktır.