Kıb-Tek’in zam talebiyle ilgili açıklamaları ve toplumun gösterdiği tepki, hükümeti bu konuda biraz frenlese de, kurum zam talebinde ısrarını sürdürüyor. Bu zam talebinde haklı bile olsalar, ülkedeki ekonomik kriz ve hükümetin kemer sıkma politikası nedeniyle yaşanan sıkıntılar, haklı olarak vatandaşın tepkisine neden oluyor. Zira yediden yetmişyediye herkes de biliyor ki, Kıb-tek’in içine düştüğü durum, yılların kötü yönetim sorunudur. Hele de Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Akim’in abonelere ve işadamlarına yönelik açıklamaları bu “kavganın” adeta tuzu biberi oluyor…
Dedim ya, Kurum’un bu zam talebinde haklı tarafları olabilir ancak, özveri isteyenlerin kendi çalışanlarıyla ilgili hiçbir özveride bulunmaması, vatandaşın kurumun özelleştirilemesi konusunda kafasını karıştırmaya yetiyor. Zaten doğru dürüst alınmayan hizmetin karşılığını fazlasıyla ödüyor. Bugüne kadar yapılan onca eleştiriye karşın, çalışanların ne kadar maaş ve ödenek aldıkları yönündeki hiçbir soruya mantıklı bir yanıt vermeyenler, işlerin “özelleştirin de kurtulalım” noktasına gelmesine neden olmuş durumda….
Hakikaten Kıb-Tek çalışanları denildiği gibi onbinlerce lira maaş mı alıyorlar veya maaş dışında ne gibi menfaatler elde ediyorlar? Bu soruların yanıtı yok…
Aşağıda kurum alışanlarının maaş ve diğer hakları ile ilgili bir liste yayınlıyorum. Doğru veya yanlış. Bunun cevabını ve savunmasını ben yapacak değilim. Karar sizin;
• KIBTEK çalışanlarının asli maaşları devlette aynı baremde çalışanlardan %3 ile % 40 arasında daha fazla…
• Asli maaşlarına ilaveten tüm çalışanlara ek menfaat olarak asli maaşlarının %18’i kadar ilave maaş ödeniyor…
• Tüm çalışanlara 500 TL aile yardımı yapılıyor…
• Tüm çalışanlara 715 TL elektrik yardımı yapılıyor. Bu miktar 6 ayda bir enflasyon oranında artırılıyor…
• Ayrıca, Toplu İş Sözleşmesi uyarınca tüm KIBTEK çalışanlarına kurum tarafından ferdi kaza sigortası yaptırılıyor…
• Tüm çalışanlara görevlerine göre kıyafet alınıyor…
• İhtiyat sandığı işveren payı %7,5-%10 olarak yatırılıyor…
• Kurumdaki ek mesailer hafta arası bire 1,5 hafta sonu ve tatillerde bire 2 hesaplanıyor…
• Teşvik tahsisatı uyarınca yılda 5 günden az raporu olan her çalışana asgari ücretin %30’u kadar ödül veriliyor…
• Her doğum için 572,76 TL doğum ödeneği sağlanıyor…
• İş riski ödeneği olarak 1. Derece iş riski için günde 11,65 TL, 2. Derece iş riski için günde 5,81 TL ödeniyor…
• Santral çalışanlarının yemek parasının %50’sini kurum ödüyor…
• Santral çalışanları çalıştıkları her gün için vardiya iş riski olarak 22,26 TL ödeniyor…
• Bekâr personele nakil ve yerleşme ödeneği olarak 143 TL, evli personele ise 286,41 TL veriliyor.
• Standby-Santral-Şalt Sahası çalışanlarına %2 ilave maaş veriliyor, %4 gürültü tahsisatı bağlanıyor, %3 bakım ödeneği sağlanıyor…
• Nöbetçi mühendis tahsisatı uyarınca nöbet tutulan her hafta için mühendislere asgari ücretin 2/3’ü kadar ilave ödeme yapılıyor…
• Başmühendislere bilgi işlem tahsisatı olarak brüt maaşının %2,5’i oranında ilave ödeme yapılıyor…
• Araç sürüş ödeneği olarak çalışanlara günde 5,86 TL ödeniyor…
• Komprosör ve ağır araç ödeneği olarak her saat için 3,41 TL ödeniyor…
• Nöbetçi teknisyen şoförlere günde 5,73 TL ödenek sağlanıyor…
• Sayaç okuyuculara ayda 85,93 TL ödenek sağlanıyor…
• Vezne çalışanlarına ayda 455,35 TL ödenek sağlanıyor…
• Tahsildarlara ayda 455,35 TL ödenek sağlanıyor…
• Oncall ödeneği olarak oncall beklenilen her gün için 136,59 TL ödeniyor…
• İşçi statüsünde olanlara 75 saat ücret üzerinden dini bayramlarda bayram ödeneği sağlanıyor…
• Memurlara kurum tarafından her yıla bir maaş şeklinde emeklilik ikramiyesi veriliyor…
• Ek menfaatlerle birlikte KIBTEK çalışanları devlette aynı baremdeki çalışanlardan ortalama %50’nin üzerinde daha fazla maaş çekiyor…(Ö.G)
Hesap bu. Dedim ya, bu yazılanların doğruluğunu tartışacak olan ben değilim. İsmet bey çıkıp bu yazılanların “yanlış” olduğunu söyler ve “doğrularını” bize ulaştırırsa, onu da bu sayfadan yayınlayacağımızı belirtmek isterim. Karar onların…
YERİN KULAĞI VAR
TAM OLDU DERKEN:
Tam da herşey güzel olacak dediğimiz Ercan havalanı ile ilgili ortaklar arasındaki rant kavgası yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Terminal Yapı, Taşyapı tarafından projeden dışlandıklarını iddia ederek, yapılan ve yapılacak olan ilave inşaatların, izinsiz ve onaysız yapıldığını iddia etti. Terminal Yapı’nın iddialarını uzun bir süre önce paylaşmıştım. Halkı da görünüyorlar. Belli ki Ercan’daki rant kavgası ortakları iyice birbirine düşürmüş…
BAHANE ÇOK:
Bir önceki hükümet döneminde çevreden de sorumlu bakan olarak Görev yapan Hakan Dinçyürek’in Kıb-Tek’le ilgili açıklamaları epey rahatsızlık yaratmış anlaşılan. Kıb-Tek basın sözcüsü Tuluy Kalyoncu bir açıklama yaparak, Dinçyürek’in iddialarını yalanlamaya çalıştı. Santrale takılması düşünülen ve kaynağı ayrılan filtre ile ilgili olarak, artan mazot fiyatı ve Kurum’un zam talebinin kabul edilmemesini bahane olarak ileri sürdü. Hani diyorum keşke o zam kararı uygulansaydı, bakalım o zaman ne gibi bahaneleri olacaktı…
ADAM ALMAKLA İŞ BİTMEYECEK:
Polis’te yeni dönemde bazı düzenlemeler yapıldığını biliyoruz. Ancak sokakların güvensizliği devam ediyor. Her gün ya bir kap kaç, ya adam yaralama, ya kundaklama. Uyuşturucu, hırsızlık, organize mafyoz vakalar ayrı. Geçtiğimiz hafta 45 yeni polis alımı için münhal açıldı. Kadro sayısal olarak desteklenmiş olacak. Ancak görünen odur ki, iç huzur için bu da yetmeyecek. Bir organizasyona ihtiyaç var. Sürekli olarak vurguluyoruz, önce sokakların güvende olması şart…
EN RENKLİ KURULTAY:
UBP’de işler iyice arap saçına döndü. Yeni yeni adaylar, günübirlik istifalar, öyle görünüyor ki, kurultaya kadar UBP deresinin altından daha çok sular akacak. Kimisi Özgürgün’e muhalefetinden, bir başkası bakan olamadığından, diğeri ise CTP ile koalisyon yapılmasını bahane ederek aday oldu. UBP içerisinde yaşananlara bakarak, Ekim ayındaki kurultay 2012’dekini aratmaz umarım…
BİZDE DURUM NE:
Günlerdir olası bir referandumda Rum halkının nasıl bir yanıt vereceğini okuyoruz. Bugüne kadar yapılan anketlerin tümünde de az bir farkla bile olsa, “evet” öne çıkıyor. Daha doğrusu, Güney’de olası bir referandumla ilgili bir “evet” algısı yaratılmaya çalışılıyor. Annan planına “hayır” dedikleri için pişman oldukları kesin. Ancak esas olan Kuzey’deki durumun ne olduğudur, kimse bu konuda kesin birşey söyleyemiyor. Bu sefer de bizden “hayır” çıkarsa hiç şaşmayın…
DEMOKRASİ VE ADALET:
UBP kurultayında Özgürgün’e karşı aday olanların dillerinden düşürmediği “demokrasi ve adalet” sözlerini duyunca insan bir hoş oluyor. Yıllardır bu ülkeyi yöneten ve bu yönetimde aktif rol oynayan bazı adayların şimdilerde, yıllardır unuttukları, demokrasi ve adaletten bahsetmeleri biraz tuhaf oluyor. Hani bir söz var, “günü geldiğinde size de lazım olur” diye. İşte bugün UBP’de yaşananalar aynen öyle. Siyasi hayatlarında demokrasi ve adaleti sadece kendilerine yontanlar, bugün çıkıp da demokrasi ve adaletten söz etmemeliler…
ZİRVEDEKİLER
“Olağan Denemeler”: Nisan ayında ABD’nin Houston şehrinde gerçekleştirilen 48. Worldfest Houston Bağımsız Film Festivali’nde “kara komedi” kategorisindeki en büyük ödülü kazanan ve yönetmenliğini Doğuş Özokutan ve Vasvi Çiftcioğlu’nun birlikte üstlendiği Olağan Denemeler adlı kısa film, bu kez de Seattle Türk Film Festivali birincilik ödülü aldı… Emeği olan gençleri kutlamak lazım, alışkın olduğumuz başarılar değil bunlar…
DİPTEKİLER
Yasalar Niye Var: Önceki günkü dehşet olayın fotoğraflarını görmüşsünüzdür. Adam Bellabais’ten kaptırmış aşağı doğru, altında bilmem kaç tonluk kamyon. Frenleri boşalmış… Büyük bir şans eseri kimseyi biçmeden inmiş, heykele çarparak durabilmiş. Fasıl 83 Umumi Yolları Koruma Yasası’na göre, mesai başlamadan bir saat önce ve mesai çıkışından yarım saat sonraya kadar 5 tonluk kamyonların yollara çıkışı yasak. Ama görünen o ki, sanki yasanın görünmeyen bir yerinde “uygulanması” gerekmez” yazıyor…
































