Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

KHK üzerinden oynanan oyunlar…

Görüyoruz ki  kamuya atamalar konusunda ne yazık ki Başbakan Yorgancıoğlu, Cumhurbaşkanı  Eroğlu’na boyun eğdi. Yıllardır tartışılan ve kamuya giriş sınavlarıyla ilgili onlarca iddia ile gündeme gelen Kamu Hizmeti Komisyonu hala daha tartışılan bir kurum olmayı sürdürüyor. İrsen Küçük’ün Başbakanlığı döneminde adı “sahte imza” olayına karışan ve hakkında yasal işlem başlatılan Mustafa Tokay hala daha Kamu Hizmeti Komisyonu’nda otururken, hükümet ve CTP bu halka adaletten bahsedemez. Eroğlu’na yakınlığıyla bilinen Mustafa Tokay oradadır… 
Yasanın, görev süresi bitmeden görevden alınamaz” maddesine sığınarak Cumhurbaşkanı Eroğlu’nu temsilen oturmaya devam etmektedir.  Diğer rezaletleri saymıyorum, sadece bu bile, Kamu Hizmeti Komisyonu’nun şeffaf ve güvenilir kurum olma özelliğini kaybettirmiştir. Ne yazık ki, torpilin merkezi artık bu komisyondur…                                                                                                                            
CTP-DP hükümetinde KHK’ya yapılan yeni atama ve görevden almalara baktığımızda, Cumhurbaşkanı Eroğlu ile hükümetin nasıl bir “iş birliğine” gittiğini anlarsınız. Hükümetin atamalarını, özellikle de Kaymakam atamalarındaki tavrını hatırlayınız. Son dönemlerde itibar ve güven kaybeden KHK üzerinde yaşanan “sahiplenme” kavgasında Cumhurbaşkanı Eroğlu, Başbakan Yorgancıoğlu’na tüm isteklerini yaptırarak, ilk turun galibi oldu. Niye mi..? Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nun, KHK Sınav İşleri Müdürlüğü’ne atamak istediği Salih Sarpten, Cumhurbaşkanı Eroğlu’ndan veto yediği için atanamadı ve yerine Eroğlu’nun istediği Mehmet Öznacar’ın atanmasına onay verdi. Daha doğrusu Başbakan Yorgancıoğlu, kendi tasarrufunda bulunan bu atamada, Sayın Eroğlu’na karşı direnemedi… Böylece kamu atamalarında kilit nokta olan ve geçmişte sınav sorularının birilerine önceden verildiği iddialarının olduğu Sınav İşleri Müdürlüğü’ne Cumhurbaşkanı Eroğlu’na yakınlığı ile bilinen bir ismin atanmasına engel olamadı…                                                      
Kamuoyunda yaygın bir şekilde tartışılan ve KHK üzerinden yapılan pazarlıklar sonucu Başbakan Sınav İşleri Müdürlüğü’nde verdiği tavize karşılık, yine yıllardır Cumhurbaşkanı Eroğlu ile çalışan ve son olarak KHK Genel Sekreterliği görevinde bulunan Eren Ertürk bu görevinden alınmıştır. Yine bize gelen duyumlara göre buraya, CTP’ye yakın bir ismin atanacağı iddia ediliyor. Yani Başbakan Yorgancıoğlu, Sınav İşleri Müdürlüğü için verdiği tavize karşılık, KHK Genel Sekreterliği’ni alacak.  Bu al-ver işinde kimin karlı çıktığını varın siz değerlendirin…   Seçimlerden hemen sonra yazdığım bir köşe yazısında “ Yeni Meclis’i Eroğlu dizayn etti” iddiasında bulunmuştum. Ancak görüyorum ki Sayın Eroğlu sadece Meclisi değil, devletin yapısını da dizayn ediyor… Şimdi düşünüyorum da, Serdar Denktaş’ın, “bükemediğim eli öperim” sözü boşuna söylenmemiştir. Gerçekten de Derviş Bey, “eli öpülesi” bir politikacıdır. Hala daha, her şeyi kendi kuralına göre oynamaktadır. Ama devletin, bu halkın ensesinden… CTP ise bu oyunu hala seyrediyor. Kamu Hizmeti Komisyonu’nda son üç senede yaşananları inceleyin, ne dediğimi daha iyi anlarsınız…  Hükümetin, özellikle de CTP’nin bu “teslimiyeti”, Sayın Yorgancıoğlu’nu “şaibe ve iddiaların yaşandığı bir dönemin Başbakanı” olarak tarihe yazdırmaz inşallah…

YERİN KULAĞI VAR
SORUNU BÖYLE Mİ ÇÖZECEKSİNİZ:  CTP, müşavir sorununu çözeceğim dedi ama ne yazık ki bu söylemi sadece sözde kaldı. CTP ne mi yaptı..? 50 kişi atadı 35’i müşavir olmaya aday. Bunu yaparken de eski müşavirleri atama yoluna gitmedi. Böyle bir durumda CTP’nin müşavir sorununa kalıcı bir çözüm üreteceğine kim inanır ki..?

ADİL OLSAYDINIZ, TEPKİ ALMAZDINIZ: Gıda, Tarım ve Enerji Bakanı Önder Sennaroğlu, dün Meclis kürsüsünde ciddi bir çıkış yaptı ve “Partim elektrikte özelleştirme kararı alırsa, ben yokum” dedi. Anlaşılabilir bir tutum. Ayrıca, Kıb-Tek’e borcu olanların listesini kısa bir süre sonra kamuoyuna duyuracaklarını da söyledi. Bu da güzel. Hepimiz bu yüzsüzleri öğrenmeyi merakla bekliyoruz. Ancak diğer yandan Kıb-Tek’in kurtarılma planı konusunda kimseyi ikna edemedi. Borçların yapılandırılmasını 120 aya yayacaklarını söyledi. Yani 10 yıl. Vatandaş, zammı hemen ödemeye başladı bile. Hani adalet? Zam kaçınılmaz olabilir, ancak adaleti sağladığınızı gösterebilseydiniz, bu tepkiyi almazdınız…

BİZDE SİYASET BÖYLE YAPILIR:  Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu geçen yıl UBP kurultay döneminde destek verdiği Ahmet Kaşif kaybedecek diye İrsen Küçük’ün yaptığı istihdamları eleştiriyordu hatırlarsanız… Şimdi ise bu insanların durdurulması kararına yüreğinin sızladığını söylüyor. Dün öyle, bugün böyle… İşte bizim ülkemizdeki siyaset anlayışı bu…
SENNAROĞLU DA HAKSIZLIĞI SÜRDÜRECEK: Elektrik sayacı takılmayan tüketici beklemeye devam edecek. Bakan Sennaroğlu, akıllı sayaç uygulamasına geçileceğini söyledi dün. Aynen kendinden öncekilerin yaptığı gibi. Allah bilir ne zaman. Bu arada tüketmediği elektrik için her ay 300 lira ve üstü ödeme yapanlara yönelik adaletsizlik de devam edecek. Her eleştiriye verecek bir cevabı bulunanlar bu konuda ağızlarını dahi açmıyorlar ya ben de ona şaşıyorum…

MERAK ETTİK SAYIN DENKTAŞ:  Kemal Dürüst de Meclis’te Türkiye ile spor konusunda yaptıkları bir protokolü hatırlattı ve uygulanıp, uygulanmayacağını sordu. Konu yeni tesisler yapılması ve var olanların geliştirilmesiyle ilgiliydi. İmzayı kendinin attığını söyledi, ancak kendi bakanlıktan gittikten sonra yerine gelen UBP’li Bakan’dan bunun hesabını neden sormadığını açıklamadı. Dürüst’e cevap veren Serdar Denktaş ise daha ilginç bir şey söyledi. Kendisinin imzalanan protokolun içeriğini beğenmediğini, eğer değiştirilmezse, uygulamayacağını belirtti. O an içerikte neye itiraz ettiğini açıklamadı ama, biz gerçekten merak ettik…

DP’DE KAN DEĞİŞİMİ:   Uzun süredir parti ile arası limoni olan ve yaptığı açıklamalarla parti tavanında huzursuzluk yaratan DP Genel Sekreteri Bengü Şonya’nın yurt dışı görevine gönderileceği iddia ediliyor. Böylece DP, son açıklamalarıyla partide huzursuzluk yaratan Şonya’dan kurtulacak, hem de UG kanadına verilen söz de tutulmuş olacak. Şonya’nın yurt dışına gitmesinin ardından ise, UG milletvekili Hasan Taçoy’un  Genel Sekreterlik görevine getirileceği iddia ediliyor…

MARAŞ AVRUPA’NIN DA GÜNDEMİNE GİRDİ:  Türk tarafının Maraş konusunda uzun bir süre sessiz kalması, net duruşunu ortaya koymaması, diğer taraftan da çeşitli inisiyatiflerin “Maraş açılsın” politikasını öne çıkartması sonucu, tamamıyla bütünlüklü bir anlaşmanın konusu olan Maraş, Avrupa Parlamentosu’nun gündemine girdi.  Bu ne kadar Rum tarafının başarısıysa da, bizim de o kadar başarısızlığımızdır. Haydi bakalım uğraşın durun…

ZİRVEDEKİLER                                                                                                                                                   

  Ekonomist Ünal Akifler: “Toparlanıyoruz Hareketi’nin dediği gibi bir rest çekip faturaları ödememek gerekir, bunu yaparak hükümetin kendi borcunu nasıl ödeyeceğini açıklamasını, bunu ödemesini sağlamak lazım. Mumla protesto sonuç vermez…”

DİPTEKİLER                                                                                                                                                                

  UBP: İşte bir rezillik daha dün düzeltildi. Taa 2012’den itibaren maaşlara yaptıkları 100’er lira artışın yasası yokmuş. Baremlerine göre 100 TL’nin altında alması gerekenlerle ilgili yasal düzenleme yapılmamış.  Neyi beklemişler anlamadım ki? Ha, doğru kurultay kavgaları vardı değil mi? Dün Meclis’te yüzlerine baktım, yasaya onay verirken yüzleri kızarır mı diye, hayır hiç öyle bir şey yoktu. Gayet rahattılar. Hele baş suçlusu Tatar, Türkiye’de gezmedeydi.  Çünkü memleketi harap ettikleri için doğru dürüst rahatsız eden olmadı…