CTP Kurultayı bitti bitmesine de, sanırım uzun bir süre artçıları konuşulmaya devam edecek. Genel başkanlığı döneminde Lefkoşa Belediye seçimleri ve ardından da erken genel seçimlerde partisini zafere taşıyan Yorgancıoğlu’nun kazanması sürpriz değil, beklenen sonuçtu. Pazar günkü kurultaya kadar %30’un başkanı olan Yorgancıoğlu, artık %55’in başkanı olarak partide daha da güçlü bir konuma gelmiştir. Her ne kadar parti siyasetine yön verecek olan Parti Meclisi’nde çoğunluğu, parti içi muhalefete karşı kaybetmiş olsa da, uzlaşı ile partide bütünleşme ve birlikteliği sağlayabilir… Dünkü yazımda, UBP’nin kurultaylarını hatırlatıp, sonunda bölündüklerini, zararını da halk olarak yaşadığımızı söylemiştim. Bölünmelerin, ayrışmaların, kamplaşmaların hükümetleri iktidarsız hale getirdiğini, halk yararına, devlet yararına icraat yapılmasını engellediğini vurgulamıştım. Zira bu tür kamplaşmalardan, hizipleşmelerden dolayı ortaya çıkan istikrarsızlık ortamında, koruma altına alınan yandaşlar yanında, diğerlerinin karşıt görülerek ezilmeye çalışıldığını, bunun ta toplumsal barışı yok ettiğini belirtmiştim. Yazımın son cümlesini bir kez daha yazmak isterim; “Neredeyse her bir kaç yüz kişinin değişik hedeflere sahip olduğu bir yerde ne toplumsal çıkarlardan, ne de ortak başarıdan söz edilebilir. Sadece ne olur biliyor musunuz; kuytularında ellerini ovuşturarak bu tür kaosları bekleyenlerin zaferi olur. Herkesin ‘yeter artık’ dediği kişilerin ve düşüncelerin iktidarı devam eder. Bölünmüşlük, istenmeyene fırsat tanımaktır o kadar…” Durum bu iken ve bütünlüğün korunması için elden gelenin yapılması gerekirken, gerek Asım Akansoy’un, gerekse milletvekili Birikim Özgür’ün ilk değerlendirmeleri, CTP’de huzursuzluk ve kaosun bir müddet daha süreceği izlenimi veriyor… Asım Akansoy kurultay sonrası ilk değerlendirmesinde, “sonuç açısından önemli bir ivme yaratıldığını düşünüyorum. Parti delegesinin yarısı kimliğinden ödün vermek istemiyor. Parti içi organların daha yüksek oranda çalıştırılmasını düşünüyor. Özkan Bey, bu sonuçtan gerekli mesajı alırsa, süreç değişik olacak. Kurultay sonrası Özkan Bey’in ifadesi, sadece bende değil birçok kişide rahatsızlık yarattı. Burada yapılan konuşmalara değil, hükümet programına bakarız açıklaması sıcağı sıcağına şaşırtıcı oldu” diyordu. Genç TV’de Aysu Basri Akter’in sorularını yanıtlayan Birikim Özgür ise Özkan Yorgancıoğlu’nun %50’ye yakın oy almadığı kesimin de eleştiri ve hassasiyetlerini dikkate alarak, partinin tamamını kucaklaması gerektiğine işaret ediyor ve “CTP lider partisi değildir. Liderin değil, liderlik olgusunun öne çıkarılarak, parti tek başına yönetiliyor algısı yaratılmamalıdır” şeklinde konuşuyordu… Şimdi top Özkan Yorgancıoğlu’nda. Yorgancıoğlu, partide dumura uğradığı iddia edilen huzur ve birlikteliği sağlamak, tüm partiyi kucaklamak ve daha ileriye taşımak için gereken adımları atmak zorunda. Yok eğer geçmişte iddia edildiği gibi, etrafındaki üç beş kişi ile yoluna devam etmeyi tercih ederse, günün sonunda sadece kendisi değil, CTP de kaybeder…
YERİN KULAĞI VAR
İŞTE AYRIŞMA: Parti tüzüğünde açıkça “Partili milletvekili doğal delegedir” ifadesi yer almasına rağmen, Siber, Erhürman ve Erçal kurultayda oy kullanamadılar. Üstelik “milletvekilleri PM’nin doğal üyesidir” ifadesine rağmen toplantılara sadece “konuk” olarak katılmalarına karar verilmiş. Yani “Birleşik Güçler” deyimi, “Ayrışık Güçler” olarak yorumlanmış. CTP’deki zihniyet hala “kök CTP’li” ve “sonradan gelen” anlayışına dayalı. Partideki çoğu kişi, kendilerinin hala “A hisseye”, yeni gelenlerin ise “B hisseye” sahip olduğunu sanıyor… “
YUMURTA ÇATLADI MI: CTP Kurultayı öncesi Ferdi Sabit Soyer’in Radyo Havadis’e bir açıklaması vardı; kendilerinin dinozor diyerek aşağılanmaya çalışıldığına işaret ediyor ve diyordu ki; “Jurassic Park filmini unutmayın. Rahat bırakılmayan ve yumurtadan çıkan dinozorların önünde ordu da duramamıştı. Bizi rahat bıraksınlar” Şimdi CTP’nin yeni Parti Meclisi ağırlıklı olarak Yorgancıoğlu muhaliflerinden oluştuğuna göre, acaba diyorum, dinozorlar yumurtadan çıktı mı..?
TEHLİKEYE DİKKAT: Son aylarda tırmanan öğrenci olayları tehlikeli boyutlara taşınıyor. Birbirlerini bırakıp, sivillere yönelik saldırılara başladılar. Eğer bir süre daha önlem alınmazsa, daha korkunç olaylar yaşanabilir. Bizleri ilgilendirmeyen bu tür olaylar, Kıbrıs Türkünün alışık olmadığı olaylardır. Böylesi olaylara, 1974 öncesi Rum-Türk kavgasında rastlanırdı. Neden olanlar derhal yurt dışı edilmelidir. Aksi halde ülke savaş alanına dönecek yine…
TADIMIZ TUZUMUZ KALMADI: Ulaştırma eski Bakanı Ersan Saner, Kıb-Tek ve Telekomünikasyon Dairesi’nin CTP tarafından özelleştireceğini iddia etti. Aslında vatandaşın büyük bir bölümü de aynı düşüncede, “Ne olacaksa olsun, hiçbir şeyin tadı tuzu kalmadı” diyorlar. Benzin, gaz, elektrik aldı başını gidiyor. Ama ne yazık ki, sorunlara çare bulmak yerine, herkes koltuk kavgasında…
BOYKOT YOK: Toparlanıyoruz Hareketi’nin elektrik faturalarının ödenmemesi için yaptığı çağrıya pek kulak asan olmadı. Aksine insanlar faturalarını ödemek için uzun kuyruklar oluşturuyor. Demek ki elektrik kesintisi korkusu, boykotu yenmiş. Sizin anlayacağınız halk kaderine razı olmuş…
DALGA VURSA KAÇ YAZAR: Türk bilim adamı Cemal Saydam’ın ülkemizde bugün yaşanacağını duyurduğu, “KKTC’yi 10-12 metre boyunda dev dalgalar vuracak” iddiasına gülüp geçmek gerek. Bugüne kadar bu adaya, gelen vurmuş, giden vurmuş, yine de bir şey olmamış… 10-12 metrelik dalga vursa kaç yazar?..
TÜRKİYE-GKRY TİCARET RAKAMLARI:
Türkiye’nin AB ülkelerine ihracat ve ithalat rakamları açıklandı. 2013’ün ilk on ayında toplam ihracat, 51 milyar 381 milyon 257 bin dolar olurken, ithalat 75 milyar 431 milyon 945 bin dolar olarak gerçekleşti. Açıklamada ilginç bir rakam daha var. Türkiye bu dönemde Güney Kıbrıs’a 1 milyon 493 bin dolarlık ihracat yapılmış. Güney Kıbrıs’tan 480 bin dolarlık da ithalat gerçekleştirilmiş. Geçen yıl aynı dönem ihracat 3 milyon 828 bin dolarmış. Demek ki önemli bir düşüş olmuş. İthalat ise 111 bin dolarmış, bunda da artış olmuş. Gerçekten ilginç. Bizler burada Türkiye ile Güney Kıbrıs arasında herhangi bir temas olmadığını düşüneduralım, ticaret almış başını gitmiş…
ZİRVEDEKİLER
Arslan Bıçaklı: “Emeği dövmek için kararlar alacaksınız, emeğin hak ve menfaatlerini daraltmak için kararlar üreteceksiniz ve Maliye Bakanı, parti seçimde aksini vadettiği halde ‘paketi uygulayacağım’ diyecek ve elektriğe, gaza, akaryakıta zam yapacaksınız, bir de çıkıp sendikaları ‘önerisizlikle’ suçlayacaksınız. Kısacası tüm bunlar ortada iken sivil toplum ve sendikalar kaale alınmıyor. Ben bilirim, yaparım olur, noktasında kalacaksınız sonra da alkışlamamızı bekleyeceksiniz. Böyle bir şey hiçbir kitapta yazmaz…”
DİPTEKİLER
Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı: Bir kaç gündür sosyal medya üzerinde bugün KKTC’de fırtına ve dev dalgaların olacağı yönündeki iddialar üzerine açıklama yapma gereği duyan bakanlık, “fırtına şeklinde esecek olan rüzgarın ve ani sıcaklık düşüşü nedeniyle oluşacak olumsuzluklarla karşı ‘İLGİLİLERİN’ tedbirli olması gerekmektedir” açıklaması yaptı. İyi de “İLGİLİ” dedikleri kim oluyor acaba?..
































