Bizim çözüm konusundaki umutsuzluğumuza karşın hem Sn. Akıncı hem Ankara umut dağıtmaya devam ediyorlar. Üstelik Anastasiasdis’in aksi büksü arsızlıklarına karşın! Mesela daha dün Anastasiadis’in açıklamasını aktarmış ardından da “yoksa ikinci bir Girit faciası mı yaşanacak” kuşkusunda olanca karamsarlığımızın karalarını Kıbrıs’taki kader yazgımıza boca etmiştik! Çünkü şunları söylüyordu:
“Zorluklar devam ediyor.. Omorfo’nun iadesinde hiçbir sorun yoktur.. Annan planına göre iade edilecek bölgeler olmazsa olmazımızdır…”
Biz “yoksa Kuzey elden gidiyor mu” kuşkularında söylenip dururken bir de baktık ki hem AB Bakanı Volkan Vural’dan hem Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’ndan kendilerine büyük ikramiye vurmuş gibi şen şakrak, “çözüme hiç bu kadar yaklaşılmamıştı” deyişlerinden tutun da “zor konularda bile mesafe alınıyor” açıklamaları gelmekte!
YOKSA ÖDÜNLER HAZIR MI? Müzakereler sürecine bu kadar rahat bakılıyorsa vardır bir hikmeti! Çünkü sözünü ettiğimiz “siyasiler” Kıbrıs sorununun mihenk taşına vuran tepe adamları! Süreci çok iyi bilmeleri bir yana ayni zamanda etkin ve yetkin “yönlendiricileri” de olmaktalar. Dolayısıyle eğer diyorlarsa ki “çözüm yakındır” tabi ki yakındır! Ancak bir mesele vardır.
BİR: Anastasiadis’in açıklamalarını izlerken diyoruz ki yoksa Rum tarafı Annan planındaki kazanımlarının bile üzerinde ödünler sağlayacaktır?
İKİ: Büyük oranda göç mü söz konusu olacak ki daha şimdiden mali kaynaklar arayışına girilmiştir?
ÜÇ: Yoksa Türkiye Müteahhitler Birliği ile Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği bu nedenle mi daha şimdiden “çözüm sonrasında 100 milyon euroluk imar restorasyon işleri olacağı gerçeklerinde” işbirliği mutabakatı imzalamışlardır?
DÖRT: Ankara ile Kuzey Lefkoşa Rum’a iadeler konusunda uzlaşı içinde miler?
BEŞ: Çözümü ne pahasına olursa olsun sağlamak uğruna “Kuzey”den büyük oranda mülk ve toprak iadesi midir masada pazarlık konusu olan!
AÇIKLAMA YAPILMIYOR! Tabi ki yapılamaz! Çünkü böylesi bir “çözüm” ki “Yönetimle Güç Paylaşımı da çoğunluk esasında Rum ağırlıklı olacağa benzemektedir; kırk bir yıllık yatırım ve yerleşik düzenin bir kez daha Türk halkı aleyhine bozulması demek olacaktır! Hangi yetkili ve sorumlu çıkar da müzakereler devam ederken “hazırlanın sizi yine göç yollarına salacağız” der ki?
İşin kısası şu: Anastasiadis ve Rum basını eğer yalan söyleyip yalan yazmıyorsa “Ankara ile Lefkoşa çoktan kararlaştırdı: “Türk tarafı büyük oranda ödün verecek, karşılığında çözüm alacak!”
********
ASIL SORUN. (KAMU YÖNETİMİNDEKİ ZAFİYETTİR!)
Kalyoncu Koalisyon Hükümeti henüz altı ayını doldurmadı ama sanki altı yıllık yıpranmışlığı yaşamakta! Yönetme kabiliyeti gitgide zayıflarken sorunların altında kalınmakta.. Mesela Tarım Bakanı Erkut Şahali hükümetin tarım sektöründeki hemen her kesime borçları olduğunu açıklamakta Bakanlığının bütçe açığının 100 milyon TL’ye yaklaştığını söylemekte. Tam bir açmaz yaşanmakta!
Gerçekte her Bakanlık ayni durumda! Eğitim Bakanlığı öğretmen atayamıyor! Sağlık Bakanlığı söz verdiği reformları yapamıyor! Genel Sağlık Sigortası askıda sallanıyor! İçişleri Bakanlığı çoktan mayna etti! Memleketin en az 500 polise daha ihtiyacı var ama yeni atamalar adeta sembolik sayıda kalıyor! Yenierenköy Belediyesi çalışanları üç aydır maaşlarını alamıyorlar, Belediye hizmetleri durmuş, İçişleri Bakanlığı tedbir bile alamıyor! Yolların büyük oranda onarımlara, trafik yönünden daha güvenli hale gelmelerine ihtiyaç var! Fakat hiç bir Bakan bütçesine güvenmediğinden “yapacağız” sözleri ile vaziyetleri idare ediyor…
Bir süre önce böyle bir devlet zafiyeti sürdürülebilir değildir dedikti. Söylemeye bile gerek yok zaten sürdürülemiyor!
MESELA: Devleti kurduk ama ne “Kamu Yönetimini” ne de “Kamu Girişimciliğini” oluşturabildik. 1974’den hemen sonra cicim bicim yarattığımız “devleti” ileriye götürürken “yeniden ve yeniden yapılandırarak” ve kurumlarını kökleştirerek ihya edeceğimize, politik çıkarların popülizmine kurban ettik!
Dolayısıyle devletin emrinde değil, siyasi iktidarlarla muhalefet partilerinin emrinde “iş yapan” bir “kamu düzeni” veya tam anlamıyla “düzensizliği” yarattık. Nitekim: Kimbilir kaç kez yazmışımdır: İngiltere’yi ne Kraliçe ne Başbakanları ile Bakanları yönetir.. Seçimlerle gelip gitmeyen “kamu görevlileri” yönetir. Onlar politikaya bulaşmayan, politikacının emir kulları olmayan görevliler olarak “halka hizmet” verirler…
Oysa KKTC’nin en büyük açmazı “kamu görevlilerimizin kendilerini kamu hizmetlerine adayacak, (kelimenin altını “adayacak” olarak çiziyorum çünkü büyük özveriyi gerektirir) görevlilerimizin olmamasındandır. Mesela deniyor ki “KKTC’de eğitim kalitesi geriliyor!” Eee işte ayni sorun! Demek ki gitgide eğitimcilerin kalitesi geriliyor ki “eğitim” de kalitesizleşiyor!
BUNA KARŞIN. Kırk bir yıldır TC ile KKTC arasında “ekonomik ve mali protokoller” imzalanıyor! Sayılarını çoktan şaşırdık. Fakat (evet dünden daha ileri daha bir kalkınmış da olsak) istenen düzeyde değiliz. Bir yerlerimiz her zaman “tıkalı” oluyor! İşte su meselesi! Türkiye bize güvenmiyor! “Yönetemezsiniz” diyor. Biz de ayni teranedeyiz zaten! Çünkü hâlâ “güvenilir, iş bilir bir Kamu Yönetimi” yaratamadık! Yaratacağımıza yönelik bir emare de görünmüyor!
**********
KISACA TAKILDIĞIM: (OLUMLU ARTIŞLAR)
Uyuşturucu ve alkol kullananlar artıyor! Şiddet olayları artıyor! Trafik kazaları artıyor! Kadına şiddet artırıyor! Kanser vakaları artıyor! Pahalılık artıyor! Kredi kartı, bireysel borçlanmalar artıyor! İllegal olaylar artıyor! Hapishanelerdeki hapisler artıyor! ( bir o kadar artışı siz de ekleyebilirsiniz!)
Şimdi gelin “artıyor” deyip “hayatlarımızın sağlık ve mutluluklarına katacağımız, yüzlerimizi güldürecek olumlu unsurları” arayalım! Bakalım hangi deliktedirler:
Üniversite mezunlarımız artıyor. (İşsizlikle beraber!) Turistik oteller artıyor. (Turist yerinde sayıyor!) Nüfusumuz artıyor. (Çözüm olduğunda yarısı yolcudur!) STÖ’lerimiz artıyor. (Memleket yine ayni memleket ama!) Üretim artıyor. (Fiyatlar da kazık oluyor!) İnşaatlar artıyor. (Çarpık yapılaşma ile birlikte!) Falan…
VESSELAM: Onca olumsuzluğa karşın şöyle gönül rahatlığında bir “olumlu artış” yapamıyoruz!.
































