Karantina döneminde aile ve ilişki süreçlerimiz - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Cumartesi, Mayıs 18, 2024
Köşe Yazarları

Karantina döneminde aile ve ilişki süreçlerimiz

Ece Birsel YüksekbaşUzman Klinik Psikolog Ece Birsel Yüksekbaş

Bir süredir devam eden karantina süreci ve hızla tüm dünyayı etkisi altına alan virüsün  tüm alanları etkilemesi ile hayatlarımızda büyük değişikler meydana geldi. Uzun süredir evlerimizden çıkmadan sosyal yaşamdan, alışkanlıklarımızdan, çalışma hayatından uzak kalmamız bir çok zorluğu ve farklı durumları  da beraberinde getirdi.

Bu süreç, aslında ikili ilişkilerde ve aile ilişkilerinde olumlu sonuçlar doğurabildiği gibi olumsuz sonuçlar da doğurabiliyor. Birçok birey alışık olmadıkları kadar evlerinde kalmakta ve süreçle ilgili endişelerini ev içinde ailesine veya partnerine yansıtmaktadır. Süreç sosyal mesafeyi ve evden çalışarak üretime devam etmeyi getirdiği gibi bu sistem doğal olarak  iş stresini de eve taşımış oldu. Birçok kişi evlerinde, işlerine masa başı çalışarak devam etti ve bu alışılmadık süreç çiftler arasında gerginliklere yol açtı.


Gün içi stresleri çoğu zaman eve yansıtmadan iş ortamında bırakırken şimdi ister istemez ev içinde geçiriyoruz. Süreç ve alışık olunmayan çalışma ortamı ister istemez kaygıyı beraberinde getirmekte ve kaygı yükseldiğinde yaşanan semptomlar çiftler arasında probleme sebep oluyor. Tahammülsüzlük, şüpheci olmak, suçlayıcı olmak, iş bölümünün adaletsiz olduğuna inanmak, agresif ruh halleri, keyifsizlik vb. birçok davranışın, belirtilerin görülmesi mümkündür çünkü endişemizin artması ruh sağlığımızın olağan dengesinin bozulmasına sebep olabilir. Bu süreçte evde, ses tonumuza biraz daha dikkat etmeli ve hassas konuları konuşmaktan kaçınmalıyız. Bu süreç herkes için zorlayıcı, motivasyonu düşüklüğüne sebep olan bir süreç ve en önemlisi geçici bir süreçtir. Bu süreçte yaşanılan gerginliklerin ve ruh halindeki anlık değişikliklerin kişisel olmadığını farkına varmak çok önemli. Bireylerin kaygılı ve gergin olduğu zamanlarda sen dili yerine ben dili kullanarak durumun ifade edilmesi, ne hissettiğine dair sorular sorulması çok önemlidir.

Eğer süreçte çiftlerden biri o an konuşmak yada duygularını paylaşmak  istemiyorsa bu süreci kısa süreliğine farklı alanlarda geçirmek olası kırgınlıkların önlenmesine yardımcı olacaktır. Bu süreçte çiftlerin birbirine kullandığı sen dili suçlama ve yargılama içerdiği için sağlıklı iletişim kurmanıza engel olacaktır. Sen dili karşımızdaki kişinin bize karşı savunmaya geçmesine neden olur. Bunun yerine ben dili kullanmalıyız. Ben dili ile konuşmak, kişinin duygu ve düşüncelerini ifade ederek  iletişim kurmasıdır. Yaşadığınız bir durumun sizin üzerinizdeki etkisini kendi duygu ve düşüncelerinizden bahsederek ifade ederseniz, karşınızdaki birey kendisini korumaya geçmez ve daha sağlıklı iletişim kurmanıza yardımcı olur.

Örneğin ; sen dili olan “ortalığı dağıtmışsın, çok dağınıksın.” yerine ben dili olan “etrafın toparlanması gerektiğini düşünüyorum.” cümlesini kullanmak iletişimde sorun yaşamanıza engel olur. Ben dili bu süreçte ilişkilerin yıpranmamasını sağlar, sorunların daha kısa sürede çözülmesini sağlar, çatışmaların büyümesini engeller, iletişimin devamlılığını sağlar ve iş birliğinizi devam ettirmenize yardımcı olur. Özellikle bu süreçte kendimize de zaman ayırmamız çok önemlidir. Kendi ruh sağlığımız herşeyden önce gelmektedir. eğer biz sağlıklı bir ruh halinde isek sağlıklı iletişim kurarız. Kendimize ve çevremize daha verimli oluruz. Bu yüzden bu süreçte verimliliğe ve günlük rutinlere devam etmeli ve en önemlisi bu zamanın geçici bir süreç olduğunu unutmamız gerekmektedir.

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar