Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kanlı çarşaf ve arkadan vurma

Nikah masasında ayağa basma alışkanlığı sürmektedir.

Nikah masasında imzalar atılırken, genç kadın erkeğin ayağına basmaya çalışır.
Basar da.
Aslında ayağa basma meselesi her ikisi için de geçerlidir.
Kim, kiminkine basarsa.
Ama erkek, erkek olmanın edası ile ayağının basılmasına izin verir.
Hiçbir erkeğin, kadının ayağına bastığı görülmemiş, duyulmamıştır.
Eski bir gelenek.
Kadının erkek üzerinde veya evde sözü geçsin diye nikah esnasında yapılan bu hareket, aslında kadının sözünün geçmediğini, toplumun erkek egemen bir toplum olduğunun bir başka göstergesidir.

Hâlâ erkek izin verdikçe, kadın onun ayağına basabiliyor…

Şimdi olmuyor.
Ama eskiden şöyleydi:
Kızla oğlan bir gürültüyle evlenir, sıra “Mübareki” günlerine gelirdi.
Bu günler bazen bir hafta, bazen de kırk gün sürerdi.
Mübarekide gelin hanım evden çıkmaz, günde bir elbise giyer ve gelen gideni ağırlardı.
Fakat amaç, gelinin eşyalarını görmekti…

Yüzyıllar böyle sürdü.
Bu yüzden kimin nesi var meraklıyız…

Dahası var.
Yenge, gerdek gecesi kapıda durur.
Gardiyan gibi.
Görevi her şeyin yolunda gidip gitmediğini takip etmek.
O iş bittikten sonra çarşafı alır.
Çarşaf kanlı ise her şey yolunda demektir.
Çarşafı kapıp düğün sahiplerine gider gösterir.
Kanlı çarşafı gören aile büyükleri gururlanırlar.
Kız da tamam oğlan da.
İş bununla kalmaz.
Yenge hanım, elinde çarşaf kapı kapı dolaşır, kanlı çarşafı herkese gösterir.
Çarşaftaki kanı gören mutlu olur, çarşafı gümüşler.
Yani içine para atar.
Kanlı çarşafı gören davul zurna eşliğinde oynamaya başlar.
(Bazı yörelerde çarşafın kanlı olduğu anlaşılınca, şerefine dinamit patlatanlar da vardı.
Yani şimdikilerin havai fişek patlatmaları gibi.
Ama dinamit bu…)

Haliyle oğlanla kızın gerdek gecesinde ne yaptıklarını dağlar taşlar, kurtlar kuşlar bile duyardı.
Bu yüzden onun bunun şeyine meraklıyız!..

Eski düğünlerde güveyi gerdeğe acayip bir gelenekle sokulurdu.
Güveyi eve geldiğinde, anasının bacakları arasından geçer.
Sonra, gerdek odasının kapısına yönelir.
Kapıya giderken etraftakiler onu yumruklamaya başlar.
Bir söylentiye göre, bir keresinde güveyi yumruklanırken, arkadan bıçaklanarak ölmüş…

Arkadan vurma geleneği düğünlerde olmasa bile siyasette, kamuda ve iş hayatında hâlâ sürüyor…