Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kamusal alandaki okullar mı, yoksa özel okullar mı başarılı?

Dünya Bankası’nın Kuzey Kıbrıs ile ilgili birkaç yıl önce yayımladığı raporda eğitim başlığı altında çok önemli bir noktaya parmak basmıştı. Bu raporda genel hatları ile şöyle deniyordu: “Kıbrıslı Türkler eğitim için çok para harcıyorlar ama karşılığını alamıyorlar.”

Bu ülkede özel okula giden öğrenci sayısı %20’ye dayandı. Bu oran OECD ve AB ortalamalarının çok üzerinde… Buna paralel olarak toplumda oluşan genel bir de kanı var: “Özel okullar, kamusal alandaki okullardan daha iyidir”. Toplumdaki bu genel kanı acaba bilimsel olarak doğru mudur? Başarı ölçütü nedir? Toplumun özel okullardan beklentisi nedir? Özel okullar bu beklentilere cevap verebiliyor mu?
Bu ülkede özel okulların büyük bir çoğunluğu İngilizce ağırlıklı bir program takip ediyor. Kamusal alanda bu okulların muadili ülkemizdeki dört kolej ve Bülent Ecevit Anadolu Lisesi’ndeki GCE programı takip eden bir sınıf olduğunu görüyoruz. Tabii ki özel okulların bir kısmı da LYS koridorunu da takip ediyor. Diğer bir kısmı ise bu koridorla hiç ilgilenmiyor.
Her anne-baba çocuğunun iyi bir ilk ve orta öğretim eğitiminden sonra, iyi bir üniversitede öğrenimi görmesi ve iyi bir meslek sahibi olmasını ister. Bu noktada özel ve kamusal alandaki okulları karşılaştırırsak, bize bu konudaki “başarı” ile ilgili belli ipuçları verebilir diye düşünüyorum.
2014 verilerine göre kamusal alandaki kolejlerde ve BEAL’in GCE sınıfında toplam 12’nci sınıf öğrencisi 410. Özel okulların 12’nci sınıflarındaki toplam öğrenci sayısı ise 358.
Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre 2014 A Level sonuçlarına göre Türkiye’deki üniversitelere 55, Avrupa’daki üniversitelere de 126 öğrencimiz öğrenim hakkı kazanmış… Yani toplam 181 öğrencimiz A Level sonuçları ile üniversiteye gitmiş.
Peki bunların kaçı özel okullardan kaçı kamusal alandaki okullardan? 105 tanesi kamusal alandaki okullardan 76 tanesi de özel okuldan olduğunu görüyoruz. Yani A level ile üniversiteye giden öğrencilerin çoğu kamusal alandan…
Ayni şekilde 2014 LYS sonuçlarına da bakmakta yarar var. ÖSYM verilerine göre 2014’te KKTC’de 20 lisemiz değerlendirmeye alınmış ve bu liselerin sadece bir tanesi özel okul… Diğerlerinin hepsi de kamusal alandaki okullarımız olduğunu görüyoruz. Milli Eğitim Bakanlığımızın verilerine göre LYS yolu ile Türkiye’deki üniversitelere giden öğrenci sayımız da 469. Bunların çok çok azı özel okullardan…
Peki! Hal böyle iken “kamusal alandaki liseler mi yoksa özel okullardaki liseler mi daha başarılıdır?” sorusunun cevabını size bırakıyorum.
Bu durumda özel okullarda okuyan öğrencilerin büyük bir çoğunluğu lise sonrası eğitimini nerede devam ediyor? sorusunu sormak durumundayım. Bu sonuçlardan anlaşılan odur ki, büyük bir çoğunluğunun Kuzey Kıbrıs’taki üniversiteleri tercih etmek zorunda kalıyor.
Eeeee! Kuzey Kıbrıs’taki üniversiteleri tercih edeceksek, niye yılda ortalama 10 bin TL okul ücreti ödüyoruz? Nasıl olsa bütün liselerden mezun olanların Kıbrıs’taki üniversitelerin kapısında geri gönderildiklerini bugüne kadar görmedik. Özel okula ilkokuldan başlayanlar 12 yıl, ortaokuldan başlayanlar 7 yıl bu parayı ödüyor. Peki bu harcadığımız paranın karşılığını alabiliyor muyuz? Yoksa Dünya Bankası’nın raporuna da yansıdığı gibi karşılığını alamıyor muyuz?
Kıbrıs Türk toplumu yeniden oturup düşünmek zorundadır. Çocuklarımızı özel okula gönderirken beklentilerimiz nelerdir? Sadece saat 4’e kadar okulda kalsınlar diye özel okula gittiklerini zannetmiyorum. Bu kadar para harcayan insanların mutlaka farklı beklentileri vardır diye düşünüyorum.
Yukarıda ortaya koyduğum veriler bize bazı şeyleri gösteriyor.
…Evet kamusal eğitimde her şey yolunda gitmiyor ama özel okulların da çok iyi olduğunu veya istenilen başarıyı gösterdiklerini söylemek çok güç…