Köşe Yazarları

Kadın ve çocuk katili yüzbaşı


Seri katilimiz eksikti. O da oldu. Tamamlandık.

Rum Milli Muhafız Ordusu’nda yüzbaşı olan Nikos Metaksas adlı 35 yaşında bir yüzbaşı, yıllardır kadın ve çocuk öldürüyor. Cesetlarini de ortadan kaldırıyor.

Öldürülen insanların hepsi de yabancı. Çoğu Filipinli. Filipinli kadınları çok beğendiğini söylüyor. Ancak aralarında Hintli, Nepalli, Afrikalı ve Rumen de var.

Rumca gazetelerin yazdığına göre, bugüne kadar, 7 kadın ve iki çocuk öldürdüğünü itiraf etmiş. Sayı artarsa şaşırmam. İyi de, bu kadar kişiyi öldürürken ve cesetleri sağda solda bulunan kuyulara atarken polis ne yapıyordu?

Soldaki fotografta fotograf çeken, sağdakinde ise ayakta duran ve gülümseyen adam Kıbrıs’ın seri katilidir.

Doğrusunu söylemek gerekiyorsa keyiflerine bakıyorlardı. Gazetelere bir fotografla birlikte “kayıp ilânı” veriyorlardı. Yakınlarına da, yakınları varsaydı,  “Büyük bir ihtimalle işgal bölgesine kaçmıştır. Elimiz oraya kadar uzanamaz” diyorlardı.

İşin tuhafı, kaybolan kadınların şahsî eşyaları, bilgisayarları, paraları, hatta pasaportları geride kalıyordu. Ama bütün bunlar polisin umurunda değildi. Bir “karacık” daha kaybolmuş. Ne önemi var? (Rumlar evlerde hizmetçi olarak çalışan yabancı kadınlardan çoğunlukla “mavrues” (karacıklar) olarak söz ediyorlar.)

Olay tesadüfen ortaya çıktı. Eski madenlere meraklı iki turist, terkedilmiş  Mitsero madeninde fotograf çekerken suyla dolmuş olan maden kuyusunda bir cesedi farkederler ve polise haber verirler.

Geçen sene Mayıs ayında kızıyla birlikte kaybolan bir Filipinli kadına ait olduğu anlaşılır. Ev arkadaşı, kadının küpelerini tanır. Kızının cesedini bulmak ümidiyle aynı kuyuda araştırma yapılırken başka bir kadın cesedi bulundu. Onun da geçen sene Temmuz ayında kaybolan başka bir Filipinli kadına ait olduğu saptandı. Maden kuyusundan suyu boşaltıp araştırma yapma fikri ortaya atıldı. Ne var ki uzmanlar, su boşaltılırsa madenin çökebileceğini söyleyince bu işlemden vazgeçmek zorunda kaldılar. Maden kuyusunda ceset madeni araştırmaları sürdürülmektedir.

Ceset bulununca polisin aklına bilgisayarlara bakmak geldi. Bütün izler “OrestisApoel” adlı bir profile işaret ediyordu ama o hesap, cesedin bulunduğu gün kapatılmıştı.

Merkezi Limasol’da olan ve bir Rus’a ait olan “Badoo” adlı bir site varmış. Orestis, o site aracılığıyla kadınlarla tanışıyormuş. Polis, şirketten yardım alarak profildeki fotoğraf sahibi olan bir subayı göz altına aldı. Bu arada kadının eski kocası olan bir Rumen’in evinde kızın pasaportu bulundu. Kızı kaçırmak için eski karısını öldürmekten şöphelenen polis onu da göz altına aldı. Öte yandan, Orestis diye yakalanan subayın yakın arkadaşı olan Nikos Metaksas’ın evinde cesedin bağlı olduğu mavi ipin aynısı bulundu ve o da derdest edildi. Dört saatlik sorgulamadan sonra Metaksas çözüldü ve kadını öldürdüğünü kabul etti. Öteki iki zanlı serbest bırakıldı.

Gazetelerin iddiasına bakılırsa Metaksas, daha sonra, yedi kadını ve iki çocuğu öldürdüğünü itiraf etmiş. Polis öteki cesetleri bulmaya çalışıyor. Üçüncü ceset, Ormitya köyündeki atış alanının yanıbaşında bulunan bir kuyudan çıkarıldı. Onun adını hatırlamıyormuş. Ya Hintli veya Nepalli olmalıymış. İşin tuhafı bu kadın, her kimse, kayıplar listesinde de bulunmuyormuş.

Filelefteros gazetesinin yazdığına göre, polise verdiği ifadede, kadınları boğarken “kendini iyi hissettiğini” söylemiş. Nasıl hissettiğini bilemem ama bir subay olarak askerlerine nasıl davrandığını bayağı merak ediyorum.

Tank birliğinde onunla birlikte çalışan arkadaşlarının ifadelerine bakılırsa yüzbaşı işine bağlı, son derece halim selim bir kişiymiş. Öyle korkunç işler yapacak birine hiç benzemiyormuş. Biraz içine kapanık ve az konuşan biriymiş.

İşine ne kadar bağlı olduğunu pek anlayamadım. Adam fotografçılık da yapıyordu. Fotografçılık, kimisine göre hobisiydi, kimisine göre de bu işi profesyonelce yapıyordu. Her halükârda kadınlara kendisini fotografçı olarak tanıtıyordu. Katıldığı toplantılarda fotograf çektiği görülüyordu.

Beni düşündüren ikinci bir nokta da profilinde kendinden daha genç birinin fotografını kullanmış olması. İlk akla gelen ihtimal, kendisini korumak için yapmış olduğu. Peki, ama neden bir arkadaşını tehlikeye soksun? O da bir subaydır ve onun da korunması gerekir.

Yoksa kendinden daha yakışıklı birinin fotografını mı kullandı? O zaman da kendisini çirkin bir insan addetmektedir. Hele kadınlar tarafından reddediliyorsa intikam duygularının kabarmış olması kaçınılmazdır. Adam zaten karısından boşanmış ve iki çocuğu da anneleri ile yaşıyor.

Adamda seri katillerin bütün özellikleri bulunmaktadır: Sosyal yanı zayıf oldukça yalnız bir insan. İçine kapanık, az konuşan biri. Kendisini çirkin bulan biri. Ve çirkin olması nedeniyle kadınlar tarafından reddedildiğine inanan biri. Polisin umarsızlığı onun intikam duygularını daha da azdırdı ve yakalanmayacağından emin olduğu için önüne gelen her yabancı kadını boğdu.

Yarın intihar ettiğini duyarsanız hiç şaşırmayın.

 

 

 

 

 

 

 

 




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı