Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

İstersen boğalara sor

 

İsveçli bir öğrenci NASA destekli projede bir Dünya Bayrağı tasarladı.
Bayrak 7 milyar dünya insanlığını temsil edecek.

Dünden itibaren bir fotoğrafa bakar dururum.
Fotoğraf bizim kıyılarımızdan bir deniz koyu.
Gök mavisi denize düşmüş; kırışık dalgalarda koya çıkartma yapar gibi.
Ha zapt etti ha edecek.
Ufkun kızıllığı mı yoksa kayalar mı maviye karışmış şarabımsı ya da bilmiyorum nedir sormam da denize.

Bazen yazma çek.
Şiirden güzel…

Bayrak meselesi önemlidir.
Dünya bayrağı yedi halkadan oluşuyor ve o halkaların göbeği bir çiçek oluşturuyor.
O biziz…

Şimdi başka bir mesele var.
Kırk yıldır hiç gündemde olmayan.
Mayınların koordinatları meselesi.
Bu soyadı meselesine benzemez.
Soyadı meselesini bir yasayla halletmek mümkündür karşı olan olur, olmayan olmaz.

Da Ermeni Ahmet hangi ismi almalıydı?
Almışsa da ondan ötesini bilen mi var?
Çözüm bazen hayatın kendisindedir…

Bizi yasalara bağladılar.
İçimiz dışımız yasa.
Mavinin yasası olur mu?
Kırmızının, yeşilin, o kavun içi rengin ya da asma yeşilinin?
Söyle usta?
Mavi denize düştüğünde ne olur?

Eğer kabul edilirse, bundan böyle dünya bayrağı uzay boşluklarında dalgalanacak.
O biziz.

Boşlukta dalgalanmak.
Ezelden beri böyle.
Her seferinde boşa koydular.
Sen “dolu” zannet…

Dağlar ovalar mayın tarlası dolu.
Sen boş zannet.
28 mayın bölgesinin koordinatları yetersiz ise,
Kim piknik yapacak?
Hangi avcı nereye basacak?
Ansızın bir çocuk sesi duyulursa “annee” diye…
Ve kanı karışırsa maviye…
O ne renk olacak usta?

Dünya bayrağı üzerinde durulduğuna göre,
Dünya vatandaşlığı üzerinde de durulmalıdır.
Kimse “bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır” dememeli artık.
Çiçektir.
O da sensin…

Ufkun kızıllığı mı yoksa kayalar mı maviye karışmış şarabımsı ya da bilmiyorum nedir sormam da denize.

Bazen renkler fena yapar insanı.
Sen yapmaz zannet.
İstersen boğalara sor…