Köşe Yazarları

İstek var güven yok






Sağlık Bakanlığı Müsteşarı ve Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi Başkanı Doç. Dr. Düriye Deren Oygar geçtiğimiz gün okulların, sporun ve sanatın hiçbir şekilde durmasını istemediklerini açıkladı. Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Olgun Amcaoğlu ise uzun süredir okulların en son kapatılacak yerler olması gerektiğine vurgu yapıyor.

En yetkili iki kişinin bu açıklamalarına rağmen vatandaşta yüz yüze eğitimin devam edeceğine dair inancı ve güveni üst düzeyde değil. Buna karşın vatandaşın yüz yüze eğitimin sürmesi konusundaki istekliliği ise çok üst düzeyde… Kısacası vatandaşta istek var, inanç ve güven yok.



Elbette bu güvensizliğin sebebi eski uygulamalar. Bir buçuk yıldır devam eden pandemi döneminde eğitimin unutulması ve cesur kararlar alınamaması nedeniyle öğrencilerin ciddi kayıpları olmuştur.

Kıbrıs Türk Basını 6 Eylül 2020’de vaka sayısının 26 olduğunu duyurmuş ve 7 Eylül 2020’de şöyle yazmıştı: Sağlık Bakanlığı’nda bugün Müsteşar Ali Çaygür başkanlığında toplanan ve uzman hekimlerin de daveti ile geniş bir katılımla gerçekleşen Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi radikal sayılacak tedbirler alarak okulların 1 Ekim’e kadar açılmaması kararını oybirliği ile aldı.”

Ben da sade bir vatandaş ve veli olarak açıkçası merak ediyorum. Yani vakaların 26 olduğu bir ortamda okulları kapattık ve neredeyse bir yıl hiç açmadık. Şimdi vakalar 200’e dayandı ve okulları açacağız.

Elbette okulları açacağız. Doğrusu da budur.  Acaba birilerinin bu topluma bir özür borcu yok mu? Hayat boyu kapatamayacakları eğitim kayıpları yaşayan öğrencilerden birileri çıkıp da özür dileyecek mi?

Şimdi biri çıkıp da sakın “koşullar değişti” demesin. Ne oldu ki? Okullarda olağan üstü önlemler mi alınacak? Hastanelerde olağan üstü bir düzelme mi var, sağlık sistemimiz tıkır tıkır işliyor mu?

Toplum adına hem işin siyasi kısmında hem de bilim tarafında bulunanlar bu soruları cevaplamak ve insanların kafasındaki soruları aydınlatmak durumundadır.

Şimdi duyuyorum da “ bir sınıfta 3 vaka çıkana kadar o sınıfta eğitim durmayacak” gibi kararlar alınıyormuş… Daha önce bir okulda bir vaka görenler okul kapatırken, şimdi bu noktaya gelinmesi bile önemli bir gelişme…

Bugün eğitimi yönetenlerin en büyük şansı, ailelerin yüz yüze eğitime tam destek vermesidir. Vakalar çıksa da eğitimin yüz yüze devam etmesini isteyen ciddi bir kitle var. Milli Eğitim ve Kültür Bakanı okulların 13-14 Eylül’de açılacağını duyurdu. Umarım okullarda vaka çıkmadan yüz yüze eğitim devam eder. Ola ki vaka çıkar ve “okulları kapatın” diye homurdanan olursa bu kez vatandaş ciddi bir siyasi ve bilimsel kararlılık bekliyor.

Dünyanın hiçbir yerinde bir okulda 1-2 vaka çıktığında okul kapatılmaz. Gerekli önlemler alınır ve eğitim devam eder. Biz bunları tartışarak zaman kaybediyoruz. Bundan sonra tartışılması gereken pandemi ortamında yüz yüze eğitimin okullarda en verimli şekilde nasıl uygulanacağıdır.

Bundan sonra gereksiz tartışmalar yerine daha katılımcı olmak ve okullardaki uygulamaların verimli olmasına tüm tarafların katkı koyması gerekiyor. Gereksiz didişmelerin eğitime ve çocuklarımıza bir yararı olmaz. Umarım bu kez çocuklar kazanır.

 







Başa dön tuşu