Metron Araştırma Şirketi’nin Mayıs ayında yaptığı kamuoyu yoklamaları KKTC’de halkın nabzını ortaya koyuyor.
Telefonla yapılan anket çalışmasından şöyle bir tablo ortaya çıkıyor:
Halkın yüzde 53’ü “bu yıl seçim” diyor…
Yüzde 57,5, Ersan Saner hükümetini genel olarak başarısız buluyor…
Yurttaşların yüzde 82’si Kıbrıs’ın güneyi ile kuzeyi arasında geçişlerin yeniden normalleşmesini istiyor…
Ve en son olarak, halkın yüzde 53’ü ise Ersin Tatar’ı başarısız buluyor…
Kısaca insanların ciddi bir çoğunluğu, bu ülkeyi yönetenleri istemiyor. Bu kadar açık.
Bunları görmek için ankete gerek yok aslında. Anketler sadece somut sonuçlar veriyor, genel kanıyı gösteren kanıtlar sunuyor.
Hani diyoruz ya, “bunlar nerede yaşıyor” diye; gerçekten de bu ülkenin yönetiminde olanların sokakla alakası da kalmamış.
Toplumun yarıdan fazlasının yaşadıkları için “geçim sıkıntısı” demek alay etmek olur. Büyük bir kitle işsiz, gelirsiz durumda. Yönetenlerin bu konuyla pek alakaları yok. Varsa bayrak, yoksa vatan! E, o da karın doyurmuyor tabii…
Diğer taraftan küçük bir azınlık, bu yoklukta parasına para katıyor.
Devletin kasasına fare düşçe başı yarılır, ama devleti yönettiğini sananlar, dönen paradan payını almamakta direniyor. Dokunmadıkları kesimler yeniden seçilmelerini sağlar umudundalar. Ama farkında değiller, eski finansörleri de durumdan memnun değil. Çünkü adil de değiller, becerikli de değiller, işin ehli de değiller.
Ülkeyi yönetmek, haydi refahı falan geçtim, halkı sadece asgari düzeyde geçindirmek adına gelirleri artıracak, yatırım alanları yaratacak, iş sahaları açacak herhangi bir düşünceye kafa yormuyorlar ki.
Ellerini önlerinde birleştirmişler, büyük büyük laflar ediyorlar, “ekonomi canlanacak, her yer şantiyeye dönecek, para gelecek, aşı gelecek”… Tam Afrika’nın ilkel kabilelerinin duası…
Kendilerini oraya getirenin de götürenin de halk olduğunu tamamen akıllarından çıkartmışlar.
Hani bir şekilde bir yerlerden destek, teşvik buluyorlar ya, bunun hep sonsuza dek böyle süreceği hayali de hayallerinden biri. Buna çok inanıyorlar.
Ama unuttukları bir şey var. Halk demir leblebi çiğniyor. Öyle andek döndek işler bundan sonra seçim kazandırmaz. Mümkünü yok…
İşte bunun için seçimden öcü gibi kaçmaktalar.
Geçmiş yıllarda yapılan anketlerle bunu karşılaştırdım. Yönetimden rahatsızlık konusunda bu kadar net bir çoğunluk hiç görülmemiş. Hatta Annan Planı döneminde bile.
Şeytan diyor devam etsinler, iyiden yerle yeksan olsunlar ama onlar buralarda kaldığı sürece yok olan da biziz. Dayanacak güç kalmadı. Çözümden uzaklaştığımıza mı yanalım, eldekini avuçtakini kaybettiğimize mi, yoksa dünya aleme rezil rüsva olduğumuza mı?
Metron’un araştırması aslında bir ayna, görmek isteyene…
YERİN KULAĞI VAR
SADECE %21:
Ersin Tatar’ın performansıyla ilgili Metron Araştırma Merkezi tarafından yapılan ankete göre halkın yüzde 21’i Tatar’ı başarılı bulurken, yüzde 53’ü ise başarısız buluyor. Bence Tatar bu sonuçlara üzüleceğine sevinmeli. Geçen yedi ayda sergilediği performansa rağmen hala daha onu başarılı bulan yüzde 21 var diye mutlu olsun.
BORÇ YİĞİDİN KAMÇISIDIR:
Her konuşmalarında “katkılarından dolayı” Türkiye’ye şükranlarını sunmayı ihmal etmeyen ve bunu bir görev sayan Saner hükümeti ödemeleri yapabilmek için 300 milyon daha borçlanıyor. Hani da Türkiye’den en iyi parayı siz alırdınız? Ne oldu o imzaladığınız protokolde ödenecek denen kaynak. Yok değil mi? Sizin için hava hoş, borçlan gitsin ama, sonunda bu borçları siz değil, bizler ödeyeceğiz. Bundan sonraki hükümet gerçek anlamıyla bir enkaz devralacak.
KAPILAR NEDEN AÇILMIYORMUŞ:
Kapıların açılmaması siyasiymiş dedi Başbakanımız. Açıklarsa kriz çıkarmış da, sadece parti başkanlarına söyleyecekmiş. Ama dün bir kanalda işin aslını satır arasında söyledi. “Kırmızı” kategorideki ülkelerden gelenlerin kuzeye geçişinde takılmış konu. Benim anladığım, güneye gelip, kuzeye geçecek 3. ülke vatandaşı turistlerden bahsediyor. Bu muydu önceliğiniz? Piyasayı canlandıracak olan sadece bunlar mı? Vazgeçin Allah aşkına. Derdinizin halkın geneli olmadığını biliyorduk da bu kadar açık konuşacağınızı tahmin etmezdik…
MEMURUN YÜZDE 18,5’İ KADROSUZ:
Ocak 2020-Aralık 2020 arasındaki 12 aylık dönemde kamudan maaş alanların sayısı %1.2 oranında artarak, 41 bin 600 kişiden, 42 bin 096 kişiye ulaştı. Buna bir de 2021 istihdamlarını ekleyin. En çarpıcı rakam ise tüm kamu çalışanları arasında geçici-sözleşmeli olanların oranı, %18.5… Bir kadro karşılığı olmayan, liyakatine bakılmadan arka kapıdan istihdam edilen partizan görevlendirmeler. Daha bunlar kamu reformu yapacaklarmış. Hepsini yine sınavsız, münhalsiz kadrolamaya kalkarlarsa hiç şaşmayın, adına da reform derler, olur biter…
UCUZ POLİTİKA:
Aklınca fırsat bulmuş, muhalefete çatacak. Ersan Saner, Kutlu adalı cinayeti konusunda CTP’ye “siz niye araştırmadınız” diyor. Yahu, konu taaaa AİHM’de soruşturuldu, sonuçlanmadı, üstü kapatıldı, hangi veriyle yapacaktı CTP ya da bir başkası? Şimdi ortada bir itiraf var. “Bana görev verildi” diyen biri var. Daha ne olsun. Süleyman Soylu’yu da dinlemez bizim Başbakan, hani “soruşturma talimatı veren” Türkiye İçişleri Bakanı’nı. Yollasana birini, adli konularda iki ülke arasında bir sürü protokol var. “Ben bu davaya müdahilim” desene. Ucuz işler…
YAPIN DA GÖRELİM:
Burasının bir hukuk devleti olduğunu ve yasalarla yönetildiğini söylüyorsunuz ya, öyleyse çok değil, 20-25 yıl geriye gidin ve kimlerin ellerindeki malları, bankalardaki paraları nasıl elde ettiklerini araştırmak için bağımsız bir komite kurun. Özellikle Sedat Peker’in açıklamalarından sonra bu şart oldu. Araştırın bir, bakın neler bulacaksınız. Ama işinize gelmez değil mi?
































