Köşe Yazarları

İŞTE ANKET, İŞTE PROFİL…






Göç Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi (CMIRS)’nin son anketi Kıbrıs Türk halkının an itibariyle nabzını ortaya çıkartmış.

Halkın yüzde 75.54’ü Saner hükümetinin başarısız bulduğunu söylemiş. Bu oranda büyük bir yükseliş var, geçen Mart’ta 69’muş…



Ama yüzde 82,46 da muhalefeti başarısız bulmuş…

İzahı kendinde. Hükümet çok başarısız ama muhalefet, bu kötü yönetime karşı daha da başarısız. Yani gereğini yapmıyor. Yani bekleneni vermemiş. Bunun içinde hükümete bayılanlar da olabilir. Yani sırf muhalif olsunlar diye böyle bir seçenek kullanmış olabilirler. Yine de rakam çok yüksek. Demek ki, muhalefet, seçim öncesi çok daha fazla efor sarf etmek, kendini anlatmak, ikna etmek zorunda…

Ersin Tatar’ı başarısız bulanların oranı da yüksek. Yüzde 58.11… Kaçla seçilmişti? 51.69… Demek ki, oy verenler de pişman…

Adalet duygusu körelmiş. Güven kalmamış millette. ‘Yapanın yanında kalıyor’ diyenler yüzde 73,74. Yani toplumun üçte ikisi, adaletin sağlanmadığına inanıyor. Bu ülkenin hukuk devleti olduğundan şüpheleri var. Suçun başında da yolsuzluk algısı geliyor, yüzde 86.98… Bir toplumun neredeyse tamamı “yolsuzluk var” diyebiliyorsa, bunun tersini ispat edebilir misiniz? Bu boşuna gelişmiş bir algı mıdır?

Arkasından organize suçlar geliyor, yüzde 78.2… KKTC’de organize suçlar artık şehir efsanesi değil. Uyuşturucudan, kara paraya, fuhuştan, soyguna… Acı ama gerçek. En korkuncu da bunları ortaya çıkartma ya da sonunu getirme konusunda herhangi bir çaba yok. Aksine kimsenin ayağına basmayalım onlar da bizim ayağımıza basmasın zihniyeti hakim. Halk bunları görüyor işte.

Halkın çoğunluğu erken seçim istemiyor (53.2)… Çünkü, hemen hemen aynı oranda insan, iradenin sandığa yansımayacağı inancında (58.2)… Yeni bir parti kurulması da istenmiyor. Peki ama ne yapmak lazım? Vaz mı geçelim?

Birileri tersini iddia etse de, işte gösterge, halkın yüzde 77.15’i hala büyük bir çoğunluk olarak müzakerelerin yeniden başlamasını destekliyor. Muhtemel bir anlaşmada, anlaşmanın içeriğini bile bilmeden şimdiden “evet” diyeceğini söyleyenlerin oranı yüzde 66.3…

İşte çıktı profil. Hükümetten fena halde şikayetçi, muhalefetten de aynı şekilde; Ersin Tatar’ın savunduğu tez ancak da azınlığın desteğine sahip ve insanlar bütün bunların karşısında “çözüm” diyor.

Yeni bir seçim öncesinde siyasette olanlara güçlü tüyolar…

 

ADALET DP’YE DE LAZIM OLMUŞ…

Öylesine parçalandılar ki, sonunda her şeye biat eden, partizanlıkta UBP’yle yarış eden Ataoğlu’nun DP’si bile içinden çıktı…

Ersan Saner Afet hanımı atamamış da Anayasayı ihlal etmiş. Süre içinde atasaymış, Anayasa’nın 10 gün kuralı çiğnenmemiş olacakmış.

Tarihe Anayasa’yı çiğneyen hükümet olarak geçeceksiniz Fikri bey. Bundan kurtuluşunuz yoktur.

Çalışma Bakanlığı’na atama yapmamak ilk vukuat değil ki? Daha öncekilere hiç gocunmadan onay vermediniz mi? Sonucun bu olacağını bilmez miydiniz?

Ha bir de hükümet protokolüne de uyulmadığından bahsetmiş. O protokolde mesela seçimlerin Ekim ayında yapılacağı da yazıyor. Niye Nisan 2023’e onay verdiniz o zaman. İşine geldiği gibi…

 

Adalet işte böyle herkese bir gün lazım oluyor. Kantarın topunu bozan, Anayasanın yalama yapılmasına ortak olan, şimdi adalet istiyor. Ne beklerdiniz ki?

Hem sonra Afet hanımın atanması meselesi, sizin iç sorununuz değil mi?

Vaz geçin artık… Siz de biliyorsunuz ki, Anayasayı çiğnediğine inandığınız Başbakan’la gittiği yere kadar devam edeceksiniz. Bunu çoktan içinize sindirdiniz. Boşa konuşup da dilinizi yormayın, herkes neyin ne olduğunu biliyor.

YERİN KULAĞI VAR

TABANI ORADA, BURADA DEĞİL:

Tatar, Sivas, Elazığ ve Malatya turunun ardından şimdi de Mersin ve Silifke’ye gidiyor. Sıklaşan Türkiye ziyaretlerinin, Erdoğan’ın adaya gelişinde vereceği “müjde” ile ilgili olduğu ve bu ziyaretlerin Türkiye kamuoyuna bazı mesajların verilmesiyle alakalı olduğu iddiaları var. İyi de öncelikle Kıbrıslı Türklerin de bilgilendirilmesi gerekmiyor mu derseniz, öyle bir dertleri yok. Zaten her konuda bizim için düşünülenleri en son öğrenen bizleriz.

 

KENDİ KENDİMİZE GELİN GÜVEYİ OLUYORUZ:

Pakistan Büyükelçiliği konsolosluk ekibinin KKTC’ye 3 günlük resmi ziyaret yapacağı iddia edildi. Hoş, Cenevre zirvesi sonrası da “İngiltere’nin KKTC’yi tanıyabileceği” iddiaları ortaya atılmış, İngiltere hükümeti bunu anında yalanlamıştı. Pakistan konsolosluk ekibinin KKTC’ye gelmesi gayet normal çünkü, buraya müthiş bir nüfus ihraç ediyor adamlar. Onların sorunlarını dinlemek için gelmesi muhtemel birilerinin “tamam işte Pakistan bizi tanıyacak” olarak değerlendirmek yine büyük bir hayal kırıklığı olacak.

 

UBP KURULTAYI 24 EKİM’DE:

UBP’de yılan hikayesine dönen kurultay tarihi hafta sonu Parti Meclisinin aldığı kararla 24 Ekim olarak belirlendi. UBP seçime, kurultayda seçilen başkanı ile girecek. Bu, Ersan Saner’in istediği bir sonuç değildi. Anlaşılan taban bastırdı. Buna göre kurultay sonucu da üç aşağı beş yukarı belli olmuş oluyor.

 

NE HALE DÜŞTÜK:

Hükümete destek pazarlıklarında adı bakanlık için geçen Bertan Zaroğlu’nun sosyal medyada yaptığı bir paylaşım hayli ilginç. Zaroğlu yaptığı paylaşımda, “Cumhurbaşkanlığı seçiminde Milli duruşa ters bir şekilde hareket ederek, yaşanılan tüm hakikatlere rağmen en desteklenmemesi gereken adayı destekleyen birisinin Bakanlığını asla tasvip etmem” derken kim kast etti? Bilindiği üzere DP bakanlık için Afet Özcafer üzerinde uzlaşmış ve bu ismi Saner’e sunmuştu. Ülkenin geldiği duruma bakar mısınız? Bir kişi hepsini parmağının ucunda oynatıyor.

 

HANİ KANITLARI?:

Kıb-Tek’in adını ağzıma almak bile istemem aslında, bıktık, usandık. Yolsuzluk olmuş, iltimas olmuş, kıyak olmuş, tekelleşmiş ve kötü yönetilmiş. Öyle olmasa bu hale gelmezdi zaten de büyük iddialarla göreve gelen Arıklı insanlara “haspa” falan diye küfür edeceğine, belge koysun ortaya belge. Söyledikleri hep iddia hep şaibe, havada… Ve bir zahmet gereğini yapsın. Tek yaptığı boş boş konuşmak. Yetti artık.

 

PARTİ KURMUYORLAR MIYDI?:

Fırat Ataser, Belediyeler Yasası konusunda hükümetten beklentilerini anlatmış. Hem de “acil reform” beklentisi var Ataser’in. Bu hükümetten mi? E, hani onlar beklentilerin yerine gelmeyeceğine kani olup da parti kurmaya karar vermişlerdi? Niye yaptı böyle bir açıklamayı, gerçekten düşündürücü. Parti kurma fikrinden caymışlar belli ki. Yoksa onlar da “adaylıktan çektirilenler” listesine mi girdiler?







Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu