Köşe Yazarları

İşler iyice sarpa sardı…


Başbakan’ın “imzalamam” diye tutturmasının ardından Meclis’te konunun diğer tarafı İçişleri Bakanı’nı dinledik…

Dün sormuştuk, HP nerede duruyor diye. Bakan Baybars, “aynı yerdeyiz” dedi. Başsavcılık’tan gelecek görüşü de Bakanlar Kurulu’nda görüşeceklerini söyledi.

Bu görüş belirleyici olacak ama, bir tek açıdan; Başbakan’ın Birleşik Kurul’un onayladığı Planı erteleme yetkisi var mı yok mu, o açıdan.

Yoksa, konu aslında asla siyasi değil. Yasal ve teknik… Hem de başka konularda olmadığı kadar katılımcı demokratik bir yasası var.

Bunu inkara devam etmek ise siyasi. Ama hukuk dışı…

UBP’yi anlıyoruz. Başbakan’a baskı yapan kesimleri de az çok biliyoruz. Bakan Ayşegül Baybars, Başbakan’ın itirazının ne olduğu konusunda fikri olmadığını söyledi. Oysa açıktı, Partiye ve bizzat kendisine gelen baskılar… Özellikle partisinin içinde çıkar çevrelerinin taleplerini savunan bir grup ile bizzat kendi çıkarları olanlar…

Ufukta seçim göründüğü anda, popülizm tavan yapar. Geçmişte dağıtım ekonomisi devreye girerdi. Deniz bittiği için, şimdi iş rant dağıtmaya kaldı. Dağ, taş, toprak, izin, şu, bu… Tabii bunun da sınırı hukuk… Son sınırımız. Onu hep birlikte gözümüz gibi korumalıyız.

Ve unutmasınlar ki, sandığa tüm KKTC gidecek. Rant için kuralları yıktıranlar değil sadece.

Yazımı yazdığım saatlerde Bakanlar Kurulu hala toplanmamıştı, yani sonucu bilmiyorduk. Merakla bekleyeceğiz…

 

PARALAR ERCAN’DAN SONRA GÜNEYE…

Galiba ilk kez duyduk; bir Rum üstünde yüklü miktarda para ve çekle güneye  geçerken yakalanmış.

Kuzey’de yasa dışı yollarla kazanılan büyük miktarda paranın yurt dışına çıkış aradığı malum.

Sanal bet’ten tutun da, kara paraya kadar…

Sadece yasa dışı değil, örneğin kumarda kazanılan para da yurt dışına çıkarılamıyor. Kumarhanelerin kazandıkları paralar var bir de. Onlar da burada kalmıyor. Bir şekilde dışa gidiyor.

Onun için hemen her gün birileri Ercan’dan çıkış yapmaya çalışırken yakalanıyor.

Demek ki bir koldan da para güney Kıbrıs’a geçiriliyormuş.

Güney’deki bankalar, Kıbrıslı Türklerin hesap açmasına çeşitli zorluklar getiriyor. Vergi ödeyeceksin, yatırım yapacaksın, sosyal sigorta yatırımı yapacaksın falan.

Görünen o ki, Ercan’da olduğu gibi, kişilerin beraberlerinde nakit olarak geçirmesi yöntemini bulmuşlar.

Artık nerede ne şekilde aklayacaklarsa.

Yasa dışı olanı bir yana bırakalım, yasal olarak da Kıbrıs’ın kuzeyi darphane gibi. Para üretiyor. Abartmıyorum, bazı yerlerden para fışkırıyor. Ve o astronomik miktarlarda para bir şekilde dışarı gönderiliyor. Bizler de burada hala saf saf izliyoruz.

Acaba mali polis için de bu vaka bir ilk midir? Yoksa daha önce de saptanan örnekler var mıdır? Varsa da sınırda böyle bir yoklamaya şahit olmadık.

KKTC açısından bakarsak, bu kaçağı önlemenin yolları düşünülmekte midir? Yasa dışı olanın peşine polisin düşeceği kesin de, yasal olarak kazanılanın KKTC’de yatırıma dönmesini sağlayacak politikalar geliştirmek hiç birilerinin aklına geliyor mu mesela?

Daha da önemlisi, devlet hala bu paralardan kendine düşen payı almayı neden aklına getirmiyor. Hem elde avuçta yok, hem de su akar, biz bakar misali bakıp duruyoruz.

Yarın Rumlar bu parayı da değerlendirmeye başlarlarsa hiç şaşmayacağım…

YERİN KULAĞI VAR  

OLUR MU OLUR:

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Tatar bugün YDP ve DP’yi ziyaret edecek. Çatı adayı olmadı ama yine de destek isteyecek. Son zamanlarda ortağı HP ile ciddi sorunlar yaşayan UBP bu ziyaretler sırasında yeni bir hükümet formülünü de gündeme getirir mi dersiniz. UBP’nin Meclis’teki sandalye sayısı 21 DP ve YDP’nin ise toplam 5 sandalyesi var. Yani üçlü bir koalisyon için 26 sayısına ulaşılıyor. Hem cumhurbaşkanlığı seçimlerinde DP ve YDP’nin desteğini alacak, hem de HP’den kurtulmuş olacak. Nasıl senaryo ama…

 

SESİ ÇIKMAZ OLDU:

Cumhurbaşkanlığı seçimleri gündemde değilken “ yüzde 60” adayım diyen, her açıklamasında da adaylık sinyali veren Serdar Denktaş’ın, son günlerde sesi çıkmaz oldu. Son olarak “yeni yıl sonrası kararımı açıklayacağım” diyen Denktaş, ocak ayının ortasına gelmemize rağmen henüz kararını vermiş değil. Aday olması halinde Hüseyin Özgürgün’ün kendisine destek vereceği iddia edilen Denktaş’ın  kararı, seçimler için belirleyici olacak.

 NEREDEN BİLİYOR?:

UBP Genel Sekreteri Ersan Saner, Mağusa, İskele, Yeniboğaziçi İmar Planıyla ilgili olarak, “İmar Planı halktan kabul görmedi” demiş. İyi de bu kanıya nereden vardı? Anket mi, yoksa referandum mu yaptı da bu kadar emin konuşuyor. Halkın isteyip istemediğini bilmiyorum ama, kendisinin istemediği apaçık ortada…

 

ZAMANINDA NİYE KESMEDİNİZ?:

Kıb-Tek geçmişten borcu kalanların anaparayı ödemesi kaydıyla faiz indirimi yapacağını açıklamış. İyi de geçmişten nasıl borç olabilir. Vatandaş 2 ay ödemese cart diye kesmeyi bilirler. Bu borçluların elektrik akımı niye kesilmemiş? Ciddi bir rakam olmasa böyle bir indirim yapılmazdı. Demek ki ayrıcalık tanınan çok. Madem bunlara faiz indirimi yapıyorsunuz kimler olduğunu açıklayın da vatandaş bilsin…

YENİ TEŞVİKLER:

Hükümet yeni yatırımlara teşvikler verileceğini açıkladı. Yeni yatırıma teşviği anlarım da, doyuma ulaşmış, artık para basan yatırımlara devam eden teşviklerden ne haber? Birinci soru bu olmalı. İkincisi; Başbakanlık Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamada dikkat çeken bir rakam daha var. Bu yatırımlarla 1,358 yeni istihdamın sağlanması öngörülüyormuş. Bunun kaçta kaçı yerli istihdam olacak acaba? Şu anda yüzde 70’i yerli istihdam olması gerekirken, gerçekleşen yüzde 20. Teşvikleri yüzde 70 şartına bağladınız mı?

NİYE YAPILMAMIŞ?:

İngilizlerin geçmişte ipotekli mallar yüzünden mağduriyetleri anlaşılan ders olmamış. Paralarını ödeyip ev sahibi olduklarını sanan bir grup yabancı daha mağdur edildi. Başbakan, yasal düzenleme şart demiş. İlk olay olduğu günden bu yana yasal düzenlemeler niye yapılmamış? On yıldan fazladır KKTC aleyhine yayınlar yapılırken, niye bir tek siyasinin umuru olmamış? “Tekrarlansın da bakarız mı” demişler, yoksa buralardan birilerini rahatsız etmemek için mi?  Kendimize yaptığımız en büyük kötülük. Dün o mağdur insanların taşıdıkları pankartlardan da mı utanmazsınız?

ZİRVEDEKİLER

Ahmet Okan: “Girne’nin bir kenarında, Alsancak’ta bir villa mektep olarak kullanılmış, din eğitimi veriyordu; haber buydu. Hiçbir yetkilinin de haberi yokmuş böyle bir oluşumdan. Mavi takkelilerin tarikatıymış bu. Üç gün geçti, bugün dördüncü gün. Kimseden tıs yok. Sanki böyle bir olay olmadı,

Gazete bunları yazmadı, o yetkililer gazeteye açıklamada bulunmadılar, Mavi takkeliler yok,

tarikat diye bir şey yok, o gazeteci de yok aslında hatta o gazetenin geçtiğimiz cumartesi ve dünkü sayıları yayınlanmadı…”.

 

DİPTEKİLER

Yıldıza Bak: Bir ülke düşünün, müteahhide inanıp parasını ödeyip satın aldıkları ve yıllardır oturdukları evleri elinden alınan İngilizler için sorunu çözecek olan Başbakan “utanç verici bir olay” diyor. Memleketin en zengini uçaklara eksik akaryakıt verdiği iddiasıyla mahkemeye düşüyor. İmar planı rant uğruna görmezden geliniyor. Tarikatlar ülkede pervasızca at oynatıyor. Ama tüm bunlara rağmen Başbakana göre ülke olarak bölgenin yükselen yıldızıymışız…




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı