Haklı kimdir haksız kim?
Kim zalimdir, kim mağdur?
Evleri, eşyaları, bahçeleri yağmalayan kimdir?
Çocuklar ve yaşlılar dahil masum insanları topluca öldüren?
Torakları işgal edip, askeri güçle elinde tutan kimdir?
Toplu katliam yapıp insanları evlerinden, yurtlarından kovan?
Kovamadıklarını asimile etmeye çalışan kimdir?
Zorunda kalıp, dünyanın baskısına dayanamayıp “barış görüşmeleri” başlatan.
Ama barışın gelmesi için tek bir adım dahi atmayan kimdir?
“Kanla alınan masa başında verilmez” deyip de bütün uzlaşma girişimlerini akamete uğratan kimdir?
Elindeki silahlara güvenip de statükonun ilanihaye devam edeceğini zanneden kimdir?
***
Ermenistan ile Azerbaycan çatışmaya başladılar.
30 yıllık sorun yeniden silahlı çatışmaya dönüştü.
Belli ki “Minsk barış süreci” çoktan çöktü.
Şimdi silahla çözüm olacağını zannedenler devrede.
Sosyal medyada Rum tarafını izlemeye çalışıyorum.
Milliyetçi duygular kabardı.
“Kıbrıs-Yunanistan-Ermenistan” bayraklarını paylaşanlar revaçta.
“Azerbaycan ve Türkiye’nin başı ezilecek” diyenler çoğunlukta.
Ortodoks dayanışmasından öte Türk düşmanlığı körükleniyor.
Bizimkiler de “bir millet üç devlet” posterleriyle cevap vermeye çalışıyorlar.
KKTC-Türkiye-Azerbaycan bayrakları paylaşıyorlar.
Azerbaycan ordusunun ilerleyişini sevinç naralarıyla karşılıyorlar.
Artık “milli histeri” mevsimine” girmiş durumdayız.
***
Kimse kusura bakmasın ama işgal işgaldir.
“Silahla aldım buraları benimdir” demek de çözüm değildir.
Etnik temizliğin suç olduğu, toplu katliamların lanetlendiği bir uluslararası hukuk düzeni vardır.
Ve Hocalı katliamı asla unutulmadı.
Unutulmayacak da.
Evlerinden yurtlarından edilen on binlerce insan hala oradadırlar.
Putin’in gulisi olmak, Amerika’ya yaltaklanmakla da bu suçlar ortadan kalkmıyor.
Ağır gerçek şudur;
Barış yapmazsanız savaşın yıkıcı yüzü ile karşı karşıya kalırsınız.
Şimdilerde oralarda yaşanan tam da budur…
































