72 yaşındaki Ahmet Levent Akın, insanlığa sığmayan bir evde 13 yıldır kimseye zarar vermeden yaşam mücadelesi veriyor. Devlet de çaldığı diğer kapılar da hep yüzüne kapandı. Ahmet dede çöp ev bile denmeyecek bir ortamda akciğer kanseri ile savaşıyor
Devrim DEMİR
Girne’de 72 yaşındaki Ahmet Levent Akın’ın görüntüleri yürek yaktı. 13 sene önce Türkiye’deki yaşantısını bırakarak KKTC’ye gelen ve 1 yıl önce yakalandığı amansız hastalık olan akciğer kanserini bilmeden terk edilmiş bir evin avlusunda yaşayan Ahmet Levent Akın’ın hikâyesi göz yaşartıyor.
Etrafı kartonlarla kapatılmış, çürümüş bir şilte üzerinde hayata tutunmaya çalışan Akın’a kimse sahip çıkmadı.
Yatalak olduğu günden bu yana Girne Grand Paşa şoförleri Akın’ın tüm ihtiyaçlarını gidermeye çalışsa da Ahmet dede sağlık sorunları nedeniyle bir hastanede tedavi görmek zorunda.
Dün akşam saatlerinde bir çok vatandaşın girişimi ile Sağlık Bakanlığı’nın da yardımıyla Ahmet dede Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoplu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kanser hastalığından habersiz, pislik içinde yaşamaya çalışan Ahmet dedenin durumu her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Banyo yapamıyor, tuvalet ihtiyacını yattığı yerde yapmak zorunda ve sığındığı yerde fareler cirit atıyor.
Ahmet dede, yürek burkan hikâyesini Havadis’e anlattı.
.jpg)
“Hiç kimsem yok”
Ahmet dede, Girne’de bir çıkmaz sokak içinde terk edilmiş bir evin avlusunda 13 yıldır kimsenin haberi olmadan yaşam mücadelesi veriyor.
Yakalandığı amansız hastalık nedeniyle son 1 yıldır elden ayaktan düşen Ahmet dede kokudan dahi durulmayacak bir pisliğin içinde yaşıyor.
Havadis’e konuşan Ahmet Levent Akın, “13 senedir bu ülkede kimseye zararım olmadan yaşıyorum.
İstanbul’dan geldim, Türkiye’den emekliyim ve son 13 yıldır emekli maaşımı almaya çalışıyorum. Sağlığım yerindeyken çalışıp karnımı doyuruyordum, ancak Aralık ayından bu yana ayaklarım tutmuyor, nefes darlığım var ve iç kanamam var. Şoförler bana sahip çıktı, yediriyorlar içiriyorlar. Hiç kimsem yok benim, beş kuruşa muhtaç yaşıyorum” dedi.
.jpg)
“Beni hastaneye yatırın” feryadı ses buldu
Yakalandığı amansız hastalığı doktorlar Ahmet dedeye açıklamadı. Tedavi olamıyor ve her geçen gün biraz daha kötüye gidiyor. Grand Paşa Casino’da çalışan duyarlı şoförlerin yardımı ile maaşının bağlanması için birçok kez Elçiliğe götürülen Ahmet dedeye kimse elini uzatmadı. 13 yıldır maaşını bağlatmak için yolları gidip gelse de kimse çığlığını duymadı.
Akın, “Beni hastaneye yatırın, benim sesimi duyan varsa artık burada kalamıyorum, ama gidecek yerim yok. Ayaklarımda gücüm yok, nefesim kesiliyor tek istediğim beni bir hastaneye yatırmaları” feryatları dün akşam duyarlı vatandaşlar tarafından duyuldu. Sağlık Bakanlığı ve bir çok vatandaşın ön ayak olması ile Ahmet dede hastaneye yatırıldı.
.jpg)
Onlar takdir edilecek insanlar
Girne’nin merkezinde yaşanan bu insanlık dramının arkasında ise Ahmet dedeye sahip çıkan bir avuç altın yürekli insan çıktı. Grand Paşa Casino’da şoförlük yapan ve 13 sene önce tanıdığı kimsesiz Ahmet dedeyi hiç yalnız bırakmayan Ali Evren Alpay, yardıma muhtaç dedeye iş arkadaşları ile sahip çıktı.
Ahmet dedeyi zor günlerinde yalnız bırakmayan Ali Evren Alpay ve çalışma arkadaşları maddi manevi Ahmet dedeyi ayakta tutmaya çalıştı.
Grand Paşa Casino’nun duyarlı müdürleri de bu insanlık dramı karşısında elleri boş durmadı. Ahmet dedenin 7/24 karnını doyuran bir avuç altın kalpli insana bir de restoran sahibi destek veriyor.
“Maaş alması için her yere götürdük”
Grand Paşa Casino şoförlerinden şef Şener Balcı, iş arkadaşları Ali Evren Alpay’ın sayesinde tanıdıkları Ahmet dedeyi bağırlarına bastıklarını ve Türkiye’den emekli maaşını alması için defalarca elçiliğe götürdüklerini hiçbir olumlu yanıt almadıklarını belirtti.
“Dayı ölüyor ve haberi yok”
Şoförlerin tek istediği Ahmet dedeyi hastanede tedavi ettirmek. Yakalandığı amansız hastalığın ilerlediğini ve çok uzun bir ömrü kalmadığını ifade eden çalışanlar, “Doktor bize dayının çok bir ömrü kalmadığını söyledi. Dayı yakalandığı hastalıktan habersiz, biz arkadaşlarımız elimizden geleni yapıyoruz, artık tek istediğimiz onun son günlerinde temiz bir ortamda, tedavi görmesi. Bakıma muhtaç, hasta ve şuan kaldığı yer insanlığa yakışmıyor” dedi.
































