Geçtiğimiz Ocak ayında bir yazımızda, şöyle demiştik;
“Son günlerde okuduğum en gerçekçi açıklama, Kıbrıs Türk İnşaat Taşeronları Birliği Başkanı Osman Amca’dan geldi.
Amca, yıllık konut ihtiyacı 800 hane iken, son üç yılda 6500’ün üzerinde konut yapıldığını söylüyor ve daha da tehlikelisi, şu anda inşaatları kimlerin yaptığının belli olmadığını, devletin alması gereken harçları alamadığını vurguluyor.
Anlaşılan bir vur-kaç dönemindeyiz.
Arz-talep dengesine, ekonominin gerçeklerine aykırı bir durum…
Sebebi de, denetimsizlik…
Bilerek ya da bilmeyerek meydanı boş bırakıyor devlet.
Fakat bu dönem, mahalledeki makinist müteahhit olmuyor. Aksine kaynağı meçhul acaip paralar dönüyor ortalıkta. Devletimiz de seyrediyor…”.
Bu yazıyı yazdığımızda bizim de kulağımıza gelen iddialar vardı.
Ancak elimizde kanıt olmadığı için paranın kaynağı hakkında fazlaca bir yorum yapamamıştık.
CTP milletvekili eski Maliye Bakanı Birikim Özgür, dün sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, ortada dolaşan iddiaları gayet açık bir şekilde ifade etti.
Patlayan inşaat sektörünün arka planında neler olduğunu sorguladı.
Büyük paralara el değiştiren arazileri kimlerin, hangi parayla aldıkları hakkında iddialar bulunduğunu dile getirdi.
Hatta işin içinde kara para aklama operasyonu olduğu iddialarının da bulunduğunu yazdı…
Ve sonuçta hükümetin bilgisi olup olmadığını sorguladı…
Konu çoğu vatandaşın zaten kulağına gelmişti. Kapalı ortamlarda konuşulmaktaydı.
Çünkü dönen para gerçekten inanılmaz.
Siyasi belirsizlik denilerek, üretime dönük yatırım yapılmayan bir yerde, neden bunca paraya ölü yatırım yapılsın.
Üstelik, gerçek değerinin çok üstünde satılan mülklerden söz ediyoruz.
Birikim Özgür, bunun sürdürülebilir bir durum olmadığını da vurgulamış.
Kentlerin içine düştüğü kaosun bir süre daha devam ettiğini düşünün…
Ben yine aynı görüşteyim, bu bir arz-talep meselesine benzemiyor.
Bir süre sonra, yarım kalan inşaatlar gibi, bunlar da çürümeye terkedilirse ne olacak.
Ayrıca bu kez Annan Planı sonrasındaki gibi kentlerin dışında, kırsalda değil bu yatırımlar.
Kentlerin tam göbeğinde…
800 hane ihtiyaç, 6500 konut. Dile kolay…
Bu arada, Birikim Özgür’ün mesajına gelen yorumlarda, CTP’nin de daha kısa bir süre önce iktidarda olduğu hatırlatıldı ve kendilerinin bilgisi olup olmadığı soruldu.
Doğrudur. Daha bir yıl önce CTP iktidardaydı ve bu patlama o dönem de yaşanıyordu.
Kendilerine böyle bir soru sorulmadı, o nedenle hükümetten yanıt da gelmedi.
Ama onlardan yanıt gelmemesi, bu işin bu şekilde sürmesini haklı çıkartmaz.
Ayrıca Taşeronları Birliği Başkanı Osman Amca’nın iddiası da önemli, inşaat sahiplerinin net olmadığını, devletin hakkı olan harçları alamadığını iddia ediyor.
Kamuoyu aydınlatılacak mı? Devlet bu iddiaları ciddiye alıyor mu? Sektörün sağlıklı bir şekilde işlediğini savunabilirler mi?
Tüm bunlar cevap bulması gereken sorular…
YERİN KULAĞI VAR
EN İYİ BİLDİKLERİ İŞİ YAPIYORLAR:
“Bu hükümetin yaptığı icratlar nedir?” diye kime sorarsanız sorun alacağınız cevap, “istihdam, vatandaşlık ve bir de mahkemelerden dönen Bakanlar Kurulu kararları”. Bir yılı aşkındır ikitdarda olan UBP-DP koalisyonun karnesi ne yazık ki kırıklarla dolu. Ama öyle görünüyor ki, tepkiler hiç umurlarında değil. Talan, tüm hızıyla devam ediyor…
MAHKEME KARARINA RAĞMEN:
Mahkemenin aldığı bir kararı uygulamamak suçtur. Ama bizim ülkemizde hele de iktidara biraz yakınsan, yasalar, mahkeme kararları size uygulanmayabilir. Yüksek İdare Mahkemesinin bir ay önce Bedis piknik alanıyla ilgili aldığı ara emrini takan yok. Karara rağmen sözkonusu alanda faaliyet devam ediyor. Peki ama mahkemenin durdurma kararı orta dururken, bu gücü nereden ve kimden alıyorlar, işte orası meçhul…
AYNI HASTALIK:
KTAMS’ın Vakıflar Bankası’yla ilgili iddiaları önemli. Yönetim Kurulu’nun, 25 kişiyi, milyonlarca lira tazminatla emekliye sevkederken, diğer taraftan partizan istihdamlar yaptığını iddia ettiler. KTAMS, hükümete bir de yazı gönderdi, personel ihtiyacının nereden kaynaklandığını, alınanların hangi kriterle alındığını, UBP ve DP’ye yakın isimler olup olmadığını sordu. Yanıt alacaklar mı? Sanmam. Gelenksel hastalık bu…
84 KİŞİ DAHA:
Vatandaşlık konularını sorgulamanın bir yolu yok mudur? Bu ülkede yaşayan ve hak kazananlara verdiklerini söylüyorlar, duygu sömürüsünden bahsediyorlar. Oysa atıfta bulundukları yasa maddesi, “İstisnai olarak yurttaşlığa alınma” maddesi. Yani bunlar keyfi vatandaşlıklar mı? Beyaz kimlik ve vatandaşlıkların Meclis’te onaylanmasına ilişkin değişiklikler yasalaşmadığına göre, bu sayı yakında 40 bine dayanacak. Muhalefet her fırsatta kürsülerden sorguluyor da, neden mesela bir Meclis araştırma önerisi vermiyor? Şu işin aslını bir öğrensek. Baksanıza bir vermede 84 kişi… Bu keyfilik nereye kadar devam edecek…
“BEYAZ PLAKA YANLIŞTI”:
Kimse, niye böyle bir uygulamaya geçildiğine anlam verememişti… Sonunda UBP milletvekili Ersin Tatar da, kırmızı plakayı görünce “bu sürücü yabancıdır dikkatli olayım” denildiğini ancak beyaz plakaya geçilmesiyle bu algının zorlaştığını söyleyerek, “Yanlış yapıldı” dedi. Keşke bu kararı alanlar da, bu yanlıştan geri dönmeyi becerebilseler… Ama, öyle bir umut yok tabii…
“ELE VERİR TALKINI, KENDİ YUTAR SALKIMI”:
Bakanlar Kurulu, Cenevre’de gerçekleşen Kıbrıs Zirvesi’ne katılan Başbakan Özgürgün ile beraberindeki heyetin gidiş-dönüş uçak bileti bedelleri, konaklama giderlerinin ‘Yurtdışı-Geçici Görev Yollukları’ kaleminden karşılanması, ayrıca İstanbul’da yapılan harcamalar için Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Sami Osmanlı adına verilen 10 bin Euro ile Başbakan Yardımcısı, Maliye Bakanı Serdar Denktaş adına verilen 5 bin Euro’nun da aynı kalem altından ödenmesine karar verildi. Nereden baksanız 100 bin liranın üzeri. Herhalde Cenevre’de, masanın dağılması şerefine kendilerine ödül verdiler…
ZİRVEDEKİLER
Birikim Özgür: “Kamuya ait arazilere ilişkin toplumsal hassasiyet var. Bu güzel. Peki özel araziler?
Girne’de emlak patladı deniliyor. Özel arazileri birileri cazip ödemelerle adeta kapatıyor. Ve bu süreç çok hızlı gelişiyor. Kimdir bu arazileri satın alanlar? Parayı nereden buluyorlar? Bu konuda ciddi duyumlar var. Ülkemizde faaliyet gösteren 25’in üzerinde ‘tespit edilmiş’ kumar ve kaçak bahis sitesi olduğu söyleniyor. Kim bilir tespit edilemeyenlerin sayısı kaçtır…”.
DİPTEKİLER
Ölümlü Kazalarda Dünya İkincisi KKTC: Meclis’te dün yapılan trafik konulu özel birleşimde konuşan TDP milletvekili Zeki Çeler, rakamlar ortaya koydu. Buna göre 10 yılda 389 kişi trafikte hayatını kaybetmiş… Baktım, dünyada birinci sırada yeralan Hindistan’da yılda nüfusun on binde 1,5’i trafik kazalarında hayatını kaybediyor. Bir de bizimkini hesapladım. Mesela geçen yıl 38 kişi hayatını kaybetmiş. Buna göre on binde 1,2… Yani şampiyona çok yakın yerdeyiz. Yine berbat bir konuda, dünya ikinciliğini elimizde tutuyoruz…
































