Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

İnen de çıkan da, bize biniyor…

Dört aylık CTP-DPUG koalisyon hükümetinin hakkını vermek lazım. Kısa sürede vatandaşı memnun edecek bir icraat yapmamış olsalar da, yaptıkları zamlarla bir rekora imza atmayı başardılar. Bugün güne yine akaryakıta yapılan zamla başladık. Artık kızmak da gelmiyor içimizden. Ya kanıksadığımızdan, ya da elimizden bir şey gelmemesinden olsa, öyle veya böyle zamlar, artık hayatımızın bir parçası oldu…
Elektrik, tüp gaz ve akaryakıta zam yapmak için neden de aranmamalı. Hükümet için önemli olan, yapılan zamla devletin kasasına girecek para… Niye yapıldığını sorsanız ne olacak? Dolar çıktı diye zam, düştü diye yine zam yapıyorlar…
Yarın altın düştü, fırtına oldu, bugün günlerden salı, her yer sallandı diye zam yapacaklar. Bahane çok. Onun için kimse kafasını yormasın. Hani derler ya demokrasilerde çare tükenmez diye. Hükümetlerin de zam yapmak için çaresi de, bahanesi de bol…
Sonuçta olan vatandaşa oluyor, nasıl olmasa onların tuzu kuru… O nedenle dolar inse de çıksa bir şey değişmiyor. Sizin anlayacağınız inen de, çıkan da bize biniyor…

Reform değil, kriz hükümeti…
Başbakan her fırsatta hükümetin reform amaçlı kurulduğunu söyleyip duruyor ama ona inat, yaşananlar tam tersini söylüyor. Hayat her geçen gün daha da pahalılanıyor. Dövizle ev, araba veya kredi alanların, son bir haftada ödemelerinde yaklaşık %20 artış oldu. Yani bir ay önce 100 lira ödeyenler, bugün 120 lira ödemek zorunda kaldı. Alışkanlıklar yavaş yavaş değişirken, sosyal yaşamımızda da önemli gerilemeler yaşıyoruz…
Ülke bütün olarak ekonomik bir çöküş yaşarken, bakıyorum da soruna çözüm bulması gerekenlerin gündemleri bambaşka. O gündemde, Polisin yeni Genel Müdürü’nün kim olacağı, UBP kurultayı döneminde işe alınan 359 kişinin akıbeti, hükümet ortaklarının birbirlerine “madik atmak” için yaptıkları senaryolar var. Örneğin, Kamu Reformu Yasası, Siyasi Partiler Yasası ve bunun gibi toplumu önemli ölçüde etkileyecek yasalara yoğunlaşmak yerine, sadece kendi siyasi geleceklerini ilgilendiren saçma sapan bir kavganın içinde topluma zaman kaybettiriyorlar. Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, “Bu hükümet reform hükümeti olarak kuruldu” diyerek kamu yönetiminin halka hizmetini öngördüklerini söylese de bu konuda henüz daha bir arpa boyu yol aldıklarını göremedik. Sayın Başbakan kusura bakmasın ama son dört ayda yaşadıklarımız bize bu hükümetin reform değil, kriz hükümeti olduğunu gösterdi… Sonuç olarak, eskiden olduğu gibi bugün de sadece “cek-caklarla” günler geçiyor…

OKUR UYARIYOR:
Bu iddialar bana karşı yapılmış bir komplodur…
Önceki gün bu sütundan bir grup Yeniboğaziçi sakininin bir iddiasını gündeme getirmiştik. İddiaya göre vatandaşlar Yeniboğaziçi Belediyesi telefonlarından “Biz KADEM’den arıyoruz” diyerek aranıyor, siyasi düşünce ve şikayetleri soruluyordu.
Dün Yeniboğaziçi Belediye Başkanı Cemal Biren arayarak, söz konusu iddiaların gerçek olmadığını ve bu dedikoduların kendisine yönelik bir komplo olduğunu ileri sürdü.
İddia edildiği gibi belediye telefonlarından hiçbir kişinin, böyle bir neden ile aranmadığını söyleyen Yeniboğaziçi Belediye Başkanı Cemal Biren, “Eğer ispat ederlerse ben istifa etmeye hazırım. Belediyeye ait telefonlar bellidir. Bu iddiayı ortaya atanlar, belediyeden arandıklarında ısrarcıysalar gelsinler, telefon faturalarını birlikte inceleyelim. Eğer benim bilgim dışında böyle bir şey olmuşsa, ben gereğini yapmaya hazırım. Ancak belediye telefonlarını kullanarak, ‘Biz KADEM’den arıyoruz’ denmediğine eminim. Biz hiçbir vatandaşımızı arayıp, şikayetleri olup olmadığını da sormuyoruz. Bizzat vatandaşlar belediyemizi arayarak şikayetlerini dile getiriyorlar ve bizler de imkanlarımız dahilinde bu şikayetleri çözmeye çalışıyoruz. Bu iddiada bulunanların kimler olduğunu bilmiyorum ancak, tek bildiğim bunların bana karşı kurulmak istenen bir komplo olduğudur” dedi.
İddianın diğer tarafının da görüşleri böyle. En azından bundan sonra kimse bu tür işlere tevessül etmez.

 

YERİN KULAĞI VAR

BUGÜN NE DÜŞÜNÜYOR ACABA:
Serdar Denktaş, “Esas yara bet ofisleridir. Casinoya girmem yasak, ama apartmanın altındaki bet ofise girmem serbest. Bunların kapatılarak casinoların içersine çekilmesi gerekir” dedi. İşte dedim toplumun beklentisine cevap veren bir açıklama. Toplumun böyle cesur siyasetçilere ihtiyacı var. Yaşa Serdar başkan dedim ama sonra baktım ki meğerse Serdar bey bu konuşmayı Meclis’te, Ekim 2010 yılında muhalefetteyken yapmış. Bilmiyorum hala daha aynı görüşte mi dersiniz..?

SAĞLIK SERTİFİKASINDAN BAHSEDEN YOK:
Siz derdinize yanın, zehirli hurmacılar serbest. Olacağı bu değil miydi. Şimdi kimisi denetim tam yapılmıyor derken, kimisi Hal Yasası’ndan başka çözüm görmüyor. Yapılan tüm açıklamalara baktım, benim bu olaydan sonra sorduğum sorunun yanıtını göremedim. Madem KKTC’deki limitler, AB limitleridir, madem Türkiye’de de aynısı geçerli, ithal edilen ürünlerin sertifikası yok mu kardeşim. Bundan hiç bahseden yok. Kalıntı tespit edilen ürünü satmaya çalışan sonuna kadar suçlu, ama ithalatçı ürünü sertifikalı almıyor mu? Hala cevap bekliyorum…

CESARETLERİ YOK:
Akaryakıt ve tüp gaza yapılan zamları, sosyal medya veya haber paketlerinden duyuyoruz. Bu zamları hiçbir hükümet yetkilisinin ağzından duymuyoruz. Örneğin Enerji Bakanı Sennaroğlu’nun bugüne kadar elektrik zammı hariç, tüp gaz ve akaryakıt zammını açıkladığını duyanınız var mı? Zaten kim ekranlara çıkıp da, benzine, tüp gaza zam yaptık demeyi ister ki…

LÜKS TÜKETİME ZAM:
Türkiye’de cari açığa önlem olarak, cep telefonundan, sigaraya her türlü lüks tüketime konulan vergi artışından sonra, bizim hükümetin de bu yönde bir hazırlığı olduğu anlaşılıyor. Nitekim Başbakan önceki akşam BRT’de “Lüks tüketim maddeleriyle ilgili gelecek hafta bazı çalışmalar yapacaklarını” söyledi. Ancak Türkiye’de vergi artışının vatandaşa yansımaması için tedbirler de alınıyor. Benzeri bir uygulama bizde de olacak mı, yoksa ithalatçı ödeyeceği vergi farkını anında zamlarla bize yansıtacak mı..?

ZAMLAR ARTIŞI ALDI GÖTÜRDÜ:
Ocak ayı maaşlarına DPÖ’nün açıkladığı hayat pahalılığını yansıtacaklarını söyleyen Maliye Bakanı Zeren Mungan’ın vereceği zam, sadece akaryakıta son 20 günde gelen iki zamla eridi gitti. Yani devlet bir eliyle verirken, diğer eliyle almaya çalışıyor. Kısacası zamlar bir cebimize girip, öbür cebimizden çıkacak, hem de fazlasıyla…

KARABASAN:
Başka şansımız yok. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak Kıbrıs Türkü’nün kaderi olmamalı. Birinden kurtulsak, diğerine yakalanıyoruz. Baksanıza Bayındırlık ve Ulaştırma eski Bakanı Ersan Saner, “hükümetin süresi doluyor” demiş… Yani “onlar gitsin biz gelelim” modunda bir açıklama, derler ya, gelen gideni aratır diye. Aslında gelen de, giden de hep aynı…

ZİRVEDEKİLER
Eskrim Okullar Karması: Kocaeli’nde yapılan Türkiye Okul Sporları Gençler Eskrim Şampiyonası’nda kadınlar kılıç takım kategorisinde KKTC okullar karması, 3. geldi. Doğrusu okullarımızda eskrim sporunun yapıldığını bilmiyordum. Sürpriz oldu. Gençlerimizi kutluyoruz…

 

DİPTEKİLER
Bet Ofisler: Caddeler, apartmanlar yetmezmiş gibi, üniversitelerin, marketlerin içerisine kadar girdiler. Birçok öğrenci, ailesinin verdiği harçlıkları, ev kiralarını buralarda harcıyor. “Bizde durum iyi, dünyada bet ofislere giriş yaşı 18 iken, bizim ülkede bu yaş sınırı 21’dir” demesin kimse. İddia ediyorum, dünyada nüfusu 300 bin olan hiçbir ülkede bu kadar çok bet ofis yoktur…

Foto Gündem…

Başpınar Un Fabrikası, Yavuzlar Un Fabrikası ve Arsın Un Fabrikası çalışanları “Ya TÜK un ithal etmesin ya da buğdaya fonu kaldırsın” talebini dün Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’na iletti