.jpg)
Derinya Sınır Kapısı…
Güney ve Kuzey arasındaki en yakın bağlantı noktalarından birisi…
Yaya 8 dakika…
Bisikletle 3…
Araçla 1 dakika…
Bu “bölünmüş” ada, artık miyadını doldurdu.
Ne Lefke ile Trodos eteklerinde sıkışan 30’a yakın Rum köyünü…
Ne de Mağusa-Maraş ile Derinya-Prodoras-Ayia Napa bağlantısını yok sayamazsınız.
Hem Türkler…
Hem de Rumlar yeni kapıların açılmasını istiyor.
Halkların bu talebini, siyasiler çok iyi değerlendirmeli…
Mantığı nedir?
Askeri nedenlerle, “kapılar kapalı tutulmaya devam edecekse…”
Yıl 2015…
23 Nisan 2003’te başladı geçişler…
Milyonlarca kez geçiş oldu.
Karşılıklı…
Sadece Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar değil…
Kuzey’e gelen on binlerce yabancı…
Güney’e gelen on binlerce yabancı…
Bu az bir şey mi?
Nedir mantığı o zaman halen daha kapıları kapalı tutmanın…
İnsanlar gelmiş- geçmiş karşılıklı…
Bostancı’da olay mı olmuş?
Limnidi Kapısı’nda olay mı olmuş?
Ledra’da, 2.5 Mil’de olay mı var?
Sadece belli zamanlarda tıkanıklık, kuyruk, o kadar.
O zaman, tek bir mantığı var mıdır ısrarla halkların talebine rağmen, kapıları kapalı tutmanın…
Talep yüksek
En ciddi talep, önce Lefke ve Trodos eteklerine sıkışıp kalan Kıbrıslı Türk ve Rumlardan geldi.
“Aplıç Kapısı açılsın…”
Şimdi yeni bir talep var…
Mağusa’dan…
Hem Kıbrıslı Türkler…
Hem Kıbrıslı Rumlar…
“Derinya Kapısı açılsın…”
Bunun için halklar, ortak mücadeleye hazır.
Bu mücadele zaten başladı.
***
Ekonomik akıl da destekliyor
Elbette, sınır kapılarının açılmasının birçok etkisi var.
Lefke örneğin, “çıkmaz sokak…”
1974’den itibaren Lefke, “maden pisliği ile çöplüğün” arasına hapsedilmiş durumda.
Çırpındıkça Lefkeli, sesleri daha da kısıtlıyor.
Aplıç Kapısı’nın açılmamasının gir mantığı var mı Kıbrıslı Türkler açısından?
Ekonomik akıl da dayatıyor artık Lefke’de yeni bir kapıya ihtiyaç olduğunu…
Lefke Avrupa Üniversitesi, Lefke’de bir ekonomik ivme yarattı. Ama, bir bölgede şekilleniyor LAÜ…
Lefke, “taş evleri, taş yolları” ile bir “turizm kenti” olabilir. Trodoslar’da birçok benzer turist kentleri inşa edildi.
Standartları belli.
Lefke için de çıkış kapısı “turizm”…
Açılması gereken kapı Aplıç…
***
Mağusa’da durum farklı değil
Peki Mağusa?
Allah aşkına kaç dünya kenti var, Leonardo Da Vicni’den Namık Kemal’e uzanan bir kültür yelpazesine sahip olsun…
Tek başına Othello her yıl “milyon” İngiliz turist çekebilecek noktada…
Mağusa’nın güneye açılan sadece “tek” kapısı var.
O nüfusa tek kapı?
Mümkün değil, Derinya Kapısı bir kurtuluştur…
Yeni bir adımdır…
Yeni bir soluktur…
Hem Güney’de…
Hem de Kuzey’de…
Geniş bir taban o kapının açılması için adım atıyor.
16 Mayıs’ta hepsi sokağa inecek…
“Açın” diyorlar…
Mağusa’yı bir anda Güney’in 3 milyon turistinin her yıl ziyaret ettiği bir bölgeye açacaksınız…
Sadece bu açıdan bile, denemeye değer…
.jpg)
***
Alın size GYÖ
GYÖ…
Güven Yaratıcı Önlem…
Açılan her kapı, yeni bir bölgede yeni bir güven tesis etmek demek.
Örnekleri bol…
Mağusa, kapılarını Güney’e açtı.
Her yıl düzenlenen deniz panayırı…
Her yıl düzenlenen ayin…
Binlerce Rum, akın akın Mağusa’ya geliyor…
Burnu kanamadan gidiyor…
Masa yeniden kurulacak ya…
Mustafa Akıncı için de…
Nikos Anastasiadis için de, bulunmaz bir fırsat var.
Alın size ilk güzel adım…
Aplıç ve Derinya’yı karşılıklı açın…
Bir anda binlerce insana dokunun…
Geçtim “ekonomik aklı da var” saptamasını…
İki toplumun birbirine yakınlaştırılması anlamında çok ciddi bir adım.
“Maraş’ın müzakere masasına paralel açılımının sürdürülmesi” liderlerce telaffuz ediliyor…
Aplıç ve Derinya Kapısı tam da bunun ilk adımı olabilir.
Halklarınızdan korkmayın…
Liderler açısından da iyi bir sınav süreci başlarken…
Karşılıklı güven artırıcı adımların atılması kaçınılmazdır.
30 milyon insan geçmiş karşılıklı…
Bırakın daha da rahatlasın yurdun dört bir yanı…
































