Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Işık ve Zeki Alasya

İlk kez bir ölüm olayının ardından,

Ne derler,
“Taziye” ya da “başsağlığı” mesajı yayınlanmadı.

Ölenin adı:
Kenan Evren…

Bugün ortalıkta görülen o imamlar onun ürünüdür.
Zaten ressamdı.
Bir yaratıcı yanı vardı.
Yaratıp bunları saldı ortaya…

Diyeceğim, 12 Eylül sarıklı, türbanlı vaziyette sürüyor…

Öleceğinde mücendra istedi.
Kıbrıs kökenliydi.
Kıbrıs’ı çok seviyordu.
Gidip geliyordu ara sıra.
Kıbrıslı olduğunu da hiç saklamıyordu.
Adı:
Zeki Alaysa.

Halbuki MHP’lilerin merhum liderleri Türkeş’in Kıbrıslı olduğunu söyledikleri pek duyulmamıştır.
Haydarpaşa’da Kirlizade sokak numara 13’te oturuyorlardı.
Türkeş Lefkoşa’da dünyaya gelmişti.
Kıbrıs, Lozan’da İngilizlere bırakılınca, Atatürk Türkiye’si Kıbrıslı Türkleri Anadolu’ya çağırmıştı.
Ankara’nın buradaki temsilcileri de Kıbrıslı Türkleri göç ettirmek için motive ediyorlardı.
Giden gitmişti.
Belki de Türkeş ve ailesi de bu motivasyon sonucu göç etmişlerdi ki tarih 1933’tü.

16 yaşındaydı.
Gitti ve bir daha gelmedi.

Şimdi Kirlizade Sokaktaki 13 numaralı ev yıkık döküktür.

Bir gün o yıkıntıların arasına girip etrafı gözlerken, yıkıntıların arasında eski bir korniş bulup almıştım.
O kornişlerin şimdi modern versiyonları yapılmaktadır tahtadan…

Türkeş’in Kıbrıs’a karşı ruh hali ne idi bilinmez…

Ama Zeki Alasya son nefesini vereceği gün bile mücendra pilavı istemiş…

Buradan bir Kıbrıslılık şovenizmi çıkartmaya gerek yok,
Ama insan köklerini unutmamalı nihayetinde.

Kenan Evren darbeyi yapıp anayasayı hazırladığında,
Referandumda yüzde 92 oy oranı ile onay almıştı.

İşte,
Ahali dediğiniz böyle bir şey.
Doğusu, batısı, kuzeyi güneyi hep birlikte askerin arkasını sıvazlamışlardı.
Onun ürettiği imamlar, herhalde gizliden dua okuyor olsalar gerek!

Türkeş gidip gelmemişti…

Yetmişli yıllardı.
Türkeş’in adaya geleceği haberi çıkmıştı.
Dönemin gençlik örgütü DGD (Devrimci Gençlik Derneği), kendine özgü bir eylem gerçekleştirmiş,
Teksir makinesinde basılan ve “…Türkeş adaya gelemez” şeklinde bir protesto metnini (polis nerede basıldığını anlayamasın diye el yazısı ile yazılmış) gerekli yerlere gizlice dağıtmıştı.
O yıllarda devrimci gençler öldürülüyordu.
Sonra o ziyaretten vazgeçildi.
Bu eylemin bir tesiri oldu muydu bilinmez…

Kenan Evren ve Zeki Alasya.

Evren’in arkasından ne ağlayan oldu ne sızlayan.
Tam aksine…

Zeki Alasysa için dünya ağladı…
Bugünlerde etrafınızda bir ışık varsa odur…