İlahiyat Koleji yasalara uyacak

23 Şubat 2018 Cuma | 12:56
Cemal Özyiğit

Milli Eğitim Bakanı Cemal Özyiğit, İlahiyat Koleji dahil tüm okulların denetimden geçeceğini demokrasi, laiklik ve bilimsel eğitime sahip olmayanlarda eğitimin devam etmeyeceğini söyledi

Kıbrıs Town Houses

 

“NEREDE NE YAPIYORLAR BİLECEĞİZ”: Özyiğit: Eğitimde bilimsel, demokratik ve laiklik ilkelerden kesinlikle ödün vermeyeceğiz. Dini eğitim veren okullar dahil bütün okulların gözden geçirilecek. Ödün vermeden gerekli düzenlemeler yapılacak. Buna ilahiyat koleji de dahildir. Ne yapılıyor orada biz bileceğiz

 

YARIŞMACI SINAVLAR SAKINCALI:  Özyiğit: Ölçme değerlendirme sistemi çok önemli. Bu yarışmacı sınav sistemi sakıncalıdır. Bunların hepsini konuşmamız gerek. Hedefimiz çocukları yarış atı olmaktan kurtarmak, çocukların ilgi ve yeteneklerini açığa çıkarmak ve başarıyı hedefleyip ödüllendirmektir

KOLKOLA YÜRÜYECEĞİZ: Özyiğit: ‘Ben yaptım oldu’ mantığıyla hareket ederseniz, öğretmen sendikaları buna karşı çıkar. Ama ben ‘ben yaptım oldu’ mantığıyla gitmiyorum. Ben diyorum ki gelin kol kola girelim eğitimi birlikte yapılandıralım

 

 

politikl sohbetlerBertuğ TOPAL

Milli Eğitim Bakanı Cemal Özyiğit, ülkedeki tüm okulların denetimden geçirileceğini ifade ederek denetimsiz veya kriterlere uygun olmayan okulların eğitim veremeyeceğini söyledi. Özyiğit, bilimsel, demokratik ve laiklik ilkesine bağlı şekilde okulların eğitim vereceğini ve İlahiyat Koleji de dahil tüm okulların denetleneceğini söyledi.

Özyiğit,ilkelerden ödün vermeden gerekli düzenlemelerin yapılacağını ifade ederek bu ülkede denetlenmeyen, denetimsiz hiçbir eğitime izin verilmeyeceğini söyledi.

Özyiğit sınav sistemi hakkında da konuşarak, çocukların yarış atı olmaktan çıkarılacağı bir sistem üzerinde çalışacaklarını kaydetti.

Milli Eğitim Bakanı Cemal Özyiğit, nasıl bir bakanlık devraldığını, hedefindeki eğitim sistemini ve daha fazlasını Havadis’e açıkladı.

 

Soru: Göreve geleli yaklaşık 2 hafta oldu. Göreve geldiğinizden itibaren nasıl bir bakanlık devraldınız?

Özyiğit: Rutin işler ve olağan işler devam ediyor ama zaten bir süreden beridir bakan yoktu. Özdemir bey UBP’ye transfer olduktan sonraki süreç ve Serdar beyin vekaleten yürüttüğü daha çok müsteşar ve daire müdürlerinin gayretleri ile işlerin yürüdüğü bir bakanlık var. Daire müdürlerine de baktığımız zaman ilköğretim ve genel orta öğretim müdürleri de yok. Bir yandan onun da sıkıntıları var müdür muavinlerinin canla başla çalıştığı bir noktadayız.

 

Soru: İlk etapta koltuğa oturduğunuz anda hangi sorunları karşınızda buldunuz? Bu sorunların çözümü için girişimler başlatıldı mı?

Özyiğit:Eğitim ciddi bir sorun yumağı içerisinde. Düşünün 5 aydır öğrenci taşımacılığı yapanların ödenmediği bir yapı var. Onu çözdük. Toplu taşımacılık tüzüğünü yeniden ele almamız gerekiyor. Bana göre yanlış bir uygulama oldu ve Merkezi İhale Komisyonu’na bağlandı bu konu. Öğrenci taşımacılığı zaten köylerde özellikle kimlerin taşıyabileceği belli. Buna neden bir de ihale yapmak gerek anlamadık. Evet bunları denetlemek gerek. Araçlar denetlenmeli, öğrenci sağlığını da gözeterek arabaların yeniliği, sağlamlığı, kullanılabilirliği, muayenelerinin denetlenmesi önemli. Öte yandan şoförler önemli. Bütün bunları denetlemek gerek. Çünkü taşınacak olan göz bebeklerimiz çocuklarımız. Önümüzdeki dönemde bunların denetleneceği bir çalışma olacak. Ama ilk etapta 5 aydır ödenmeyen taşımacılık yapanlar ödenecek.

 

Soru: Öğretmen eksikliği noktasında bir takım sorunlar olduğu biliniyor. Bu noktada nasıl bir adım atmayı planlıyorsunuz?

Özyiğit:Bütçe geçmediği için burslarla ilgili sorunlar vardı. O da çözüldü. Bugün yarın geriye dönük eksik olanlar da ödenecek. Seçim yasakları başladığı için genel ilköğretimde gerekse orta öğretimde sınavları yapılmış ama atanmamış terfiler vardı. Bunların akışını sağladık. Onların yerine yetkilerin istenmesi ve bazı okullarda da öğretmen eksikliklerinin tamamlanması için çalışıyoruz. Yetki geldik sonra atamaları yapıyoruz. Kısa süre içerisinde eksik öğretmen olmayacak. Hükümetin çalışmalarını sürdürürken bütçenin onayı verildi. Hemen ihaleye çıkılması gereken birçok konu var. Örneğin ders yılı başında kendisini göstermiş olan Girne bölgesinde okul ihtiyacı var. Serdar beyin kişisel gayreti ile çözümlenen bazı sorunlar var. Girne’de bir karkas inşaat var bir de ilkokul yapılacak bir arazi var. Karkas inşaat ortaokul yapılacak şekilde tahsis edildi. Bu konularda start verip ihaleye çıkma çabamız var. Mümkünse ders yılı başına yetiştirme hedefimiz var ama yetişmezse de en erken zamanda bunları sağlamak istiyoruz. Tamirat ve tadilatları devam eden okullar mevcut. Bazıları bitti bazılarını da hızlandırdık.

 

Soru: Eğitim sistemi konusunda ne gibi açılımlar yapılacak? Sistemde değişecek hangi noktalar var?

Özyiğit: Eğitimin içeriğini masaya yatırmayı düşünüyoruz. Bu eğitim sistemi her gelen hükümete veya bakana göre yeniden değiştirilmesi ve yaz boz tahtası olmaması için çalışacağız. Olabildiğince en geniş konsensüs sağlanarak eğitimin devlet politikası olması konusunda ısrarlıyız.

DPÖ Müsteşarı, Ticaret Odası ile görüştü. Önümüzdeki günlerde Sanayi Odası, Enaf Zanaatkarlar Odası ve üretici ile ekonomik birlikleri ile görüşeceğim. Bu saydığı örgütler ve öğretmen sendikaları ile birlikte bir çalışma başlatacağız. Eğitimin yeniden yapılanması konusu gündemimizdedir.

 

Soru: Üniversiteler konusunda görüşleriniz nelerdir? Yükseköğrenim sektörünün ciddi sıkıntıları olduğu biliniyor. Özellikle öğrenci takip noktasında hangi adımları atıyorsunuz?

Özyiğit:Üniversiteler için öğrenci kayıt kabulü bizim için önemli. YÖDAK ile onu görüştük. Bunula ilgili bir hazırlık vardır. İkinci konu da öğrenci takip sistemi. Bu hafiye sistemi değil ama ülkemize gelen öğrenciler, ülkemize geldiği günden itibaren mezun olacağı ana kadar nerede yatıyor kalkıyor, okula devamı nasıldır. Bunların hepsini takip edeceğiz. Gelen öğrencinin bizim bir bireyimiz olduğunu unutmamak gerek. Onun burada hem sosyal yaşama katılabilmesi hem de en iyi şekilde eğitim alabilmesi önemliçünkü mezun olduktan sonra o genç bizim birer fahri temsilcimiz olacak. Bütün bunlarda ben ısrarlıyım. Bu konular bizim için olmazsa olmazımızdır. Bunun yanı sıra YÖDAK ile üniversitelere kayıt kabul noktasında yerel üniversitelere öğrencilerimizin nasıl gireceğini de konuşmaya başladık. Merkezi anlayışla tek sınav mı olur başka yöntemler mi geliştirilir bunları oturup konuşacağız. Türkiye’de olduğu veya yabancı ülkelerde olduğu gibi. Belki iki aşamalı olacak bunları oturup konuşacağız.

13 faaliyette olan üniversitemiz, 3 YÖK’e akredite olmaya çalışan, 16 tane de ön izin almış ve YÖDAK kriterlerini yerine getirmeye çalışan daha sonra da Meclis’e gidecek üniversitemiz var. Bizim derdimiz çok üniversite değil. Üniversitelerdeki eğitimin kalitesi bizim için çok önemli. Dünya standartlarına çıkabilecek üniversiteler istiyoruz. Ülkenin tanıtımı için de üniversiteler önemlidir ama sadece işin ekonomik yanını değil kalitesini de dünya standartlarına taşımak zorundayız.

 

Soru: Ülkede yıllardır konuşulan çocukların bir yarış atı gibi sürekli sınavdan sınava koşuşturması sorunu var. Bu sorun halen daha da devam ediyor. Her hükümet döneminde bu noktada bir irade ortaya konulamıyor. Sizin döneminizde nasıl bir uygulama yapılacak?

Özyiğit: Ölçme Değerlendirme Sistemi çok önemli. Bu yarışmacı sınav dediğimiz gerek kolej sınavı gerek ÖSS’ye girişte olduğu gibi bir tek sınav sistemi sakıncalıdır. Liseye giriş sınavları da buna dahildir. Bunların hepsini konuşmamız gerek. Hedefimiz çocukları yarış atı olmaktan kurtarmak, çocukların ilgi ve yeteneklerini açığa çıkarmak ve başarıyı hedefleyip ödüllendirmektir. Sıralama yapmak yerine belli bir puan üzeri başarıdır deyip başarıyı gösterenleri almaktır. Okul başarısı veya şu dersten en az bu puanı almak gibi kriterler de konulabilir.

 

Soru: Partinizin hedefleri arasında tam gün eğitime geçiş olduğu biliniyor. Bu dönemde tam gün eğitime geçiş noktasında hangi adımlar atılacak?

Özyiğit: Eğitim süresinin uzatılması bizim hedeflerimiz arasındadır. Önümüzdeki günlerde tam gün eğitimin sistemimize nasıl geçirilebileceğini konuşacağız. Hedefimiz belki sonbaharda bir eğitim şurası yapmaktır. Ama biz şimdiden çalışma gruplarını oluşturacağız. Her konu için ayrı ayrı komisyonlar kurulacak. Bu komisyonlar şura tarihine kadar çalışmalarını yapacak. Şurada da bu edinilen bilgilke ülkenin tüm kesimleriyle paylaşılacak. Bugüne kadar şura kararlarının büyük oranı uygulanmadı, ancak biz bu kararları uygulamakta kesin kararlı olacağız. Milli Eğitim Yasası güncel koşullara göre yeniden gözden geçirilecek. Yasal düzenlemeler ve uygulamalar değerlendirilecek.

 

Soru: Bakan olmadan önce hem partiniz hem de siz İlahiyat Koleji konusunda açıklamalar yapmış ve kapatılması veya denetim altına alınması gerektiğini söylemiştiniz. BU noktada adım atacak mısınız?

Özyiğit: Bilimsel, demokratik ve laiklik ilkeleri doğrultusunda bütün okullar dini eğitim veren okullar da dahil gözden geçirilecek ve kesinlikle bu ilkelerden ödün vermeden gerekli düzenlemeler yapılacak. Buna ilahiyat koleji de dahildir. Bu ülkede denetlenmeyen, denetimsiz hiçbir eğitime izin verilmeyecek. Ne yapılıyor orada biz bileceğiz. Bilimsel, demokrasi ve laiklik ilkelerine uygun olacak.

 

Soru: En zor bakanlıklardan biri olarak görülüyor Milli Eğitim Bakanlığı. Öğretmen sendikaları ile bakanlığa geldikten sonra görüşme şansınız oldu mu? Beraber uyum içerisinde çalışacağınızı düşünüyor musunuz?

Özyiğit: Ben de sendikacılıktan gelen birisiyim. KTÖS’ün genel sekreterliğini yaptım. Dolayısıyla o da benim vazgeçilmez bir parçam. Ben öğretmenleri de kolumuza takmaktan bahsediyorum. Öğretmen örgütleri bizim için önemlidir, onlarla birlikte bu yolu yürümek durumundayız. ben inanıyorum ki öğretmen örgütleri de sürekli görüşlerini ortaya koyuyorlar. Ben birlikte bu yolu yürüyebileceğimize inanıyorum. Öğretmen örgütleri bizim hedeflerimize engel değil destek olacakları ben buna inanıyorum. Çünkü herkes başka bir bakış açısıyla bakıyor. Ben yaptık oldu mantığıyla hareket ederseniz ben içinden çıktığım sendikaları bilirim ki buna karşı çıkarlar. Ama ben ‘ben yaptım oldu’ mantığıyla gitmiyor. Ben diyorum ki gelin kol kola girelim eğitimi birlikte yapılandıralım. Ben bun a inanıyorum ki bu öngörüleri yapmak için kolkola girebileceğiz.

Maddi sıkıntılar noktasında ters düşme konusunda bütçe olanakları oldukça önemli. Bazı konularda örneğin eğitimin süresinin uzatılmasında elbette altyapı konusunda bir finansman gerekiyor. Bu konuda bir uzlaşma sağlamak lazım ilgili kesimlerle. Çünkü şu ana kadar yaptığım görüşmelerde herkes eğitimden umutlu. Eğitimle ilgili birşeyler bekliyorlar ben de onlara eğer kolkola girersek bu adımların atılabileceği mesajını vermeye çalışıyorum.

 

Soru: Geçen hafta bir Kemal Dürüst olayı yaşandı. Kemal Dürüst öğretmenlik görevine geri dönmeyerek istifa etmeyi seçti. Bunu nasıl yorumlarsınız?

Özyiğit: Kemal bey bilmiyorum bir tercih yaptı ama zamanında atandığı dönem 25 yıllık hizmet ve 55 yaş sistemidir. Kemal bey uzun süre milletvekilliği ve bakanlık yaptı. Seçimi kaybedince yaşının ve görev süresinin dolmasına daha yıllar olduğu görüldü. KHK olmak üzere biz ilgili kurumlardan yazılar geldi. Kemal Dürüst’ün emeklilik hakkı kazanabilmesi için görev yerine dönmesi gerektiği yazıldı. Biz de bir yazı yazdık ve 16 Şubat’tan itibaren görev yerinin Şehit Turgut Ortaokulu olduğunu bildirdik. Keşke gidip orada gençlere bilgilerini hem de deneyimlerini aktarabilseydi.

Bu arada tam tersi olarak Hüseyin Avkıran Alanlı geldi bizden görev talep etti. Onun da ataması bugünlerde yapılacak.