EğitimKöşe Yazarları

İkinci Çavuşoğlu dönemi


Yeni hükümetle birlikte yeni eğitim bakanı da belli oldu. Öğretmen kökenli Cemal Özyiğit’ten sonra başka bir öğretmen kökenli Nazım Çavuşoğlu yeni eğitim bakanımız oldu.

Çavuşoğlu’nun bu ikinci eğitim bakanlığı dönemi olacak. Yanılmıyorsam 2010-2011 yılları arasında eğitim bakanlığı yapmıştı. UBP hükümetlerinin olumsuzlukları içerisinde Çavuşoğlu’nun o dönemde eğitim adına yaptığı olumlu işler vardı. Kolej sınavı ile ilgili farklı arayışları vardı. Seviye Belirleme Sınavı(SBS) diye bir sınavı hayata geçirmiş ancak sonuçlarını elde etmesine görev süresi yeterli olmamıştı. Özel dershanelerde çalışan devlet öğretmenleri konusunda da katı bir tutumu olduğunu, taviz vermek istemediğini hatırlıyorum. Bana göre Çavuşoğlu’nun o kısacık eğitim bakanlığı dönemindeki en önemli icraatı ise İskele Bekirpaşa Lisesi’ne 25 kişilik kolej sınıfını açmasıydı. Bugün artık Yeni İskele ayrı bir kolej binasından bahsediyorsa, Çavuşoğlu’nun hakkını vermek gerekir.

Bundan sonra İskele’ye yeni bir kolej binasının yapılması Çavuşoğlu’nun boynunun borcudur aslında… Bunu hem başlattığı işi tamamlamak adına hem de bölgenin milletvekili olarak yapması gerekir. Kaldı ki bölge halkı da bunu canı gönülden istiyor.

Çavuşoğlu bu konuda ciddi bir sınav verecek. Aslında bununla birlikte vereceği çok önemli bir sınav daha var. Bu ülkede belli ki kolej programına ciddi bir talep var. Çavuşoğlu ilk bakanlığı döneminde nasıl ki Bekirpaşa Lisesi’ne bir kolej sınıfı kazandırmışsa, şimdi de toplumun ondan beklentisi aynı olayı diğer bölgelere taşımasıdır. Aksi durumda sadece kendi bölgesi için çalışan bir eğitim bakanı imajı ortaya çıkacaktır.

Açıkçası Çavuşoğlu hiç zaman kaybetmeden yeni öğretim yılı için kolej programının yaygınlaştırılması için bir planlama yapmalıdır. Yani Bekirpaşa Lisesi’nde olan şey, Lefke Gazi Lisesi’nde Lapta Yavuzlar Lisesi’nde Esentepe Ortaokulu’nda, Erenköy Lisesi’nde, Geçitkale Cumhuriyet Lisesi’nde ve belki Lefkoşa’daki başka bir ortaokul veya lisede niye olmasın ki? Bunun için gerekli altyapı, öğretmen ve diğer ihtiyaçların hemen belirlenmesi ve kolej programının daha çok çocuğa ulaşması için adım atılması kaçınılmazdır. Eğer Çavuşoğlu bunu gerçekleştirmeyecekse benim gözümde sadece İskele bölgesinin eğitim bakanı olacaktır.

******

Elbette Çavuşoğlu’nun yapması gerekenler bunlarla sınırlı değil… Aslında Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın 1970’lerden kalma örgütsel yapısını değiştirmekten başlayarak ilk adımı atmalıdır. 2019’da 70’lerden kalma teşkilat yapısı ve eskimiş yasalarla bugüne çare olması çok zordur. Doğru dürüst bir Program Geliştirme, PDR, Eğitim Teknolojisi ve daha birçok birimin hayat bulması gerekir. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın temel direği Talim Terbiye Dairesi bugünkü 2-3 kişilik ekibi ile hangi bir yere yetişecek.

Kısacası Çavuşoğlu’nun işi pek de kolay değil. Üniversite öncesi eğitim kurumlarında 50 bin öğrenci öğrenim görüyor. Bunların sadece anne-babalarını hesaplasak 100 bin kişi, çocuklarla birlikte 150 bin kişi eder. Direkt olarak her gün bu insanlar Çavuşoğlu’nun atacağı adım, ağzından çıkacak tek bir kelime ile ilgilenecektir. Bu nedenle Çavuşoğlu’nun ne kaybedecek zamanı, ne de harcayacak bilimsel aklı vardır. Eğitim ciddi bir iştir ve eğitim bilimi ışığında yapılır. Çavuşoğlu’nun çalışacağı ekibi de önemlidir. Partisel çıkarlar bir kenara itilip, eğitimde devlet politikası üretecek eğitim bilimciler ile çalışılmalıdır.

Eğitimde yeni paradigmalar ancak dünyayı takip eden, eğitim bilimi ile haşır neşir olan insanlarla hayat bulur. Yoksa 70’li yıllardan kalma teşkilat yapısı ve anlayışı ile çağdaş eğitimi hedeflemek pek mümkün görünmüyor.

Haa! Çavuşoğlu bunu yapabilir mi? İsterse yapabilir…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı