1984 yılıydı.
Ankara’nın puslu ve olağanüstü koşullarında dönem sınavlarıyla boğuşup duruyorduk.
Bir de sıkıyönetimle.
Türkiyeli arkadaşlar “1 Mayıs’ta ne yapacaksın Kıbrıslı” diye sormuşlardı.
Meraktan öte politik bir cevap arıyorlardı.
Gizliden gizliye örgütlenmeye çalışan okul derneği, Çubuk Barajı’nda “1 Mayıs’ı kutlama” etkinliği planlıyordu.
Davetliler arasında ben de olacaktım.
Barajın çevrelediği kayın ormanının kuytu bir köşesinde, 1 Mayıs kutlanacaktı.
Duyulması veya tespit edilmesi halinde yıllar sürecek hapislik gibi çok ciddi sonuçları olan tehlikeli bir kutlama olacaktı.
“Ben 1 Mayıs’ı Kıbrıs’ta kutlayacağım, meydanlarda” yanıtı herkesi şaşırtmıştı.
Kuzey Kıbrıs’ta 1 Mayıs’ın resmi bayram olduğunu öğrendiklerinde ise hayretten neredeyse küçük dillerini yutacaklardı.
Ben, 1984 1 Mayısını Lefkoşa’da, Sarayönü’nde mitingde kutladım.
Yaklaşık 2 bin kişilik bir kalabalıkla birlikte.
Onlar Çubuk Barajı’na gittiler.
30 kişilik bir gruptular.
Kayın ormanının kuytu köşesi sırlarını saklamaya yetmemişti.
Kutlama akşamı tümünün evini polis bastı.
Uzun süre sorguda kaldılar.
Sonra birer birer salıverildiler.
İkisi hariç.
İkisinin hala nerede oldukları bilinmiyor.
Ne bir iz, ne bir işaret.
Ondan sonraki 1 Mayıslarda 2 karanfil bırakmaya başladık amfideki kürsünün üstüne.
İki 1 Mayıs karanfili.
****
Türkiye’deki arkadaşlar bugün meydanlarda kutlayacaklar 1 Mayıs’ı.
İşlerin baskısından kurtulma fırsatı bulursam ben de.
Onlar on binlerce insanla birlikte olacaklar.
Bizde hala 2 bin sayısı tatmin edici bulunur.
Onlar, demokrasinin çemberini genişletmek, Türkiye halkının özgürlüklerini artırmak için her platformda dişe diş bir mücadele veriyorlar.
“Hak verilmez alınır” belgisini şiar ediniyorlar.
Bizse, görünmez bir cenderenin kıskacında “kuzu kuzu” teslim etmeye hazırlanıyoruz haklarımızı.
Sonra da pılımızı pırtımızı toplayıp bu ülkeden sıvışmanın yollarını aramaya başlıyoruz.
Tıpkı 1984’te olduğu gibi yine hayretten hayrete düşürmek isterdim Ankara’daki dostları.
Ama bu kez sıra bende.
18 yılda biz yerimizde saydık, onlar tuğlaları üst üste koyup güçlü bir yapı ördüler.
Aradaki fark bu galiba…
Tüm çalışanların 1 Mayıs bayramı kutlu olsun…
(*) 1 Mayıs 2002
































