2014’ÜN İKİNCİ YARISINDA YASALAŞACAK: Çalıştığı iş yerinde haksızlığa uğrayan işçinin pahalı mahkeme masrafı ve uzun süren hak arama mücadelesi nedeniyle haksızlığı sineye çekmesi tarihe karışıyor. Hakkı yenen çalışan bakanlıkta oluşacak kurula başvuracak, en geç 45 gün içinde karar üretilecek
TASARI TAMAM: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Aziz Gürpınar, İş Uyuşmazlıklarının Çözümü Yasa Tasarısı hazırladıklarını belirtti. Tasarıya göre mahkeme öncesi oluşturulacak kurul, ücretsiz olarak işçilerin başvurularını değerlendirip karara bağlayacak
BELEDİYELERDE YATIRIM SORUNU BİTİYOR: 1 Mayıs öncesi, belediye emekçilerine de seslenen Gürpınar, kısa süre içinde, belediyelerde yatırılmayan sosyal sigorta- ihtiyat sandığı ve geç ödenen maaşlarla ilgili tedbir alınacağını söyledi
Bertuğ TOPAL
Ülkenin kanayan yaralarından birisi olan ve işçi sendikalarının bir süreden beridir dillendirdiği iş uyuşmazlığı nedeniyle başvurulan mahkemenin maddi külfet teşkil etmesi sorununun ortadan kaldırılıyor.
3-4 aya kadar yasalaşması beklenen İş Uyuşmazlıklarının Çözümü Yasa Tasarısı ile mağdur işçiler, mahkeme öncesi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde kurulacak bir kuruma başvurarak haklarını orada arayacak. İşçilerin ücretsiz yararlanacağı bu kurumun, işçilerin başvuruları ile yapılacak soruşturma ışığında karar verme yetkisi de olacak.
İşçi sendikaları konunun önemine vurgu yaparken, mahkemelerin tüm konuları ayni bütünlükte değerlendirmesi nedeniyle davaların uzadığını belirtti.
Dünyanın her yerinde olduğu gibi KKTC’de de iş mahkemelerin kurulmasını isteyen işçi sendikaları, hükümetin bu konuda somut atmalarını talep etti.
Gürpınar: İş uyuşmazlıkları kısa sürede çözülecek
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Aziz Gürpınar, İş Uyuşmazlıklarının Çözümü Yasa Tasarısı’nın esas amacının çalışma yaşamında ortaya çıkan iş uyuşmazlıklarının kısa sürede, çabuk ve etkin bir şekilde çözümlenebilmesi olduğunu söyledi. Yargı öncesi bir çözüm müessesi oluşturacaklarını ifade eden Gürpınar, bu yasanın yargının önüne geçecek bir mekanizma olmadığını işçilerin yargı öncesinde başvurulabilecekleri bir mekanizma olarak öngörüldüğünü belirtti.
“Bazı yasalar pratikte karşılık bulmadı”
“Şu an itibarı yasada çağdaş düzenlemeler olmasına rağmen uygulamada sıkıntılar yaşanmaktadır” diyen Gürpınar, İş yasası, Toplu İş Sözleşmesi Yasası gibi yasaların pratikte karşılık bulamadığını söyledi.
“Kurumun karar yetkisi olacak”
“Haksız yere işten durdurulduğunu düşünen işçilerin yargıya başvurma hakkı vardır. Böyle bir durumda ispat yükümlülüğü işverene aittir. Yargı yolunu kullanabilmek pahalıdır. Altyapısında güçlü bir argümana sahip olduğu görülse de bu yol yeterince açık olmadığı için sonuç alıcı olmamaktadır” diye konuşan bakan Gürpınar, bu tıkanıklığı aşmak için yargı öncesi müracaat müessesi oluşturulacağını belirtti. Kurulun tarafsız ve bilirkişilerden oluşturulacağını ifade eden Gürpınar, çok küçük bir ücret karşılığında işçilerin müracaat edebileceğini söyledi. Gürpınar, “Kurul önüne gelen konular hakkında görüşler alacak. Soruşturma yapacak. Müracaatlar kısa bir süre içerisinde, 1 ay veya 45 gün içerisinde sonuçlandırılacak. Bu kurumun karar verme yetkisi olacak” dedi.
Bakan Gürpınar, bu tip kurumların Avrupa Birliği’nin birçok ülkesinde mevcut olduğunu ve AB normlarına uygun olduğunu söyledi.
“2015 hedefimiz iş mahkemeleri”
Bakan Gürpınar, iş mahkemeleri konusunun da gündemlerinde olduğunu ifade ederek bu mahkemelerin kurulmasının önünde Anayasa değişikliği sorunu olduğunu belirtti.
28 Haziran’da yapılacak yerel seçimlerle beraber halka sunulması planlanan yeni Anayasa Değişiklik Paketi içerisinde iş mahkemeleri konusunun da olduğunu ifade eden Gürpınar, bu değişikliğin de büyük olasılıkla yere seçimlerle birlikte kabul edileceğini söyledi.
İş mahkemelerinin kurulması için hedeflerinin 2015 olduğunu ifade eden Gürpınar, Anayasa değişikliğinin yapılmasının ardından bu konu için de çalışmaların başlayacağını söyledi.
Belediyeler Yasası haftaya kaldı
Birçok belediyede Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı yatırımlarının yapılmaması nedeniyle işçinin mağduriyeti de Belediyeler Yasası ile aza indirgeniyor. Dün Bakanlar Kurulu’nda görüşülen tasarının onaylanmasının haftaya kaldığı bildirildi. Tasarı ile geçmişe dönük çalışanların yatırılmayan Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı yatırımlar taksitlendirme ile belediyelerden tahsil edilecek. Yasanın geçmesinin ardından ise iki ay üst üste çalışanlarının yatırımını yapmayan belediyelerin üçüncü ay devlet katkı payından kesinti yapılarak çalışanların yasal hakları karşılanacak.
“Yatırım sorunu ortadan kaldırılacak”
Bakan Gürpınar, Belediyeler Yasası’nın dün Bakanlar Kurulu’nda görüşüldüğünü ve birkaç pürüz nedeniyle haftaya kaldığını açıkladı. Kendi bakanlığını ilgilendiren 2 husus olduğunu ifade eden Gürpınar, “Arka arkaya 2 ay belediyeler sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı yatırımlarının yapılmaması halinde Maliye Bakanlığı devlet katkısından kesinti yapılması ile ilgili bir düzenleme yapılıyor. Bu yasa yürürlüğe girdiği an itibaren sorun ortadan kalkacak. Geçmiş borçların ortadan kaldırılabilmesi için ise 15 yıla kadar bir yapılandırma söz konusu olacak” dedi.
Bozat: Keyfiyet dönemi bitecek
Belediye Emekçileri Sendikası Başkanı Savaş Bozat, belediyelerin yaşadığı en büyük sorun olan belediye yönetimlerinin Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı yatırımlarının yapılmaması ile ilgili Belediyeler Yasası’nın dün Bakanlar Kurulu’nda görüşüldüğünü ifade etti. Sosyal Sigortaların ödenmeyen kısımlarının taksitlendirileceğini ifade eden Bozat, “Yasa geçtikten sonraki dönemde ise belediyelerin 2 ay yatırımları yapmaması halinde 3’üncü ay devletten gelecek olan katkıdan kesilmesi planlanıyor” dedi. Bozat, belediye başkanlarının elindeki yetkilerin elinden alındığını ifade ederek “Bundan sonra başkanlar keyfi davranamayacak” dedi.
Herkesi bugün Ara Bölge’ye davet ediyoruz
Bozat, bugün Ara Bölge’ye yapılacak 1 Mayıs etkinliğine tüm işçi ve emekçilerin yanı sıra tüm halkı davet ettiklerini söyledi. Organizasyonu 2 öğretmen sendikası ve kendilerini yaptığını kaydeden Bozat, ellerinden geldiğince sayının artması için çalıştıklarını söyledi.
Cesurer: İş uyuşmazlığında dünyanın gerisindeyiz
El-Sen Başkanı Çağlayan Cesurer, dünyanın her yerinde olduğu gibi iş mahkemelerinin kurulması gerektiğini söyledi. Çözüm üretecek mahkemelerin kurulmasının önemine vurgu yapan Cesurer, “İş uyuşmazlığı konusunda başvurabileceğimiz bir mahkeme yok. Dünyanın her yerinde iş mahkemeleri var. Sağlık konuları ile ilgili mahkemeler var. Temel sorun yargını bütün olarak hareket etmemesinden kaynaklanıyor” diye konuştu.
Mahkemelerin uzmanlaşmadığı bir konuda hüküm vermesinin sorunun çözümlenmemesinin esas sebebi olduğuna da vurgu yapan Cesurer, Profesyonel bir yapının oluşarak, hızlı bir şekilde iş mahkemelerinin kurulması gerektiğini söyledi. “İşle ilgili bir davanın evlenme boşanma davalarıyla beraber sıra beklemesi sorunun uzamasına sebebiyet verir. Yapılması gereken yapılmıyor” diye konuşan Cesurer, hükümet yetkililerinin bu yönde çaba sergilemesini istedi.
“Sosyal haklar için yasal düzenleme yapılmalı”
Cesurer, 1 Mayıs’ın tüm dünyadaki emekçilere kutlu olmasını ve bundan sonraki 1 Mayıs’ların insanların “yarın ne olacakla” ilgili kaygılarından öte “yarın ne yapmamız gerektiği” ile ilgili güzel düşüncelerle hayat bulmasını istedi. 1 Mayıs’ın geliştirilmesi ve tüm çalışanların eşit bir şekilde yararlanılabileceği sistemin oluşturulması gerektiğini ifade eden Cesurer, “Bu ülkede gerçekten özel sektörde çalışan insanların çalışma saatleri belli değil. Herhangi bir izin, tatil veya hastalık durumlarında bile işte olmadığı zaman işsiz kalabiliyor. O günün hak ettiğini alamıyor. Temel olan tüm çalışanların sosyal hak ve menfaatlerinin yasal düzenleme ile hızlı bir şekilde hayata geçirilmesidir” dedi.
Dilek: Davaların açılış yeri yanlış
Kamu-İş Başkanı Sami Dilek iş mahkemelerinin kurulmadığı sürece mağdur işçilerin yasal süreçte mağdur olmaya devam edeceğini ifade ederek davaların açılış yerinin yanlış olduğuna dikkat çekti. Tüm sıkıntının bu olaydan dolayı ortaya çıktığını belirten Dilek, üst mahkeme ve alt mahkeme arasında da sıkıntı olduğunu söyledi. Geçen yıl Kamu-İş olarak açtıkları davanın savcı tarafından yanlış mahkemede olması dolayısıyla sorunlara sebep olduğunu ifade eden Dilek, Bakan’ın da iş mahkemeleri kurulması yönünde görüşünün olduğunu söyledi. Gerekli yerlerin icraata geçmeleri gerektiğini ifade eden Dilek, “Çalışma hayatı ile ilgili bilmediğimiz ILO yasaları da katkı sağlayabilir. Günün sonunda ülkemizdeki çalışma hayatına katkı koyacak” diye konuştu.
“İşverenler çalışanlara önem vermeli”
1 Mayıs’ın dünyadaki tüm çalışanlara kutlu olması dileğini de belirten Dilek, 1 Mayıs’tan sonraki günlerde herkesin çalışma hayatına katkı koyması temennisinde bulundu. İşçilerin hassasiyetlerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini de söyleyen Dilek, özel sektördeki çalışanların özlük haklarına çözüm arayışına girmesi gerektiğini söyledi. Özel sektör ve kamuda çalışanlarının daha huzurlu bir ortamda çalışması için gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade eden Dilek, “Çalışma hayatı çok önemli. Daha çağdaş bir yaşama ulaşmak adına. Biz buradan tüm işverenlere çalışma hayatına önem vermelerini iletmek isteriz. Güzel katkılar koymaları gerek. Daha açılımlar yapmaları gerek” diye konuştu.
Elcil: Kıbrıs sorunu için ciddi mesaj vermeliyiz
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası Genel Sekreteri Şener Elcil ise Kıbrıs’ta şu an için en önemli gündemin Kıbrıs sorunu olduğunu ifade ederek, 1 Mayıs etkinliğini ve 1 Mayıs’ı Kıbrıs sorunun çözümü ile ilgili önemli bir mesaj olarak düşündüklerini söyledi. Bugün gerçekleştirilecek etkinliğin iki toplumlu bir etkinlik olacağına vurgu yapan Elcil, “1958’den bu yana yaşadığımız bütün siyasi olayların yükünü işçi ve emekçiler çekti. Etkinliği işçi ve emekçilerin çözüm konusunda vereceği büyük bir mesaj olarak görüyorum. Kıbrıs sorununa bağlı olarak adamızın kuzeyindeki çalışma yaşamı vahşi bir konuya geldi. Ucuz emek sömürüsü vardır. Gençlerimizi bu ülkeden göç ettirmek için ‘Göç Yasası’nı geçirdiler. Özel sektör ve kamu sektörü arasında büyük uçurum vardır. Bu da çözümsüzlüğün getirdiği bir gelişmedir” diye konuştu.
Seyis: İş mahkemeleri kurulmalı
Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu Başkanı Mehmet Seyis, özellikle özel sektörde çalışan örgütsüz işçilerin sık sık mağduriyete uğradığını belirterek işçilerin geleceğini patronların iki dudağı arasında olduğunu ifade etti.
İş mahkemeleri kurulmalı
İş uyuşmazlıklarıyla ilgili mahkemelerin çok ağır ilerlediğini de belirten Seyis, bazı davaların 3-5 yıl sürebildiğini belirtti. Bu konuda yapılması gerekenin çok net olduğunu kaydeden Seyis, iş mahkemelerinin kurulmasının bu konuyu çözüme ulaştırmak adına yeterli olacağını söyledi. İş Mahkemeleri için Anayasal değişiklik yapılması gerektiğinin kendilerine ulaştırıldığını ifade eden Seyis, “eğer bunu yapamayacaklarsa mevcut mahkemeler içerisinde İş Hukuku’na bakan mahkemeler oluşturulması gerektiğini söyledi. Ayrıca çalışanlara da mesaj yollayan Seyis, mahkemelere fırsat vermeden işçilerin birliktelikleriyle bunu çözebileceğini belirtti. İşçilerin Sendikalaşması gerektiğine de vurgu yapan Seyis, mücadelenin önemli olduğunu söyledi.
56 yıl sonra ilk kez birlikte
Seyis, 1 Mayıs ile ilgili ise bu yıl geçmiş yıllardan bir farklılık olduğunu söyledi. Lefkoşa’da tek mitingle ara bölgede buluşacak. Seyis, “Kıbrıs sorunun da gündemde olduğu bu günlerde barış istenci de vurgulanacak. Kuzey’de Ankara, Güney’de Troyka’nın paket dayatmaları sürüyor. Bu bizim bir dayanışmamızdır. 56 yıl sonra ayni meydanda buluşmasının önemi büyüktür. 1 Mayıs’ın mücadele azmini artırmasını istiyoruz” diye konuştu.
Böyle olmaz yani
Metin DELİDENİZ
K-Pet Süper Lig’den düşecek üçüncü takımı belirlemek için oynanan play-out maçlarının yanlış bir sistemi beraberinde getirdiği dün bir kez daha ortaya çıktı.
İlk yarısı karşılıklı atılan gollerle 1-1 berabere tamamlanan Yeniboğaziçi Serdarlı maçının ikinci yarısı neredeyse kaleye şut atılmadan tamamlandı. Bunca yıldır maç izlerim. İlk defa 45 dakika dolsun, maç da böyle bitsin diye çaba gösterilen bir karşılaşma görmemiştim. Hamitköy-Mormenekşe maçının ilk yarısının 2-0 Mormenekşe’nin galibiyeti ile son bulduğu öğrenildikten sonra her iki takım da oyunu kendi aralarında paslaşarak oynamaya başladı. Maçın 1-1 sonuçlanması demek Serdarlı’nın kümede kalmayı garantilemesi, Yeniboğaziçi’nin de puanını 2 yapıp Hamitköy ile yapacağı son maçta eşit şartlarda maça çıkacağı demekti. Bu amaç ve plan Serdarlı açısından kendi adına tamamdı.
Şimdi ne olacak, Hamitköy ile Yeniboğaziçi pazar günü kendi göbeğini keseceği bir maça çıkacak. Bu maçın da berabere bitmesi halinde bilmeyen okuyucular için belirteyim. Averaj kuralı işlemeyip kendi aralarında bir maç daha yapacaklar. Yani Süper ligden düşecek üçüncü takımdan biri dün oynanan karşılaşmalardan sonra ya Yeniboğaziçi ya da Hamitköy olacak. Serdarlı ile Mormenekşe ise kendi aralarında sırf oynansın diye bir maç yapacak. Buraya kadar gelişen olaylar “play-out” sisteminin daha adil bir şekil alabilmesi için bir an önce çalışma yapılmasının gerekliliğini ortaya koyuyor.
Yeniboğaziçi ve Hamitköy takımlarına pazar günü kaderlerini belirleyecek son 90 dakika için başarılar dilerim. Bu sezon oynadıkları 26 lig maçı, iki play-out maçı ve kupa maçları yalan, tek gerçek pazar günkü 90 dakika. Her iki takıma da başarılar…
































