Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Hükümetin geleceği, UBP Kurultayı’na bağlı…

CTP-UBP hükümetinden umudum çoktu. Özellikle de ülkenin farklı kutuplardaki iki büyük partisinin çok şeyler yapacağına inanmıştı toplum. Aslında hala daha da umutlar bitmiş değil. Ancak, iki parti içi kavgalardan fırsat bulup da, toplumun sorunlarına eğilme fırsatı bulamıyor. Gerek CTP, gerekse UBP içerisindeki sorunlar, bir yerde hükümetin elini de bağlıyor.
CTP’de gerçekleşen başkanlık değişimi ile birlikte bazı taşların yerinden oynadığını, yeni bir yapılanmaya gidildiğini biliyoruz. Kurultaya kadar da daha birçok değişiklikler bekleniyor. Bu yeni dönem CTP için biraz sancılı geçse de, ortağı UBP’den daha rahat ve seviyeli bir süreç götürüyor…
Esas sorun ortak da. Ve UBP içerisindeki başkanlık yarışı, sadece parti içinde değil, hükümette de bazı sorunlara neden olmakta… Sanki siyaset ülke ve halk için değil de, birilerinin çıkarı için yapılıyormuş görüntüsü var.
Ve Ekim sonu yapılacak kurultayın sonucu, hükümetin ve kabinede yer alan bakanların geleceğini de yakından ilgilendiriyor…
Gün itibarıyla kurultayda yarışacak aday sayısı 6… Özgürgün’ün karşısında şimdilik birlik olmasalar da, 5 kişilik bir blok var. Ve hepsinin de niyeti, ilk turda Özgürgün karşısında en yüksek oyu almak ve seçimi ikinci tura taşımak, ikinci tura kalmasıyla birlikte de, diğer 4 adayın desteğini alarak, işi bitirmektir… Rakiplerin stratejisi de bunun üzerine kurulmuştur. Üye yazılımına gösterilen aşırı ilginin sebebi de budur.
Özgürgün’ün hedefi de, ikinci turda bir bloka karşı yarışmak yerine, işi ilk turdan bitirmektir.
Şimdi gelin UBP’deki bu yarışı ve adayların olası durumunu biraz açalım. Hangi aday kimlerin desteğini alabilir bir ona bakalım.
UBP’nin Meclis’teki sandalye sayısı 18… Mevcut Başkan Hüseyin Özgürgün’ün yanında yer alanlar arasında öncelikle kabinede yer alan 5 milletvekilini sayabiliriz. Yani Özgürgün için çalışan en az 5 bakan var. Buna diğer ismi lazım değil bazı milletvekillerini de eklersek, bu rakam 10 sayısına ulaşır. Bu durumda, mevcut vekillerin yarısından fazlasının Özgürgün’e destek verdiğini söyleyebiliriz. Bunlar da kendi bölgelerinde güçlü isimler. Kabinede İskele hariç, her bölgeden bir isim yer almakta. Bu da, kurultayda Özgürgün için diğer adaylar karşısında önemli bir avantaj sağlıyor. UBP kurultaylarını hatırlayanlar bilecek, bir adaya destek veren milletvekili sayısı ne kadar çok ise, o adayın kurultaydan zaferle çıkması o kadar kolay. Eroğlu ve İrsen Küçük dönemlerinde bu hep böyle oldu.
Gelelim Özgürgün’e karşı yarışacak diğer adaylara… Lefkoşa milletvekili Ersin Tatar… İskele milletvekili Nazım Çavuşoğlu… Girne milletvekili Ünal Üstel… Mağusa milletvekili Ersan Saner ve son olarak da Lefkoşa milletvekili Zorlu Töre…
Şimdi gelin bir hesap yapalım; Özgürgün ve destek verenlerin sayısı 10, diğer adayların toplamı 5, etti mi sana 15… Bu durumda geriye şu an rengini belli etmeyen 3, bilemedin 5 vekil kalıyor. Onlar da diğer 5 adayın yanında olsa bile, Özgürgün’ün milletvekili olarak desteği diğer adaylar karşısında ezici bir üstünlük sağlıyor… UBP’deki yapı yıllardır, “gör beni, göreyim seni” mantığı üzerine kurulduğuna göre, üyler de güçlüden yana olmayı tercih etmektedirler…
Peki bu öngörülerimin tersi olamaz mı? Tabii ki olabilir. Özellikle de 3. Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun parti üzerindeki etkisini inkar edemeyiz. Her ne kadar henüz açık açık bir isim telaffuz etmese de, Özgürgün’e karşı olduğunu artık bilmeyen yok. Bu durumda destek vereceği aday, bu 5 isimden birisi olacak. UBP’nin mahkemelik olan kurultayında Eroğlu’nun desteklediği Ahmet Kaşif’e karşı, İrsen Küçük’ün yanında duran Tatar, Çavuşoğlu ve Saner’in Eroğlu’nun adayı olacaklarını sanmıyorum. Zorlu Töre ise zaten olmaz. Bu durumda geriye Ünal Üstel kalıyor ki, baştan beri Eroğlu’nun adayının Üstel olduğunu duyuyoruz. Ancak ilk turda bunu açıklayıp da, diğer adayları kırmak istemiyor olabilir. Sonuçta, yarış eğer ikinci tura kalırsa diğer adayların da desteğine ihtiyacı olacağından, desteklediği adayı açıklamak yerine, hepsine de mavi boncuk vermeyi tercih edecektir…                    
CTP-UBP hükümetine ömür biçenlerin de hesabı, aslında UBP’nin 31 Ekim’deki kurultayına ve olası sonuçlarına göre yapılmaktadır.
Sonuç olarak UBP kurultay sonuçları hem partide, hem de hükümet kanadında, yeni krizlere neden olabilecek…   

 

YERİN KULAĞI VAR
YİNE KIB-TEK:
Elektrik ucuzlayacak diyen bir yönetici, Kurum’un haline bakmadan milyon dolarlık ihaleler yapıyor, sırasında hükümete dikleniyor, en sonunda da vatandaşı birbirine kırdıracak açıklamalara başvuruyor. Özkan Yorgancıoğlu baş edemedi. Çünkü sınavsız, münhalsiz istihdamlar, ne kadar inkar etse de, partisinin arka bahçesiydi. Hani o “kendilerine söz verilenler”… Peki şimdiki bu hükümet bu tiyatroya neden tahammül ediyor. Göz göre göre herkese hakaret edilen bu yapıdan hala medet mi umuluyor?

KOLTUK TATLIDIR:
UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, “Zorlu Töre hariç benden bakanlık istemeyen yok” diyerek, karşısına aday olarak çıkanların hepsinin de bakanlık istediğini açıkladı. Bu iddialar daha önce de vardı ve  söz konusu adaylar tarafından inkar edilmişti. Özellike Ersin Tatar, “bakanlık talebinde bulunmadığını” net bir şekilde açıklamıştı. Özgürgün’ün bu açıklamasından sonra Tatar’ın tepkisi ne olacak, göreceğiz… 

GERÇEKÇİ OLALIM:
Hüseyin Ekmekçi’nin dün sosyal medyadan paylaştığı ve Suriyeli göçmenlerle ilgili sorusu gündem oldu. Ne diyordu Ekmekçi; “Şimdi hepimizin acıdığı, bakıp ağladığı o manzara var ya… 2 bin Suriyeli, çocukları ile birlikte, kıyılarımıza gelse, sığınma istese, sıtır edilse, burada gözyaşı dökenler, acaba kabul eder mi, bir arada yaşamayı? Yoksa, ‘Geldiler bunun içine, mundar ettiler ortalığı’ diye isyan mı eder..?” Gerçekten Ekmekçi’nin bu sorusuna yanıtınız ne olurdu acaba..?

KAVGA SADE BİZDE DEĞİL:
Biz Kıbrıs konusunda partiler arasındaki görüş farklılıklarının sadece bizde yaşandığını düşünüyorduk ki, meğer Güney’de de Kıbrıs sorunu iki partiyi karşı karşıya getirmiş. Siyasi yelpazenin güçlü merkezlerinden EDEK ve DİKO’da, Kıbrıs sorunu odaklı parti içi çalkantılar yaşanıyormuş. Yani kavga sadece bizde değil, Güney’de de yaşanıyor… Ama dikkat, verdikleri görüntü asla koltuk kavgası değil…

KUR FARKI VURDU:
Ülkede 8 bin kayıtlı kanser hastası varken ve her yıl onlarcasını kaybederken, hastaların umut diye baktıkları Onkoloji hastanesini de döviz vurdu. Müteahhitlerin, “kur farkı” talebiyle devlet ihalelerini durdurma kararından sonra, binlerce hastanın umutları da söndü. Haklı kim, hükümet mi, müteahhitler mi? Yoksa, tedavi için Güney’e ve Türkiye’ye bağlı kalan hastalar mı..? 

SADECE BİRİSİ:
Dövizdeki aşırı yükseliş nedeniyle üniversite harçlarının da sabitlenmesini içeren öneriye birçok üniversitemiz zaten harçların TL üzerinden alındığını belirtirken, diğerleri de bunu değerlendireceklerini açıkladılar. Sadece bir üniversitemiz bu öneriyi, “ekonomiye müdahale edemeyiz” bahanesine sığınıp reddetmeyi uygun buldu. “Üniversite değil, ticarethane” diye eleştirdiğimizde kızanlar, adeta bu tavırlarıyla bizi haklı çıkartıyorlar… 

ZİRVEDEKİLER
Kayıp Şahıslar Komitesi: Kayıplar konusu, Kıbrıs tarihinin en yakıcı konularından biri. Dıştan biri, olayla şöyle biraz yakından ilgilendiğinde, acıların karşılıklı olduğunu görür. Hele de son günlerde yoğun bir şekilde basına düşen haberlerle… Bir kazıda kayıp Rumların kalıntılarına ulaşılıyor, bir kaç kilometre ötede Kıbrıslı Türk kayıpların. İki toplumun birlikte başarıyla yürüttüğü bu faaliyet aslında, göründüğünden çok daha anlamlı.  Her iki tarafın da geçmişle, acılarıyla ve günahlarıyla yüzleşmesini sağlıyor. Aslında biraz daha uğraş verilse, Sevgül Uludağ’ın yaptığı gibi, bireysel çabalar desteklense, belki de karşılıklı affetmeyi ve barışmayı da getirebilir…

DİPTEKİLER
Cemal Erdoğan: Daha önceleri bir bayana karşı sarf ettiği sözler, ardından okullararası bir hentbol maçı sırasında hakemlere yönelik davranışı ve de son olarak, Esentepe Halk Plajı’ndaki yasa tanımaz davranışları. Başkan olmak, kendini yasaların üzerinde görmek, istediğini yapmak değildir. Ne yazık ki Sayın Başkan koltuğa oturduktan sonra icraatları ile değil, magazin haberleriyle gündeme geliyor…