Hükümetin bir tutum birliğine ihtiyacı var…

28 Ağustos 2018 Salı | 10:13
Köş, Moreket

Kriz var diye işler durmaz, durmamalı da…

Fakat her adımda yap-satçıların işlerini kolaylaştıran önlemler duymaktan da bıktık.

Önce yabancıya daha çok mülk satış izni, devir harçlarında indirim, şimdi de, müjdeler olsun tapu muamelelerinde kolaylıklar.

Sanki ülkede müteahhitlerden başka sektör çalışmıyor.

Ya da sanki ülkenin insanlarının en büyük derdi bu.

Gerçekten zoruma gidiyor.

Basında önlemlerin “bankaları koruma” amaçlı çıkarıldığı iddiaları olsa da, ben inşaat sektörünü korumaya öncelik verildiğini görüyorum. Sanki korunmaya muhtaçmışlar gibi.

Her neyse, tapu işlemlerinin, hatta devletin her türlü işinin ilçelerde yapılması bir gereklilik, tapu da böyle.

Ama Bakanlığıyla ilgili geniş bir açıklama yapan İçişleri Bakanı’ndan mesela muhaceret işlemlerinin düzene konması konusunda da bir şeyler duymak isterdik doğrusu.

Bir yandan suç oranının artması, diğer yandan kayıt dışı ekonomi, geliyor geliyor, muhacereti işaret ediyor…

Memleket tanınmaz hale geldi, öncelik bu mudur yoksa harçlar mı, tapu kolaylığı mı?

Diğer yandan, imar planları…

Hükümet geldi geleli, yaptığı en doğru işlerden biri Girne-Çatalköy imar planının çıkarılmasıydı.

Ama diğerleri hala bekliyor…

Ülkesel Fiziksel Plan ortada. Çalışmaları da çoktan başlamış, bir gayret hızla bitirilmeliydi.

Felakete uğrayan Girne’nin akıbetinden bir an önce kurtarılması gereken bir Mağusa var, İskele var.

Üstelik de oralarda gelene geç diyen Belediye Başkanları.

Tehlike büyük. Özellikle İskele bölgesinde denize sıfır inşaatlar yapılıyor, kimsenin sesi çıkmıyor her nedense.

İçişleri Bakanı en iyi ihtimalle bir yıl sonrasını işaret ediyor.

Yandı gülüm keten helva.

Bu koruyuculuk, bu teşviklerle, imar planları da çıkmazsa, gitti gider.

İşleri çok, biliyoruz da, bir Bakanlar Kurulu’nda oturup, öncelikleri bir sıraya koysalar, hükümet programını bir daha gözden geçirseler, herkes kendi kafasına göre takılmasa iyi olacak.

Demeye çalıştığım, Bakanlıkların bir koordinasyona ihtiyaçları olduğu.

Bakın, geçen hafta yapılması gerekip de yapılamayan Girne Belediye Meclisi toplantısının ana gündem maddesi.

Turizm Bakanlığı’nın, Girne kale arkasını birilerine peşkeş çekme çabası.

Meclis üyeleri, TDP’lisi, UBP’lisi karşı. İmza kampanyası başlıyor.

Bu hükümetin ortakları değil miydi kıyılarımızın peşkeş çekilmesine karşı eylemelere destek verenler?

Hükümet programında, yeni turizm alanlarının belirlenmesi için bir çalışma yapılacağı, sonrasında eğer bir yer kiralanacaksa, ihale yönteminin uygulanacağı açıkça yazılı değil miydi?

E, şimdi Turizm Bakanı’nın yapmaya çalıştığı nedir?

Girne Belediyesi’nden, bu alanı kendilerine vermesini talep ediyor.

Müşterisi hazırmış. Sözde marina yapılacakmış…

Peki Girne antik limanın ihalesi ne oldu?

Onun aciliyeti yok muydu?

Bir marina daha yapmak da nereden çıktı?

Başbakan’ın bilgisi var mı? Biz de bilelim. Eğer onayı varsa, nedenini açıklasın.

İçişleri Bakanlığı onay verdi mi? İhalesi hazır mı?

En önemlisi, kale arkası kiralanacak yeni turizm alanı olarak ne zaman belirlendi?

Neden bu acele? Mecbur muyuz? Üstelik aynı bölgede iki liman varken….

İşte söylemeye çalıştığım koordinasyon bunun için gerekli.

Bir şey daha gerekli, en yetkili ağızdan kamuoyunun bilgilendirilmesi…

YERİN KULAĞI VAR

ONLARI BİLMEZMİŞİK GİBİ:

Uzun bayram tatili nedeniyle sesleri pek çıkmayan siyasiler tatilin ardından kaldıkları yerden devam ediyorlar. Özellikle de hükümete yönelik eleştirilerin dozu ve uslubu da değişti. Muhalefet partileri “kene, beceriksizler, hükümet dağılacak, CTP kaynıyor” gibi başlıklarla hükümete yükleniyor. Tek dertleri kaybettikleri koltuklara tekradan oturmak. Hani hiç denemesek, inanıp, “bırakın bir de onları görelim” diyeceğiz ama, son dönemde yaşananları ne biz, ne de arşivler unuttu…

 

EK MESAİLER VE HALKIN NABZI:

Tatil süresince görüştüğümüz herkesle ortak konumuz ekonomi oldu. Herkesin kendine göre bir derdi var. Alınan önlemlere bakış açısı da sıkıntılara paralel. Beğenenler iktidar partilerinden, beğenmeyenler muhalefetten diye bir ayırım kesinlikle yapamazsınız. Ama bir konu var ki, herkes hemfikir. O da ek mesailer konusu. Sendikaların ‘ek mesaileri kestirtmeyiz’ ayaklanmasına eğer boyun eğilirse, hatta maaşlardan kesinti yapılsın önerisi kabul görürse, o gün bu hükümet halk nazarında biter. Herkesten duyduğum bu…

 

İŞİMİZ “CEK, CAK”:

Piyasalar, inşaatlar denetlenecek, okumayan gelen öğrenciler takip altına alınacak. Ekonomik kriz için gerekli tedbirler alıncak. Son günlerde belki de en çok duyduğumuz cümleler bunlar. Hepsi de “cek ve cak”la bitiyor. Ne zaman ki cek cak yerine “yaptık,ettik” sözlerini duyarız, işte o zaman umut olur.

 

KARPAZ’I KİM DENETLEYECEK?:

Ticaret Dairesi’nin piyasayı denetlemek için 12 kişiyi görevlendirmesi zaten şaka gibiydi. Kim nereye yetişecekti ki? İşte Kapraz. Vatandaş bildiriyor, ürünler marketlerde Lefkoşa’dakinin en az iki katına satılıyor. Ülkenin en düşük gelirli insanlarının yaşadığı bu bölgelere ulaşabilecek mi bu 12 kişi? Ulaşamayacaksa, buna piyasa denetimi denebilir mi..?

 

İKİ AYRI DEVLET:

Meclis Başkan Yardımcısı Zorlu Töre, Kıbrıs Rum kesiminin Amerika’ya kara ve deniz üssü verilmesi yönündeki girişimlerin asla kabul edilemez olduğunu söylemiş. Her fırsatta iki ayrı devleti savunan Töre’yi, bir “diğer devletin” yaptığı anlaşma niye rahatsız ediyor ki. Biz her yaptığımızı onlara mı soruyoruz. Onlar başka, biz başka devlet değil miyiz yoksa…

 

HİÇ DUYDUNUZ MU:

Bu ülkenin en büyük sorunlarından birisi de hiç kuşkusuz çevre kirliliği. Gazetelerde, sosyal medyada çevre kirliliği ile hergün haber ve paylaşımlar yapılıyor. İyi de bu kadar çok şikayet ortadayken, bugüne kadar çevreyi kirlettiği için ceza kesilen kaç kişiyi duydunuz veya gazetelerde okudunuz? Şikayette üstümüze yok da, çevreyi kirletenler kimlerdir acaba…

 

 

ZİRVEDEKİLER

Cenk Mutluyakalı (Yenidüzen): “Hem hükümet yönetmek, hem parti çok kolay değil…Hele ‘enkaz’dan beter bir ülkeyse yönetmeye soyunduğunuz… Hele riyakarlığın, bencilliğin ve hizibin doruğa tırmandığı bir partinin başına gelmişseniz… Hele insanlar birbirine omuz vermekten çok diş biliyorsa… Hele davul bizim boynumuzdayken, tokmak halen başkalarının elindeyse”…

 

DİPTEKİLER

Nabza Göre Şerbet: YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı bayramda Değirmenlik’te yaptığı konuşmada, “Halk uyandı ve halk sizi evlerinize gönderecek. Hem de öyle bir gideceksiniz ki bir daha dışarı çıkamayacaksınız” derken, Kıbrıs Postası’na yaptığı açıklamada ise, “Bu Hükümetin KKTC’nin içinde bulunduğu sorunları çözmek için iyi bir fırsat olduğunu düşünüyor ve yaptığımız eleştirilerle hükümeti ciddi kararlar almaya zorluyoruz. Hükümetin hala daha kredisi var”diyerek kafa karıştırdı…