Hükümet programlarında gözden kaçan eksiklik

11 Şubat 2018 Pazar | 13:16
Cenk Uzunoğlu

Plan ve program hazırlamakta başarının reçetesi diye tabir edilebilecek kurum içi davranışların yansıması başarı geldikten sonra geriye dönüp bakıldığında ön plana çıkar.

Kurum içindeki davranışların yansıması olan genel hissiyat kurum dışına da er ya da geç gelen başarıyla birlikte eşdeğer derecede konuşulur olur.

Plan hazırlamakta bilgi ve tecrübe sahibi olmanın önemli olduğunu ama yeterli olmadığını iş hayatında yaşayarak gördüm.

Başarı için bilgi ve tecrübeyle beraber soyut diye tabir edilen kavramların varlığını ekip içi davranışlarda hissetmek ve görmek önemlidir.

Günümüzde farkı yaratıp başarıyı getiren formül, elinizi koyup tutacağınız yeri geldiğinde kopyalayabileceğiniz somut adımlar ve iş yapış modelleri değildir.

Sıralayacağım soyut kavramların takım içinde yeşermiş olmasıdır farkı yaratan.

Başarıyı getiren soyut kavramları kopyalamak imkânsız değilse bile çok daha zor ve zaman alıcıdır çünkü insana dayanır.

Bunun için her plan ve programın arkasındaki ‘’hayal ortakları’’ çok önemlidir.

Yalnızca iş hayatı için değil, siyaset için ve hatta hayatın tümü için de geçerlidir başarının arkasındaki hayal ortaklarının ortaya koyduğu soyut tabir edebileceğimiz kavramlar.

***

Nedir bu kavramlar?

İnanç. Neyi yapabileceğine olan inancınız gelecekle ilgili plan yaparken çok önemlidir. Bunu tabii ki çok da esnetmemek ve mümkün olduğunca gerçekçi ama zorlayıcı kılmak lazım. İnanç olmazsa özgüvensizlik, korku ve eleştirilmeye kendini kapatmak hemen kendini belli eder.

Coşku. Tutku ve motivasyon çoğu zaman planı hedefe ulaştıran en önemli unsurdur. İmkânsız gibi gözükeni yaptıran en önemli etkendir coşku. Coşkunun olmadığı yerde ilgi alaka, enerji ve sorumluluk hissi kaybolur.

Odaklanmak. Konsantrasyonun olmadığı yerde tutarsızlık ve hata çok olur. Odaklanmak inancı, özgüveni ve coşkuyu ateşler, harekete geçirir. Bunun için de sabırla tekrar tekrar denemek ve çalışmak lazım.

Ekibin içerisinde yeri geldiğinde odaklanması tam olup inancı veya coşkusu az olanlara da yer vardır.

Unutmayın optimistler uçağı pesimistler de paraşütü icat ettiler.

Denge gözetilerek hareket edildiği sürece her iki gruba da başarı için ihtiyaç var.

***

Kuzey’de bugüne kadar hazırlanan birçok plan ve programın başarısız sonuçlarını biraz da bu üç kriter ışığında değerlendirmekte fayda var.

Eksikliklerin görünen yüzünden ziyade kökünün nerelerde olduğu ile ilgili farklı bir boyut olduğunu da görürsünüz.

Eksiklik aslında kaynak ve tanınmamış olmanın getirdiği zorluklarla sınırlı değil.

Bunun farkındalığı partiler üstü bir şekilde hepimize iyice sirayet etmedikçe de ilerleme kaydetmemiz zor.

İlerleme için eksikliğin nerede olduğu ile ilgili farkındalık ile birlikte, kontrol edebileceklerimize öncelikle odaklanmak şart.

Dünyadan kopuk olsan da olmasan da genel kabul görmüş şablon kontrol edebileceklerine ve etki edebileceklerine öncelikle odaklanmaktır.

Dünya problemlerini kurum içi böyle soyut unsurları da dikkatlice ele alıp kontrol edebileceklerine odaklanarak çözüyor.

Hazır yeni hükümet programı hazırlanırken işin bu tarafına biraz kafa yormakta fayda var.

Hükümet programının tartışılmasından başlayarak hükümet başarının genel kabul görmüş reçetesi diye sıraladığım bu 3 duygu ve hissiyatı kamuoyuna yansıtabilecek mi diye takip etmek lazım.

Somut önerim de bakanlar kurulu üyelerinin her bakanlığın tüm çalışanları ile geniş kapsamlı toplantı yaparak hükümet programını anlatıp işe başlamalarıdır.

İlgili bakanlığın yapacaklarını sıralamak, hizmetin partiler üstü bir yaklaşım ile verileceğini ve bunu da çalışanlar ile birlikte yapılabileceğini birinci elden anlatmakta farklı bir başlangıç için büyük bir fayda vardır.

Çalışanlardan başlayarak kamuoyuna verilmesi gereken mesaj, ihtiyaç ve yardım için adım atana koşmaya hazır bir devlet inancı, coşkusu ve odaklanması ile bunu birlikte başarabiliriz ana mesaj olmalıdır.