Halk genelde hoşgörüsüz. Seçilmiş politikacıların bundan beş yıl kadar önce içine düşülen ciddi ekonomik buhrandan çıkma konusunda yaptıklarından memnun değil. Her ne kadar ekonomik göstergeler durgunluktan çıkıldığını gösteriyor, finansal piyasalarda fiyatlar artıyorsa da, çok sayıda insan kriz öncesi refahına ulaşmış değil. Gelecekle ilgili kaygıları devam ediyor. Bunun sonucunda da en ufak bir densizliğe tahammülü kalmış değil. Özellikle de seçilmiş politikacılara. Gerekirse “prensiplerinden taviz verip,” partizanlıktan uzaklaşarak, vatandaş için en iyi olan politikaları, kanun ve yönetmelikleri geçirmek yerine, politikacıların karşı tarafı nasıl kötü gösterip oyumu artırırım oyunlarına karşı bu hoşgörüsüzlük.
* * *
Hoşgörüsüzlüğe ek olarak, sosyal birlik ve dayanışmanın ciddi şekilde erozyona uğramış olması söz konusu. Buhrandan çıkmak için kime ne kadar yardım edileceği ve bunun maliyetini kimin üstleneceği konusunda bir uzlaşma sağlanamamış. Bir yanda, ne pahasına olursa olsun devletin harcamalarını kısması gerektiğine inanan “çay particiler” ve bunun güdümündeki Cumhuriyetçi Partililer, diğer yanda ise hareket ve tavırlarını prensip üzerine değil de çay particilere reaksiyon şeklinde geliştirenler. İki kutupta toplanmış bir halk ve onları temsil eden seçilmiş politikacılar.
* * *
İşte böylesi bir ortamda, Amerikalı seçilmiş politikacıların güvenirliği, yaptıkları işlerin halk tarafından onaylanma oranı roket hızıyla aşağıya doğru gidiyor. Hem de parti farkı gözetmeksizin.
* * *
İlk önce, federal hükümetin borç alma limitini artırmasına izin verecek yasayı geçirmeyen ve federal hükümetin günlerce kapanmasına sebep olan cumhuriyetçiler bu hoşgörüsüzlükten nasiplerini aldılar. Yapılan kamuoyu yoklamaları ve anketler, halkın cumhuriyetçilere duyduğu memnuniyetsizliği ortaya çıkardı. 21 Ekim tarihli köşe yazımda, bu memnuniyetsizliğin ortanın sağında yer alan “ılımlı” cumhuriyetçileri ciddi bir çaba harcamaya, sağduyulu politikaları destekleyip, partiler üstü davranmaya iter diye bir beklenti oluştuğunu yazmıştım.
* * *
Gelin görün ki, “Obama Care” diye isimlendirilen, Amerika’daki yeni sağlık sisteminin uygulanmaya başlayacağı sırada çok ciddi sorunlar ortaya çıktı. Örneğin devletin yeni sisteme kayıt yapılması için hazırlattığı internet sayfası ilk günden çalışmayıp devre dışı kaldı. Obama yasanın geçme aşamasında, kesinlikle kimse sahip olduğu sağlık sigortasından feragat etmek zorunda kalmayacak demesine rağmen, bunun doğru olmadığı anlaşıldı. Bu kez de Obama ve demokrat partiye karşı ciddi bir hoşnutsuzluk ortaya çıktı. Obama ve demokratların yaptığı işlere halkın verdiği onay tepe taklak aşağıya düştü.
* * *
Böyle giderse her iki partiye de güvenen insan sayısı sıfıra yaklaşmış olacak. Bu da maalesef her iki partidekileri daha makul bir şekilde davranmaya itmek yerine şu anda içinde bulunulan duruma sebep olan davranışlarına devam etmelerine teşvik ediyor. Politikacılar, gerekirse “prensiplerinden taviz verip,” partizanlıktan uzaklaşarak, vatandaş için en iyi olan politikaları, kanun ve yönetmelikleri geçirmek yerine, karşı tarafı nasıl kötü gösterip oyumu artırırım oyunlarına devam edecekler gibi. Bunun da var olan hoşgörüsüzlüğü artırıp, neredeyse taban yapmış olan sosyal birlik ve dayanışma seviyesini daha da düşüreceği kesin gibi.
* * *
































