Horozlar öttü uyan artık Kıbrıs!

9 Eylül 2018 Pazar | 19:59

DÜNYANIN PLASTİKLE SAVAŞI, PİPET, BARDAK, OYUNCAK, POŞET, BALON, YİYECEK KABI, SOSYAL MEDYANIN VAZGEÇİLMEZİ ŞİŞME FLAMİNGOCUKLAR…

Belki farkında değilsiniz ama çevremiz plastikle dolu. Neredeyse hayatımızın bir parçası haline gelmiş bu madde günlük yaşantımızı bir hayli kolaylaştırsa da beraberinde büyük bir sorunu da getiriyor…

PET ADASI olduk çıktık! Poşet ve pipet gibi plastik ürünlerin çoğu tek kullanımdan sonra atılıyor. Her yıl sekiz milyon ton, yani 1200 katil yetişkin katil balinanın ağırlığı kadar plastik okyanuslara dökülüyor. Hala gözünüzde canlanmıyor mu? Öyleyse ünlü bir bilim adamının bu konuda söyledikleri size yardımcı olabilir.  ‘Dünyanın tüm sahilleri boyunca, bir metre aralıklarla içi plastik çöp dolu 15’şer naylon torba yığını olduğunu düşünün’ diyor. İşte bui her sene okyanusa insanlar tarafından atılan plastik atık miktarına karşılık geliyor.

Yaşam alanlarını kirleten plastik atıklar, tahmin edebileceğiniz gibi buralarda yaşayan hayvanların yaşamını da kötü yönde etkiliyor. Birçok hayvan türü plastik atıkları yiyecek sanarak yiyor. Bu madde midelerinde çözünmediği için uzun süre vücutlarında taşınıyor. Plastik onlara sahte bir tokluk hissi verdiği içinde ne yazık ki açlıktan ölüyorlar.

 

KAPLUMBAĞA gibi deniz canlıları, denizlere atılan ya da sürüklenen balık ağı ve poşet gibi atıklara takılarak boğuluyor. Kuşlar, yiyecek ararken plastik atıklara dolanıyor. Üstelik güneş ışınları, dalgalar ve küçük deniz canlıları tarafından ayrıştırılan plastikler gözle görülemeyecek kadar küçük parçalara ayrılıyor ve zaman içerisinde suya ya da toprağa karışarak daha büyük sorunlara yol açıyor. Bu tür küçük plastik parçalarına ‘mikroplastik’ deniyor.

Dünyada bugüne kadar 8,3 milyar ton plastik madde üretildiği ve bunun 6,3 milyar tonunun başta denizler olmak üzere doğada son bulduğu tahmin ediliyor. Hayal bile edemeyeceğiniz kadar çok olan bu atıkların yalnızca çok küçük bir kısmı geri dönüşüm işleminden geçiyor. Özetle gün geçtikçe aşağıya doğru gidiyoruz. Bizim gibi küçük yüzölçümüne sahip ve eğitim seviyesi yüksek toplumların örnek hareket sergilemesi şart! Uyanmanın ve tam gaz harekete geçmenin zamanı geldi Kıbrıs!