Köşe Yazarları

Hesap soruculara bir sorum var


13 Temmuz 2018 tarihinde, hükümeti bozma nedeni olarak halka yutturulmaya çalışılan, böyle bir algı yaratılan, bu olayların baş kahramanı olarak gösterilen, Devlet Emlak Malzeme Dairesi Müdürlüğüne bir bilgi edinme başvurusu yapmıştım.

Kamu İhale Yasası gereğince bütün kiralamaların Merkezi İhale Komisyonu marifetiyle yapılması gerektiğini hatırlatarak, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten, yani 15 Kasım 2016 tarihinden itibaren; haksız ve yetkisiz olarak, DEMD’nin, kimlere ve kaç paraya devlet arazilerini/mülklerini kiraya verdiğini çok merak ediyordum.

Aynı zamanda, Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliğine de, Bakanlar Kurulu marifetiyle yapılan kiralamaları sormuştum.

Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliği, Bilgi Edinme Hakkı Yasası hilafına ve bu yasayı hiçe sayarak bana cevap bile vermemişti.

DEMD ise, halkın bilgi edinme hakkını hiçe sayarak, bu kiralamaların, kiralayanların izni olmadan, kişilerin ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturabilecek bilgi ve belgeler olabileceği gerekçesiyle, tarafıma vermeyi reddetmişti.

Bu işler kafaya göre olamaz! Devlet, kimsenin çiftliği ya da mandırası değildir. Rekabet, şeffaflık, hesap verme kavramlarından habersiz olanların yapabileceği bir davranıştır bu.

Savcılıktan alınan görüş de, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, kiralamaların Kamu İhale Yasası tahtında yapılması gerektiği yönündedir. Savcılıktan da görüş almaya gerek yoktu. Türkçe okuma yazması olan herkes, 20/2016 sayılı Kamu İhale Yasası’nı okuyunca bu işlerin mutlak surette ihale yolu ile olması gerektiğini açık ve net bir şekilde anlar.

Bu işin hikaye kısmı idi. Devletin en önemli kurumlarının ne kadar başıbozuk, nemelazımcı, umursamaz olduğunu vurgulamak için anlattım.

Merak ettiğim esas mesele şudur: Halkın Partisi, hükümeti bozma gerekçesini açıklarken, kendilerinden habersiz bir şekilde yapılan kiralamaları da örneklerle kapsamlı bir şekilde açıklamıştı ( https://www.havadiskibris.com/ozersay-hukumetin-bozulmasi-konusunda-degerlendirmelerde-bulundu/ ).

Haberi gerçekten yok muydu? Bence olmaması imkansızdı.

Neden? Daha önce de yazdım. İşte kanıtı:

Yasaya göre, Taşınmaz hazine mallarının, kamu yararı amacıyla kiralaması ile ilgili kira veya değer takdiri yapmak üzere aşağıda belirtilen  temsilcilerden oluşan  “Hazine Malları Kira ve Değer Takdiri Komisyonu” kurulur: 

(A) Maliye işleriyle görevli Bakanlığı temsilen Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesi Müdürü veya üst  düzey temsilcisi (Başkan);

 

(B) Tapu ve Kadastro Dairesi Müdürü veya üst düzey temsilcisi (Üye); ve
(C) Plânlama ve İnşaat Dairesi üst düzey  temsilcisi (Üye).

63/1993 sayılı “Taşınmaz Hazine Malları (Kiralama ve Değerlendirme) Yasası”ndan alıntıladığım yukarıdaki maddede çok açık bir şekilde görülmektedir ki, üyelerden ikisi, Halkın Partisi’ne ait bakanlıklar tarafından atanmaktadır. Biri Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından biri de İçişleri Bakanlığı tarafından.

Hadi şimdi biri çıksın da bizim atadığımız insanlar bizim hilafımıza, bizden habersiz iş yapıyorlar desin. Sormazlar mı? Kendi atadığı insanı kontrol edemeyen, ortağını nasıl kontrol edebilir?

Kimseyi inandıramaz, kimseyi kandıramazsınız. Burada üçe karşı iki çoğunluktasınız!

Sorum ise şu: Serdar Denktaş, hükümetten dışlanırken, son gün sizlere bana vermediği listeyi verdi mi? Verdi!

Peki: Hükümeti bozma nedeni olarak gösterilen bu peşkeş(!) listesine ne işlem yaptınız?

Cevap istemek ve beklemek hakkımızdır!

Tez cavap!

 

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı