Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

HERKES BAŞININ ÇARESİNE BAKSIN…

“Kazanmak zorundayız” demiş Başbakanımız. Neden zorunda anlayamadım. Diyor ki, “İçimizden bazıları tavizler verdiler”… Yani, bir yanda hainler(!) bir yanda biz… “Zaten zorundayız” dedikten sonra, iş nereye varırsa oraya kadar vardıracak, toplum cepheleşirse cepheleşsin, önemi yok. Acaba ‘zorunluluk’ derken, kendi şahsi geleceğini mi kastediyor?

Her neyse, dedik ya seçim kazanma adına her şey mübah… Her türlü pespayelik sergilenecek, ama asıl oy verecek kitleler deliye dönecek, onun farkında değil.

Corona korkusu bir yandan, işsizlik, parasızlık bir yandan, sterlinin 10 liraya dayanması bir yandan, savaş tamtamları diğer yandan, insanlar aklını oynatma noktasına gelmiş, hükümet saldım çayıra mevlam kayıra misali yönetmeyi bırakmış, seçim derdinde…

Bu sabah Alsancak’ta bir büyük markette, etrafımda dolanan maskesiz bir şahıs, fena halde öksürüyor. Görevliyi uyarıyorum, “yok ki öyle bir mecburiyet” diyor. Haberi bile yok. Neden? Çünkü devlet görünürlüğünü kaybetmiş. Otorite sıfır. Denetim diye bir şey bilmiyor insanlar. Şimdi “maske tak” diye müşteriyi mi kaçırtsın, göz yumuyor…

Açıkladıkları rakamları uyuşturabilen yok. Ne gelen yolcu sayısı ne açıklanan vaka sayısı, ne bütçe rakamları. Öyle işsizlik, kapanan işyeri, düşen gelirler falan, bunların istatistikleri olmadığı için bilmemize imkan da yok. Gazeteciler ya da ekonomistler oturup incelerse, tutarsızlıkları öğrenebiliyoruz. İpin ucu kaçmış.

Çare? Aramayın, yok. Çünkü öyle bir dertleri yok!

“Başarılıyız” diyorlar da ağızlarından başka laf çıkmıyor. Sanayi arsaları dağıtıldı, yüzlerce kişi arka kapıdan devlete sokuldu, vatandaşlıklar halledildi, İmar Yasası rafa kaldırıldı ya, daha ne?

Ama en doğru açıklama yine Başbakanımızdan geldi. Başınızın çaresine bakın diyor, kendinizi koruyun diyor.

İşte budur. Daha fazlasını beklemeyin, siz kendi tedbirinizi alın.

Söylediklerine de çok kulak asmayın, hele de Bakanlar Kurulu sonrası yüksek perdeden, büyük bir ciddiyetle duyurdukları günübirlik kararlara kulaklarınızı kapatın.

Hiçbiri sizi kurtarmayacak.

Böyle yaparsanız, en azından coronadan ve ruh hastası olmaktan korunmuş olursunuz…

 

“GARAVOLLİ’DEN” ÇIKAN BAŞARI…

Bir yandan artan salgın korkusu, diğer yandan dövizde yaşanan önlenemez yükselişin yanında seçim telaşı ve artan sıcaklar toplumu tam bir çıkmaza sürüklüyor. Vatandaş olarak güzel şeyler duymayalı aylar oldu. Bugünlerde hepimizin moralimizi yükseltecek bir şeye o kadar ihtiyacımız var ki.

Ve o güzellik, yüzümüzü güldüren olay bir tv programından geldi. Birçoğumuzun yerini dahi bilmediğimiz, gidip görmediğimiz yaklaşık 300 nüfuslu Kilitkaya köyünden çıkan Tanya yüzümüzü güldüren bir başarıya imza attı.

Kilitkaya’da “Garavolli” isimli küçücük bir aile işletmesinden çıkıp 83 milyonluk Türkiye’de gündeme oturdu. Masterchef yarışmasında kendi özünden taviz vermeyen konuşması, sevecenliği, alçak gönüllüğü ile binlerce kişinin arasından seçilip, ilk on altıya kaldı; dün akşamki ilk yarışmada da birinci gelerek kaptanlık ünvanını aldı, hepimizin gururu oldu…

Hafta sonu sevgili Başaran ve Hatice ile her Pazar yaptığımız gezilerimizin bu haftaki durağı da doğal olarak “Garavolli” restoran oldu. Yediğimiz müthiş bir fırın kebabı yanında, babası Alkan Kilitkayalı ve amcası ile de tanışıp konuşma fırsatı yakaladık. Tanya’nın başarıları restorana da yansımış. Birçok kişi Tanya’ya destek olmak, yıllardır emek verdiği bu küçük işletmeyi görmek için restorana geliyor. Aile kızlarıyla haklı bir gurur duyuyor. Baba, bizlere bir sürpriz yaparak Tanya’yı görüntülü arayarak bizlerle buluşturdu. Tanya, herkese tek tek teşekkür etti. Daha yolun başında. Eminim, sonunda da hak ettiği başarıyı yakalayacak.