Her malın bir alıcısı vardır…

5 Aralık 2017 Salı | 12:00
Köş, Moreket

Her seçim döneminde olduğu gibi, bu seçimde de partilerin vaatleri havada uçuyor. Kimsenin de bu sözler, verilen vaatler gerçekleşir mi diye sorma derdi de yok. Siyasiler size duymak istediklerinizi söylüyorlar. Varsın olmasın, hayal işte…

Kısacası, alıcısı var ki satıyorlar.

Bir büyüğümüz, seçimlerde verdiği sözlerin hatırlatılması üzerine açık açık söylemişti bir zamanlar, “seçim meydanlarında konuşulanlar, verilen sözler, seçim meydanlarında kalır. Seçimden sonra da kimse o sözleri hatırlamaz da, hatırlatmaz da”…

Bugün yaşananlar da 1976’dan beri yaşadıklarımızın bir benzeri. Salla gitsin, at atabildiğin kadar… Günün sonunda alan da, satan da memnun.

Bir yerel seçimde, adaylardan birisi, Lefkoşa’daki Kızılay evlerinin yerine, içinde ördeklerin yüzdüğü büyük bir göl yapacağını söylemişti. Ne oldu? Bırakın göl yapmayı, belediye maaşları ödeyemez duruma geli, de çöpün içinde yüzdük…

O söyleyecek, siz inananacaksınız. O vaat edecek, siz alkışlayacaksınız. Sizleri ne kadar çok sevdiğinden, sizin için yaptıklarından söz edecek, siz de inanmış gibi yapıp, onu ne yüce bir insan olduğunu söyeleyeceksiniz…

Akşamları içki masalarında en baş köşede oturup, kendinizi önemli biri gibi hissedecek, çocuklarınızın iş sorununu, sizin sorununuzu masada halledildiğini sanıp kalkacaksınz. Tüm bunlar sandıklar açılıncaya kadar böyle devam edip gidecek. Belki de ömrünüzde ilk kez, görmek için saatlerce kapısında beklediğiniz adam, sizinle kadeh tokuşturup, gelecek güzel günlerden bahsedecek…

Ama dediğim gibi bütün bunlar seçim süresince yaşayacağınız fantaziler olarak kalacak. Sandıklar açıldıktan sonra evli evine, köylü köyüne…

Yıllardır ne biz bu rüyayı görmekten usandık, ne de kahramanların verdiği sözlere  inanmaktan vazgeçtik…

Boşuna dememişler, her malın bir alıcısı var diye…

 

 

 

PEK DE BUZDOLABINDA DEĞİL GALİBA…

Suriye’de İŞID’ın tasfiyesi sonrasında, durumların normale döneceğine kimse ihtimal vermiyor.

Aksine, büyük güçlerin kafasındaki plana göre, ateşin Lübnan, Filistin, Mısır, Irak hatta Kıbrıs’a ulaşacağı söyleniyor.

İŞID aslında bir mühendislik sonucuydu. Taliban gibi mesela… Yakıp, kırıp dökmek, sonra kurtarıcı aramak zorunda kalsın mesela birileri…

Kargaşa üstüne kargaşa, sonra gelsin yeni haritalar, yeni yönetimler, yeni ittifaklar…

Olayın Kıbrıs’a uzanacağını iddia edenler, Türkiye’nin NATO’yla papaz olmasından hareket ediyorlar.

Daha geçen gün Anastasiadis, Kıbrıs’ın bölgenin güvenliği açısından öneminin kabul edildiğini falan söylüyordu.

Şimdi NATO üyeliği değilse bile, Güney Kıbrıs’a daha güçlü bir rol biçilebilir gibi geliyor…

Hele de doğal gaz konusunda Yunanistan GKRY ve Mısır’ın imzaladığı zirve anlaşmasından sonra…

Bu arada Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım’ın İngiltere ziyaretinin ağırlıklı olarak NATO ve Suriye konularında olduğunu düşünürken, Başbakanlık kaynaklarının asıl konunun Kıbrıs olduğunu söyledikeri basına düştü…

Düğün değil, bayram değil.

Türkiye’deki milliyetçi kesim, hemen bunu “Kıbrıs’tan yeni tavizler istenecek” noktasına getirdiler. Hatta konuyu Rıza Zarrap’a falan da bağladılar.

Bence absürd bir senaryo ama, Kıbrıs konusu da, bizim buradan hissettiğimiz kadar buzdolabında değil galiba.

Bir şeyler pişirildiği kesin…


YERİN KULAĞI VAR

GEZİCİ YİNE KAFA KARIŞTIRDI:

Gezici şirketi, son yayınladığı anket sonuçları ile yine kafaları karıştırdı. Belli ki bir önceki anketle ilgili bazı partilerden gelen tepkileri de göz önüne almış, düzeltmeye çalışmış. Adam Kıbrıs’ı mesken tutmuş. Madem ki, ne versen bu toplum yiyor, o da boş durmuyor ve sahibinin sesi sonuçları yayınlayarak, algı yaratmaya çalışıyor. Son yaptığı anketlerdeki birbiriyle çelişkili rakamlar kafaları karıştırdı ve inandırıcılığını yitirdi. İyi de seçim sonuçları, bu tablonun tam tersi olursa çıkıp ne diyecek çok merak ediyorum…

 

KARMA BELİRLER:

Bu ülkede seçim anketlerinin doğru sonuç vermesi mucize gibi bir şey aslında. Mesela Gezici’nin Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki tahminlerinden hareket edemezsiniz. Çünkü genel seçimlerde karma denen bir olay var. Ve bu karma her şeyi alt üst edebiliyor. Adam kesme en iyi bildiğimiz iştir… Göreceksiniz bu defa da karmalar, bir çoğunun elini havada bırakacak…

 

İKİ PARTİ ÖNE ÇIKIYOR: 

Ne kadar yanlış yaparlarsa yapsınlar, ne kadar eleştirilseler de, bu seçimlerde de bu iki parti diğerlerine göre öne çıkmış durumda. UBP ve CTP’den bahsediyorum. Bu iki parti arasında, at başı giden büyük bir yarış var. Ve bu yarış son güne kadar devam edeceğe benzer. Sandıktan hangisi birinci parti çıkar diye sorarsanız, son düzlüğe en iyi performansla giren derim. Bu iki partinin dışında diğer partilerde sürprizler olacağı kadar, hayal kırıklıkları yaratanlar da olacağı kesin…

 

GENÇLEŞME TEK BAŞINA YETERLİ Mİ:

Ferdi Sabit Soyer dostum, gençlere yol açmak adına siyasetten çekildi. Diyor ki, “Gençleşme her zaman dinamizmdir”… Öyle mi acaba? Ortalık, geçmişin en kötü alışkanlıklarına yenilerini katarak ilerleyen genç politikacılarla dolu. Siyasetin gençleşmesi tek başına bir şey ifade etmiyor. Genç bakış açıları, genç vizyonlar da olmalı. Mesele sonuçta yine kaliteye geliyor…

 

ÇOK BAŞARILIYMIŞ:

Sağlık Bakanı, yaptığı devrimlerle övünüp dururken, devletin hastanesinin tek tomografi cihazı çalışmıyor. Özel hastaneler desen Allah’a emanet. İşte Sevgili dostum Öner Özerdem, yok yere kaybetti eşini. Sistemi yargılayacak bir dava açacağını söylüyor. UBP’nin üyeleri Sucuoğlu’nu, bunlara bakarak mı birinci sırada çıkarttılar? Hiç sanmıyorum. Siyasette icraatın ne önemi var ki…

 

BU KADAR MI DÜŞTÜNÜZ:

Bu halk size oy verip vekil yaptı partiniz, size güvenip sizi bakanlık koltuğuna oturttu ama siz, hala daha bu devletin ensesinden yaşama teleşındasınız. Yasak olmasına rağmen RHA’ların, makam arabalarınızın plakalarını sivil plakaya dönüştürerek, güya milleti kandırdığınızı sanıyorsunuz. Kendi arabanıza koyacak benzin paranız mı yok, yoksa devlet malı deniz, yemeyen keriz misali mi? Ayıptır ve günahtır. Bu kadar mı düştünüz…

 


ZİRVEDEKİLER

Cemal Özyiğit ( TDP Genel Başkanı): “Herkes ayağını yere basarak konuşmalı. Bütün göstergeler bize bu ülkede koalisyonun olacağını gösteriyor. Hiç kimse kendini kaf dağında görmesin. Hiç kimse tek başına iktidarı ele geçiremez. Çok anormal şeyler olması gerek ki, mümkün değil. Hatta bazı göstergelere göre ikiden çok partinin koalisyon oluşturabileceği görülüyor”…


 DİPTEKİLER

Gezici Anket Şirketi: “Sn. Bulut Akacan’nın başarılı iş adamı oluşu, genç oluşu seçmende olumlu etki yapıyor. Sn. Derviş Eroğlu ülkenin en çok güvenilen önemli isimlerden biri Sn. Eroğlu’nun kızı Sn. Resmiye Canaltay’ın UBP adayı olarak seçime girmesi Türk toplumu üzerinde olumlu etki yapmıştır”…UBP’deki oy artışının nedenini merak edenlere duyurulur… Objekif anketin objektif yorumu…