Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Her Köşesinde Her Bucağında…

 

Hasanbulliler Ciyas’ta yakalanmışlardı.

Haşmet Muzaffer Gürkan, Hasan Nevzat Denerel’in anlattıklarını ilgili bir kitabına aktarmıştı.

Danerel, adı geçen köyde 1928-1930 yılları arasında öğretmenlik yapmış biriydi.

1890’lı yılların içinde Hasanbulliler’in sığındığı bu ev o yıllara kadar ayakta imiş ancak ne damı varmış ne kapısı.

Duvarlarda çıkan çatışmadan dolayı kurşun izleri dururmuş.

Yine o yıllara kadar evi görmek için yurt içinden ve dışından insanlar akın edermiş oraya.

Daha sonra evin kurşunlardan kalbura dönen kapısının Baf polis karakolunda uzun yıllar saklandığı söylenir.

Bugüne kadar korundu mu bilemiyoruz…

Kapının kalbura döndüğü meselesi Hasabulliler adına yazılan destanların birinde anlatılanlardan gayet iyi anlaşılır.

Şöyle:

Mülazim Mustafa Şevki Efendi

Oniki martini kapıya çevirtti

Zaptiyelere hemen emir verdi

Cümlesi birden ateş ettiydi hemen

Bir vesile ile Rum tarafında Atalasa bölgesinde bulunan polis müzesine yaptığımız bir ziyarette Hasanbulliler’in bildik fotoğrafına rastlarken, böyle bir kapıyı görmediğimizi belirtelim…

Konu kapıdan açılmışken,

Baf Kapısı’nın ahşap kapısı da dökülmek üzeredir.

Restore edilmeye muhtaçtır.

Kültürel miras konusunda mangalda kül bırakmayan Rum yetkililerin o tarihi kapıyı o şekilde tutmalarına anlam vermek mümkün değildir…

Daha önce de belirtmiştik.

İngilizler Büyük Han’ı bir müddet cezaevi olarak kullanmışlar,

Hasanbulliler tutuklandığında bir ara Lefkoşa’daki Büyük Han’da alıkonmuşlardı.

O dönem Lefkoşa cezaevi binaları yeni inşa edilmeye başlanmış hatta bitmesi için eli kulağındaydı.

Nitekim daha sonra Hasanbulliler Büyük Han’dan alınmış yeni cezaevine nakledilmişlerdi.

Adlarına destanlar, öyküler, türküler yazılmış, bir dönem evlerde ve kahvehanelerde fotoğrafları asılı duran Hasanbulliler’in kısa bir hikayesi Büyük Han gibi turistlerin rağbet ettiği yere konabilir pek ala.

Öte yandan yatırların korunması, temiz tutulması, aslı gibi gözetilmesi gerekiyor.

Ama ne yazık ki sırf Osmanlıcılık yapılsın diye bu yatırlar restore adı altında aslından uzaklaştırılmıştır.

Hasanbulliler’in Büyük Han’la ve elbette ki bütün hayatları ile ilgili hikayesi ise anlaşılıyor ki hiçbir yetkilinin zihninde yer almıyor!

Hasanbulliler ve Mida, Rum tarafındaki polis müzesinde dönemin İngilizce resmi gazetelerinin küpürleri ve Mida’nın şahsi bir takım eşyaları ile birlikte sergileniyor ki, birilerinin yüzünün kızarmasına yeterli bir örnektir…

Diyeceğim, Kıbrıs’ın özellikle yakın geçmiş tarihi eşelendikçe, memleketin her köşe ve bucağında geçmişten günümüze sızan hikayelerin saklı olduğu anlaşılır.

Bu hikayeleri canlandırmak, günümüze aktarmak, şimdiki nesillerin zihnine ulaştırmak karar verici yerlerin görevleri arasında olmalıdır.

Eğer nereden nereye gelindiği ve her dönemin özellikleri bilinmek isteniyorsa