Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

HEPSİNİN ELLERİNDEN ÖPERİM

11 yaşındaydım.

İlkokul 5. sınıftaydım.

23 Nisan kutlaması yapacaktık.

Şimdilerde Merkez İlkokulu olan Balıkesir İlkokulu’nda topu topu 2 sınıf ve 2 öğretmen vardı.

Birinci sınıftan üçüncü sınıfa kadar bir öğretmen, üçüncü sınıftan altıncı sınıfa kadar da diğer öğretmen eğitim veriyordu.

Okulda öğrenci sayısı yetersiz olduğu için okul bahçesinde büyük kutlamalar yapamıyorduk.

Şiirler okuyor, şarkılar söylüyor, temsil çıkarıyor ve bunları küçücük salonumuzda ailelerimizle paylaşmaya çalışıyorduk.

Kutlama öncesi öğretmenim  elime bir şiir tutuşturdu “sen bu şiiri oku” dedi.

Şiiri okudum ve yüzüm asıldı.

Öğretmenim bunu fark etti ve “ne oldu?” diye sordu.

“İzin verirseniz, ben başka bir şiir bulayım” dedim.

“Bundan daha etkileyici bir şiir bulamazsın” falan dedi.

Ertesi gün öğretmenimin karşısına “Ahmetim” isimli bir şiirle çıktım.

Geçmiş zamandır şimdi şiir ezberimde yok ama şöyle dizeleri vardı:

Dün saban tutan el…

Bugün bayrak taşıyor…

Bu ülke sabanla ve bayrakla yaşıyor…

İkisi de yurt için bir değerde Ahmetim…

 

Şiir askere giden köylü genç Ahmet’in vatan ve bayrak sevgisini anlatıyordu. Bayrağı ve üretimi kutsuyordu.

Köy kökenli olmamdan dolayı bu şiir bende ayrı duygular yaratırdı her zaman.

Sonuçta 23 Nisan töreninde Ahmetim isimli şiiri okudum.

Öğretmenim bu durumdan hoşnut olmamıştı ama ısrar da etmemişti kendi seçtiği şiiri okumam için.

Belki bu da adalının kendine özgü hoşgörüsüydü.

Teklif var ama ısrar hatta şiddet yok” şeklindeki düşünce yapısıydı.

Öğretmenin seçtiği şiir hangisiydi?

Kin.

“Bu kin benden vallahi de gidemez.

Bin gavur kellesi kessem, bir kin ödemez.”

 

Yazarı bilinmeyen ya da kimsenin sahiplenemeyeceği kadar iğrenç olan bu lanet şiir, bizim kuşaktan sonra piyasadan kaldırıldı.

Okullarda okutulmaz oldu çünkü inanılmaz bir tepki oluşmuştu bu şiire karşı.

“Yüz bininin taşla ezsem başını

Yüz binini cehenneme yollasam..” şeklinde uzun uzun devam eden dizeleri okuyacak birini bulamıyorlardı topluma aşırı ve şiddete dayanan milliyetçiliği enjekte etmeye çalışanlar.

***

Bugün 24 Kasım.

Nedense bu çocukluk anım düştü aklıma.

Savaş, tecrit ve yokluklar içinde yetişen bizim neslin en büyük avantajı öğretmenlerimizdi.

Hepsinin ellerinden öperim..