Köşe Yazarları

HEP BİRLİKTE AĞLAŞIYORUZ…








Hiç gelmeyecekmiş gibi yayılıp gerindik ama yine yanıldık.




Üstelik göstermelik tedbirlerle birbirimize üstünlük taslamaya da çalıştık.



Dünyanın en tehlikeli virüsü üzerinden egemenlik kavgasına tutuştuk.

Biber gazı ve cop kullanmaya vardıracak kadar.

İşte geldi ve şimdi de hep birlikte ağlaşıyoruz.

Güney’e giden 4 milyon turist, Kuzey’e gelen 1 milyon turist.

Bu da demektir ki bu hızla giderse önümüzdeki aydan itibaren paylaşamadığımız bu küçücük adada baş başa kalacağız.

Kafa kafaya verip tedbir alamadık ama tüm yabancılar çekip gittiklerinde tek başımıza derdimize yanacağız.

***

Bir başka ortak yanımız da nedir bilir misiniz?

Salaklık ve sakarlığımız.

Adam (doktor) İngiltere’de virüs bulaşmış, elini kolunu sallayarak Kıbrıs’a gelmiş, yüzlerce hasta görmüş, onlarca ameliyata girmiş, kesiklik, halsizlik ve nefes darlığı şikayeti ile hastanedeki meslektaşlarına başvurmuş ama “birşeyciğin yok, soğuk algınlığı” denilip gönderilmiş.

Ve virüsü yaymaya devam etmiş.

25 yaşındaki genç İngiltere’den koronalı gelmiş, anne-babası doktor, tüm belirtileri göstermiş ama savsaklamış.

Şimdi “kime bulaştırdı” diye panik halinde insan avına çıktılar.

Kuzey’deki başka alem.

Alman turist iki gün önce Mağusa’da otele yerleşmiş.

Almanya korona virüsü açısından riskli bir ülkedir.

Hani bangır bangır duyurdular ya “hava ve deniz limanlarında hertürlü tedbir alındı” diye.

Bu virüslü Alman nasıl oldu da bu meşhur tedbirlerden geçti?

Peki geçti ve otelde fark edildi.

Niye 800 turisttin 100’ü aşkın personelin olduğu otel karantinaya alındı diye kapatıldı?

Niye gelen 30 kişilik Alman grubu izole edilip konu orada çözülmedi de paniği teşvik edercesine başka oteller de  kapatıldı?

Bu virüs hiçbir KKTC vatandaşında görülmedi.

Hiçbir KKTC vatandaşından şüphe bile edilmedi.

Peki kreşlerden üniversitelere kadar bütün okulları kapatıp da halkın marketlere akın etmesini sağlayacak denli panik ortamının yaratılması niye?

 

***

Alınan “tedbirlerin” pahalı bir bedeli olacak.

Hem de çok pahalı.

Bu zavallı Kıbrıs Türkü bu bedeli ödeyecek takatte değildir.

Sıcaklar bastırıp virüs ortadan kalktığında yaşayacaklarımızı tahayyül dahi edemiyorum…

 





Başa dön tuşu