Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Hep aynı senaryo

Yeni öğretim yılının başlamasına bir ay kaldı. Okullarımız yeni öğretim yılına hazır mı? Kesinlikle hazır değil. Milli Eğitim Bakanı Kemal Dürüst açılacak öğretmen münhal sayısını 89 olarak açıkladı. İlk ve ortaöğretim için toplam 89… Yanılmıyorsam 24’ü ilköğretim için geriye kalanı ortaöğretim için… Peki yeterli mi bu münhal sayıları? Tabii ki yeterli değil. Demek ki yine geçici öğretmen alımı yapılacak. Geçici alınabildiğine göre kadrolu niye alınmıyor onu da pek anlamış değilim. Sorun belli ki aşırı “duygusal”…

Bu da gösteriyor ki okulların bir kısmı öğretmensiz açılacak. Ya da açılamayacak. Sendikacı arkadaşlardan edindiğim bilgiye göre Dipkarpaz RTE Ortaokulu’nda yapılan nakil işlemleri sonrasında tek bir öğretmen kalmış… Bu da demektir ki okulların açılacağı tarihe kadar öğretmen sorunu halledilmezse Dipkarpaz RTE Ortaokulu’nun yeni öğretim yılına başlaması mümkün görünmüyor.
Son 6-7 yıldır aynı senaryo tekrarlanıyor. Gerek okullarda yapılacak tadilatlar gerekse öğretmen atamalarında geç kalınıyor. Hiç mi bir önceki yıldan ders alınmıyor? Göz göre göre sürekli ayni hata yapılır mı? Ne yazık ki bizim memlekette yapılır.
Üç aylık yaz tatilinin sonuna geliyoruz okullarda tadilat için bir çivi çakılmadığı söyleniyor. Bir şehir efsanesi gibi bu konu ile ilgili söylenen Merkezi İhale Komisyonu’nun okullarda yapılacak olan tadilatları engellediği yönündedir.
Yalnız hükümetler sorunları çözmek için vardır. Yani Merkezi İhale Komisyonu’nun yarattığı bir sorun varsa, devlet veya hükümet bu sorunu halletmek durumundadır. Aksi taktirde yine bilindik manzaralarla karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır: Küçücük çocuklar moloz yığınları arasında koşuşturacak. İnşaat aletleri/araçlarının gürültüsü arasında ders yapmaya çalışacaktır.
Son yıllarda her öğretim yılı başında bu manzaralarla karşılaşıyoruz. Anlamakta zorlandığım şudur: Bu konuda bir planlama yapamayacak kadar beceri noksanlığımız mı var? İşleri ciddiye mi almıyoruz? Yoksa yaz tatilinde okullar gibi eğitim bakanlığı da tatile mi giriyor?
Şimdi sorsanız “neden böyle oluyor” diye, yetkililerin size sunacağı birçok gerekçe vardır. Vatandaşın gerekçeye ihtiyacı yoktur. Vatandaş sorunun çözümünü ister.
*****
Yukarıda bahsettiğimiz gibi siz eğer kamusal eğitimi bu kadar “üvey evlat” muamelesi yaparsanız, özel okullardaki öğrenci sayısı da her geçen gün artar. Devlet olarak da sizin buna çok ciddi bir katkınız da olur.
Aklıma gelmişken sorayım. Örneğin Şht. Ertuğrul İlkokulu’ndaki sorun ne durumdadır? Sorun çözüldü mü? Yoksa yine okul grevlerle mi açılacaktır? Şht. Ertuğrul İlkokulu’nda öğrenim gören birçok çocuğun başka okullara kayıt yaptırdığını, bir kısmının da özel okula gittiğini duyuyoruz. Geçtiğimiz yıl bu sorun tüm öğretim yılı boyunca devam etti.
Ne yazık Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda ortaya bir rapor çıkarmasına rağmen bu raporun gereğini yerine getirmedi. Sorunları hasır altı ettiğimiz zaman sorun çözülmüyor. Aksine sorunlar daha da karmaşıklaşıyor.
Bu hükümetin veya Sayın Kemal Dürüst’ün “biz yeniyiz” deme lüksü yok. Hiçbiri de yeni değil. Gerek UBP gerekse CTP, hükümet olma konusunda gerekli tecrübeye sahiptir. Kemal Dürüst ise son altı yılda en çok ve en uzun süre eğitim bakanlığı yapan kişidir. Dolayısı ile artık eğitimde “yönetim” kaynaklı sorunların giderilmesi gerekmektedir. Eğitimde gerçekten eğitimi tartışacağımız, konuşacağımız dönemlere ne zaman geleceğimizi gerçekten merak ediyorum.
Eğitimin içeriği ile ilgili konuşan yok.