Perşembe günü yine 8 Ağustos. Hem Rumlar hem de Türkler hamaset nutuklarını sallamaya devam edecekler.
Aslında 8 Ağustos tarihi 1964’tte Dillirga Bölgesindeki savaşı hatırlatmaktadır.
Bu savaşta Rumlar Mansura, Ayos Theodoros dis Dillirgas, Piy, Sellasindapi, Ayyorgi ve Alevga köylerini işgal ettiler.
Silah zoruyla köylerinden kovulan bu köy sakinlerinin tümü Erenköy’e(Kokkina) sığınmak zorunda kaldılar.
Erenköy çatışmaları, Rumların saldırganlığı karşısında, Türkiye Uçaklarının adaya İLK gelişinin de tarihidir.
Zaten Faşist Rumların saldırganlıklarının sonuçları her dönemde tek bir şeye yol açmıştır:
Türkiye’nin adaya gelişinin şartlarını hazırlamak.
Dillirga, Rumların adayı ele geçirme çabalarında, 1950lerden beri Kıbrıs Türklerinin direniş bölgesidir.
1958 yıllarından sonra, balıkçılarımız Anamur’a küçük teknelerle giderek Türkler için silah ve cephane taşımışlardır.
Kıbrıs Türkleri adada Rum saldırganlığına karşı direnmişlerse, Dillirga’lıların getirdikleri silahlar sayesinde olmuştur.
Dillirgalı insanlara, direnişlerinin karşılığı olarak madalya yerine MAĞDURİYET reva görülmüştür.
1974 savaşlarında , arada Pirgo Rum köyü varken, 7 km daha gidilse, Erenköy bölgesine varılabilir ve Kıbrıs Türklerinin Çanakkalesi ile Türk bölgesi birleştirilebilirdi. Bu yapılmadı.
Erenköy’e getirilen insanların barınacağı konutlar, toprakları olan insanlardan çok az bir para karşılığı alınarak VAKIFLAR üzerine geçirildi. Askeri idarenin hüküm sürdüğü o dönemde hangi Erenköy’lü, konut yapmak talebiyle istenilen topraklarını VERMEM DİYEBİLİRDİ. Bu haksızlık hala devam etmekte ve köylülerin malları VAKIFLARA hediye olarak durmaktadır.
Erenköy, Mansura ,Poli’ye giden ANA YOL üzerindedir. Bozdağ, tarım bölgesiydi.Diğer köyler de geniş topraklara sahip ORMAN KÖYLERİ idi.
Eşdeğer işlemlerinde Dillirgalıların malları çok değersiz olarak gösterilerek yağmalanmıştır. Örneğin 19-5 dönüm arazi, Ana yolun üstünde, balıkçı barınağının yanında yeni bir evin karşılığı, Yalusa’da 1.5 dönüm olarak verilmiştir. Yetkililere yaptığımız itirazlar hala karşılıksız kalmaktadır.
Biz Erenköylüler HAMASET NUTUKLARI yerine, bize gerçekten DEĞER VERİLMESİNİ, mağduriyetlerimizin giderilmesini isteriz.
Rumlara gelince:
Kuzey’deki mallarının yağmalandığını sık sık söyleyenler, 1964’tten beri işgalleri altında tuttukları Türk topraklarından niye ÇEKİLMEYİ DÜŞÜNMÜYORLAR.
Bizler Kuzey’de yarattığımız değerlerin kendi bölgelerimize taşınması ve Rumların topraklarımızdan çekilmesi halinde, Dillirga bölgesine talip olduğumuzu sık sık her platformda dile getirdik. Ancak gerek Rumlar gerekse Türkler bu taleplerimize herhangi bir olumlu cevap vermediler.
Haydi kahraman Türkler ve Kahraman Rumlar. Hamaset nutuklarınıza devam ediniz. Halkı düşünmeden, milliyetçilik söylemleriyle düşmanlığı körüklemeye devam ediniz. Bize bu yakışır.
































