Köşe Yazarları

Haydi sayın denktaş…

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, yaşadığımız ekonomik krizi, yapılması gerekenleri, ancak kasa boş olduğu için de pek bir şey yapılamadığını söylüyor.

Ama sonra, kasanın dolması için de bir çalışmaları olduğunu belirtiyor.

Neymiş o..?

Geliri artırmak…

Casinolardan  alınan vergiden bahsediyor. Bunun için bir çalışmaları varmış.

Nihayet…

Sürekli yazıyoruz. Bizi bir tarafa bırakın, biz burada başka ülkelerden örnekleri araştırarak, amatörce söylüyoruz bunu.

Ama görüyoruz ki artık ekonomistler de aynı şeyi dile getiriyor.

Varlık içinde yokluktur çektiğimiz.

Geçtiğimiz gün de yazdık, bir daha yazalım…

30 tane kumarhane var bu ülkede.

Övüne övüne verdikleri vergi, yılda 101 milyon. Kumarhane başına 3 milyoncuk.

Karşılığında Monaco örneğini veriyoruz. Sadece 6 kumarhaneleri var.

Monaco’da yaşayanların yüzde 30’u Euro milyoneri.

Ülke, vatandaşlarından gelir vergisi almıyor, çünkü ihtiyacı yok.

Monako vatandaşlarının Casino’ya girmesi yasak.

Ve sıkı durun, kişi başına düşen milli gelir 2014 rakamlarıyla 187.470 euro. Bu rakamla dünyada birinci…

Bir bu örneğe bakın, bir de bize.

Küçücük bir ülke, sadece 6 kumarhane ve sonsuz bir zenginlik.

Dönelim Maliye Bakanı Denktaş’ın sözlerine…

Haber şöyle…

“Denktaş, Casinolardan devletin geliri bulunduğunu ancak daha fazla gelir elde edilebileceğini anlattı. Denktaş, örneğin nakit yerine kartla harcama yapılması ve ciroyu görerek o ciro üzerine vergi alınması yönünde sektörle formül bulma çalışması yapıldığını açıkladı. Bunun başarılabilmesiyle ek bir gelir sağlanacağını ve kontrol da olacağını ifade eden Denktaş, ‘Bu bir sektörse bunu lehimize kullanmak zorundayız. Bu sektör kapanırsa ve turizm yapılması düşünüyorsa çok büyük bir gelirden vazgeçilmek zorunda kalınacağının bilinmesi gerekir’ dedi”.

İşte budur…

Umarız bu sıkı günlerde, gündemi yumuşatmak adına yapılmamıştır bu açıklama. Umarız bu çalışma gerçekten vardır.

Çünkü artık şakası kalmadı. Bugüne kadar gerek casino sektörü, gerek üniversiteler sektörü, sadece devletten istedi. Öylesine büyüdüler ki, başka başka işlerin içine girdiler. Kimi inşaat yapıyor, kimi başka işler. Devlet de araziyi vermiş, teşvik vermiş, vergiden muaf tutmuş, kazanılan parayı uzaktan seyrediyor…

Nereye kadar gidecek bu teşvik? Palazlandılar, yerleştiler, neredeyse hepimizi besleyecek durumdalar, daha koruyacak mıyız..?

Onları koruyalım, biz dibe vuralım, daha fazla el açalım, yönetenler de çıkıp halkın karşısına “yapacak bir şey yok” desinler. Var mı böyle bir saçmalık…

Yutmaz bunu insanlar.

Serdar Denktaş’ın “yapılıyor” dediği çalışmaları yakından takip edeceğiz. Eğer başarırlarsa, hem bir ilk olur, hem de  ülke kurtulur…

Direnişle karşılaşacakları kesin. Bugüne kadar siyasileri elinde oyuncak edenler buna da direnecekler.

Vergi vermemek için baskı yapacaklar.

Ama “Siyasette bu son dönemim olabilir” diyenler, artık bu cesareti göstermeli, halk için ülke için bu direnişi yenmeli…

YERİN KULAĞI VAR

AFAKİ ÇÖZÜM ÖNERİLERİ:

Ülke batma noktasına geldi. Herkes “bu çukurdan nasıl çıkarız”ın peşine düştü. Önerilere bakıyorum, bir yanda “Kıbrıs meselesini çözelim, kurtuluruz” önerisi, diğer yanda, “maaşları artır, akaryakıtı, elektriği ucuzlat” falan gibi afaki öneriler. Kimse vergi sisteminden, devletin gelirlerini artırmaktan söz etmiyor nedense. Bu konuda bir toplumsal baskı oluşturabilsek, iktidar da cesaretlenecek. Ama biz, hayaller görüyoruz ve sadece “ver” demeyi biliyoruz.

 

O DA OLDU:

Haftalardır akaryakıta, elektriğe yapılan zammı tartıştık durduk. Bu ikilinin bir yanı sanki boş duruyordu. Tam neydi diye düşünürken sağolsun hükümetimiz hatırlattı, tüpgaz arada kaynamıştı. Şimdi işte o unuttuğumuz üçüncü ayak tüpgaza 12 lira zam yaptılar. Hayırlısı olsun…

 

% 50 İNDİRİM HAYALMİŞ:

Ulaştırma Bakanı Atakan, Temmuz ayı başında Türk Telekom’la bir anlaşma imzaladı ve internetin yarı yarıya ucuzlayacağını söyledi. Sonra bir Tüzük değişikliğine gideceklerini ve indirimin 3-5 kişinin uhdesinde kalıp vatandaşa yansımamasına seyirci kalmayacaklarını vaad etti. Şimdi anladığımız kadarıyla bu Tüzük çıktı. Bu defa da, internet sağlayıcıların giderleri arttığı için, yüzde 50 indirim olamayacağını söylüyor Ulaştırma Müsteşarı.  Devlet sağlayıcıya % 50 indirim yapıyorsa, bunun da vatandaşa yansıması gerkemez miydi? Göreceğiz bakalım, bu ay ne ödeyeceğiz…

 

VATANDAŞ ŞAŞKIN:

Türk Lirası kullanmaya devam ettiğimiz sürece hergün yeni bir sürpriz kararla uyanmaya da alışmalıyız. İktidar ve ekonomistler, bugün için başka bir paraya geçme şansımızın olmadığını söylüyorlar. Haklıdırlar belki ama, bu gidişle yakında TL’nin değeri daha da düşeceğe benziyor. Hani hep deriz Türkiye hapşırsa biz nezle olur diye. Bu kez nezle değil komalık olacağız…

 

BİR TERSLİK VAR: 

Memleket batma noktasına gelmiş, sosyal medyada zamlara tepkiler çığ gibi. Sokakta her gören “abi bu hükümete güvendik ama, yanlış yaptık” diye serzenişte bulunuyor. İşadamı, işçisi, çalışanı burnundan soluyor ama, diğer taraftan her hafta bir beldemizde festivaller, panayırlar durmak bilmiyor. Yeme içme gırla gidiyor. Yurt dışından tur fotoğrafları ha keza. Bu işte bir terslik yok mu sizce de…

 

İŞTE BU:

Lefkoşa Belediyesi çok önemli bir karar aldı. Yıllardır en büyük çevre kirliliği yaratan boş arazilerin temizlenmesi için düğmeye basıldı.  Temizliğin mülk sahipleri tarafından yapılmaması halinde, metrekaresi 0.25 TL ücretli olarak LTB tarafından yapılacak ve hizmet bedeli de mal sahibinin faturasına yansıtılacak. Belediyelerin bu yetkisi yasada da düzenlenmiş. Ama bugüne kadar hiç uygulanmamış. Belki böylece Lefkoşa’nın harabe görüntüsü de biraz azalır.

 

 

 ZİRVEDEKİLER

Başaran Düzgün: “Şener Levent ve Ali Osman Tabak’a zaten bizim mahkemelerde dava açıldı.

“Kusura bakmayınız, bizim mahkemedir bizim için aslolan” denmeliydi. Denilmedi ve hukukçu başbakan Tufan Erhürman ciddi bir itibar kaybına uğradı. Umarım en kısa sürede düzeltir”…

 

DİPTEKİLER

EDEK: Güneydeki ırkçı EDEK partisi,“Kıbrıslı Türklere daha önce verilen pasaportların geri alınmasını ve yenilerinin, hamili tarafından, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıdığı ve savunduğu zorunlu beyanını imzalamasından sonra verilmesi” için Rum hükümetine talepte bulunmuş…




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı