Köşe Yazarları

HAYAL GÜCÜ







Çetin Altan bir yazısında,




“Osmanlı İmparatorluğu, Tanzimat’a kadar geçen beş yüz yıl içinde birçok ozan yetiştirdi, ama Evliya Çelebi’yi bir kıyıya koyarsak, hiç yazar yetiştiremedi” der.

Matbaa, Osmanlıya 200 yıl sonra girmişti…

Haliyle Osmanlı diyarına uğrayan birçok yabancı etrafa göz attıklarında, bırakın yazarı falan,
Herhalde birkaç han, hamam ve caminin mimarisi dışında yaratıcı hiçbir şey görmediklerinde şaşıp kalıyorlardı.

İlim bilim, sanat ve estetik Osmanlıya uzaktı,
Camilerle idare ediliyordu.

1745 ve 1750 yıllarında adaya iki sefer seyahat düzenleyen Alexander Drummond, adada yapılan evlere dikkat çeker.
Evler tek katlıydı ve tavanları çamurdandı.
Drummond’un görüşüne göre, Kıbrıslılar bu evleri depreme önlem olsun diye böyle yapıyorlardı.
1735’te meydana gelen deprem akıllardaydı.
O depremde St. Nicolas da (Lala Mustafa Paşa Camii) büyük zarar görmüş ve hatta deprem sırasında içinde ibadet eden 200 civarında Osmanlı ölmüştü.

Adını verdiğimiz yabancı gözlemci Kıbrıs’ı gezerken surların, katedrallerin görkemli yapılarını ve mimarisini övüp,
Osmanlının durumuna da Çetin Altan gibi şaşıp kalmaktadır.
Drummond şöyle der:
“Depremlerin ölümcül etkilerinden kurtulmak için tek kattan daha yüksek evler inşa etmemektedirler ve bu evler, bir insanın düşündüğünden daha uzun zaman ayakta kalmaktadır. Mimarları, yapıcıları ve marangozları, bugüne kadar gelmiş geçmiş en kötü sanatkardırlar.”

Aynı gözlemci daha o günlerde Çetin Altan gibi bir saptamada bulunarak şunları yazar:
“…bütün Osmanlı imparatorluğu içinde bir tane bile yaratıcı sanatkar veya bilgili bir insan olduğu söylenen bir tek kişi bile yoktur…”

Adayı “hayal gücünüzü memnun edecek hiçbir şey yok” diye tarif eden yazar,
Kıbrıs’a kafayı öyle takmıştı ki, “orta derecede bir servete sahip olan hangi İngiliz gelip bu hoşa gitmeyen ülkede yaşar” demekten kendini alamıyordu.

Drummond en azından bu öngörüsünde yanılacaktı.
Çünkü kendi ülkesi 1878 yılında bu hoşa gitmeyen adaya gelmiş ve 82 yıl Kıbrıs’ta yaşamıştı.

Ama şu söz geçerliliğini koruyor:
Hayal gücümüzü memnun edecek hiçbir şey yok…











Başa dön tuşu