Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Hani o yüzsüzler listesi..?

18 Kasım’da yürürlüğe giren yüklü elektrik zammının faturalarını ödemeye başladık. Vatana millete hayırlı olsun…
Şimdi geri dönüp bakıyorum, Başbakan o günlerde, “Mecburduk, akaryakıt alacak paramız yoktu, yapmasak karanlıkta kalacaktık” diyerek bizi ikna etmeye çalışmıştı. 12 maddelik bütünlüklü eylem planından söz etmişlerdi. “Kısa vadeli daha sonra ise orta ve uzun vadeli radikal adımların atılması şarttır” diye de eklemişlerdi. Ancak uygulamaya, doğal olarak “zam” kısmından başlamışlardı. Proje için kısa vadede atılacak adım, herhalde zamdı…
Önlerine bu “bütünlüklü planı” koyan bürokratı görevden aldıklarında, o planın günü kurtarma amaçlı olduğu şüphesine kapılmıştım zaten. Son günlerde konuşulanlara bakınca da, tek çare olarak Türkiye’den elektrik getirmeye yoğunlaştıklarını görüyorum. Böylece ortada ne plan kalıyor, ne proje.
Hükümet, toplumdaki esas öfkenin zamdan çok, borcunu ödememe rahatlığı içindeki yüzsüzlere yönelik olduğunu biliyordu. O nedenle de, sırf gazımızı alsınlar diye, “Alacakları yapılandıracağız, taksitlendireceğiz” demişlerdi. Hatta kimin nasıl vadelendirileceği bile belliydi… 
Dün baktım, Toparlanıyoruz Hareketi o sözlerin takibini yapmış, hükümete basitçe soruyor, “O günden bu güne hangi kurumun, hangi belediyenin, hangi özel kişinin, hangi tüzel kişinin elektrik borcunu kaç yıllık vade ile yapılandırdınız..?”
Doğru…. Kim, ne kadar vadeyle taksitlendirildi? Sadece devletle mahsuplaşmasında sorun olduğu söylenen YDÜ’nün bir şekilde vadelendirildiği haberi çıktı. Diğerleri yok.
İşte bu noktada ben de bir soru sorayım. 5 Aralık günü, bakan Sennaroğlu Meclis kürsüsünden “Kıb-Tek’e borcu olanların listesini kısa bir süre sonra kamuoyuna duyuracağız” demişti.   Aradan geçti bir buçuk ay…. Bizler Allah’a şükür zamlı faturalarımızı ödemeye başladık. Ama o vicdanların beklediği yüzsüzler listesi bir türlü ortaya çıkmadı…
Halkın sırtından geçinen yüzsüzlerin borç miktarları, ortalama bir vatandaşın hayat boyu elde edeceği kazancın üstünde, milyonlarla ifade ediliyor… Bir ay borcunu geciktirenin elektriği kesilir, gözünün yaşına bakmazlar. Nitekim, hemen her gün geçim zorluğu çeken birilerinin elektriklerinin kesildiği haberleri gazetelerde yer alır, ama onların kılı kıpırdamaz. Zaten sade vatandaş da ayrıcalıklı olmadığını bilir, karanlıkta, soğukta oturur ama fazla sesini çıkartmaz.  Ama o yüzsüzlerin içinde öyleleri vardır ki, her nedense her dönem kollanırlar, kayırılırlar. Hem de hangi parti iktidara gelirse gelsin. Sanki üstlerinde bir koruyucu zırh vardır.  Onların durumunu partizanlıkla da izah edemezsiniz. Partileri yoktur. Her devrin adamıdır onlar. Ne yapar yapar, değirmenlerini döndürürler. Zaten borç miktarları, ödeme yapılmayan sürenin çoook uzun olduğunu gösteriyor…
Şimdi ben vatandaş olarak soruyorum; devletten çaldıklarını bizzat benim ve halkımın ödediği bu insanları tanımak benim hakkım değil mi?  Bal gibi hakkım. Bunu “Şeffaflıktan, adaletten, eşitlikten” söz eden bir partinin iktidarında soruyorum…
Biliyor musunuz, bence siyasette, kirli ile temizi ayırmanın yolu budur. Sennaroğlu “Listeleri açıklayacağız dediğinde bu açıdan mutlu olmuştum. Hah işte dedim, zam yaptılar ama, en azından yüzsüzün peşine düşecekler. Tarih 18 Kasım’dı, bugün 3 Ocak.  Ne yalan söyleyeyim aklımdan “Yoksa son anda yine mi korunmaya alındılar?” sorusu geçiyor… 
Umudumu tümden yitirmedim ama merakla bekliyorum. Bu hükümeti de diğer kollayıcılar arasına koyalım mı, koymayalım mı…

YERİN KULAĞI VAR

SUÇLU SİYASİLER VE SİSTEMMİŞ:                                                                                                                                     

      Geçici istihdamları, yeni yılın ilk birleşiminde de gündemdeki yerini korudu. Dünkü Meclis birleşiminde konuşan UBP milletvekili Çavuşoğlu, “Ortada bir günah ya da yanlış varsa, ülkeyi yöneten siyasilerindir… Eğer ortada bir kusur varsa, bu kusur sistemdedir” diyerek yıllardır yapılan yanlışların nedeni olarak siyasileri ve sistemi suçladı… Ne pişkinlik… Tam bir itiraf… Biz de biliyoruz öyle olduğunu Sayın Çavuşoğlu, o sistemi kuranların da, o kusuru işleyenlerin de isimlerini çok iyi biliyoruz.
ÇARE AMELİYAT:
Başbakan, bu dönem yapılan istihdamların daha öncekilere hiç benzemediğini söylüyor. Başlarındaki derdin çok büyük olduğunu göstermek için böyle söylüyor. Öyle değil aslında. Mesela 2003 seçimleri öncesi, UBP’nin bir ayın içinde yaptığı binin üstündeki istihdamı hatırlamıyor olabilir. Ya da CTP’nin 5 yılda 3500 istihdamını.  Bu yarayla baş etmenin tek yolu var, geçici tedaviler değil, kökten ameliyat… Yaraya dönüşen dokuyu kesip atmak. Zira o potansiyel orada durdukça, kimin elleyip, kimin ellemeyeceği de belli değil. İnsanoğlu çiğ süt emmiş…

KEDİ CİĞER MESELESİ:                                                                                                                           

                366 İnisiyatifi Kurucusu Sadık Gardiyanoğlu; “Gençlerin yapılacak sınava itimatları çok az… Çünkü Kamu Hizmeti Komisyonu’nun yakın geçmişteki şaibeli durumu ortada… Biz, eğer bir sınav yapılacaksa Cumhurbaşkanlığı ve Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu kontrolünde bir sınav yapılmasını isteriz” diye buyurmuş. KHK’yı şaibeli duruma düşürenin Derviş beye bağlı ekip olduğunu bile bile… Bu resmen ciğeri kedinin boynuna asmak, herkesin lanet ettiği o çarkın dönmeye devam etmesi demektir…

ADAYLAR BELİRLENİYOR:                                                                                                                                 

     Haziran ayında yapılacak yerel seçimler için partilerde aday belirleme çalışmaları sürüyor. CTP yıllardır kazanamadığı Güzelyurt, İskele ve Lefke’yi almak, muhalefet ise Lefkoşa, Girne ve Mağusa’da uzun yıllardır devam eden CTP hakimiyetini kırmak için yoğun bir arayış içine girdi. Bu nedenle Haziran ayındaki yerel seçimlerin kıran kırana geçmesi bekleniyor…

LTB GREVDE Mİ:                                                                                                                                             

               Eskiye oranla şimdi iyi kötü maaşlarını alıyorlar, sendika ile yönetim arasında yeni imzalanan toplu sözleşme ile şartlar daha da iyi oldu. Peki o zaman belediye çalışanları Lefkoşa’da biriken çöpleri toplamak için daha ne bekliyorlar anlamadım. Sordum soruşturdum, grev, iş yavaşlatma falan da yapmıyorlarmış. Bir haftadan fazladır bazı bölgelerde dağa dönen çöpler niye toplanmıyor bilen var mı..?

SÜRPRİZ OLUR MU:                                                                                                                                                

DP’nin 26 Ocak’ta yapılacak olağan kurultayında Serdar Denktaş’a rakip olan şimdiki Genel Sekreter Bengü Şonya, sürpriz peşinde. Seçim öncesi ve sonrasında yaptığı çıkışlarla dikkatleri çeken ve Serdar Denktaş’ın tepkisini alan Şonya, özellikle DP esas tabanından oy bekliyor. UG kanadının gelmesiyle mağdur olduğunu düşünen birçok eski DP’li, Denktaş’a olan kızgınlıkları nedeniyle Şonya’nın etrafında birleşmeye başladı. 26 Ocak’ta yapılacak kurulltay sürprize gebe…

ZİRVEDEKİLER                                                                                                                                                             

     DAÜ-KOOP: DAÜ Çalışanları Kooperatifi, çam sakızı çoban armağanı misali, yeni yılda, “sevgiyi paylaşalım, her çocukta buluşalım” sloganı ile başlattıkları sosyal sorumluluk kampanyası kapsamında, ihtiyacı olan çocuklara oyuncak dağıttılar. Önemli olan küçükleri bir nebze olsun sevindirmekti, kutlarız…
DİPTEKLER                                                                                                                                                                         Trafik Kazaları: Ne yazsak, ne söylesek bir türlü olmuyor. Bizler yazmaktan usandık ama, trafik can almaktan usanmıyor. 2012 yılında 24 olan trafik kazalarındaki ölüm oranı, ne yazık ki 2013’te ikiye katlanarak 49 oldu. Yaklaşık binde 16 gibi bir rakam. Trafikte biraz dikkat, biraz da saygı olsa bu acıları belki de yaşamayacağız ama, biraz yollar, biraz da sürücüler ve de en önemlisi sorumsuzluk bu korkunç tablonun mimarları oluyorlar…

Haspolat Belediye Evleri pislikten geçilmiyor. Bölgedeki çöp yığınları, çevre kirliliği yaratıyor, pislik insan sağlığını tehlikeye atıyor. Sitede önlem alınmadan devam eden inşaatlar ise vatandaşların can güvenliğini tehdit ediyor