1993 DÖNÜM NOKTASI OLDU: Kıbrıs iş dünyasının önemli isimlerinden Erhan Akbel, 1993 yılına kadar birlikte çalıştığı babası Ertoğrul Akbel’den ayrılıp kendi şirketini kurunca ticari yaşamının dönüm noktasını yaşadı
BANKA KEREDİSİYLE KURDU: Akbel, banka kredisi alarak kurduğu ve bugün tepe noktalara getirdiği Akbel Exclusive’in başarı hikayesinin ardında mutlu aile yaşantısı, işine duyduğu inanç ve disiplinin yattığını belirtiyor
Ticari başarının nesilden nesile aktarıldığı Akbel ailesinde bu kez elinde bayrağıyla zirveye çıkan isim Akbel Exclusive Direktörü Erhan Akbel. Kıbrıs’taki iş insanlarının başarı hikayelerinin en güzel örneklerinden birisinin kahramanı olan Erhan Akbel, 1987’de askerlik görevini tamamlayıp, 1988 yılı başlarında döviz işi yapan babası Ertoğrul Akbel’in yanında çalışmaya başladı. 1993’de kendi ayakları üzerinde duracağı bir iş yapmak için kolları sıvadı. Babasından kendisini azat etmesini istedi ve aynı yıl bankadan aldığı krediyle Akbel Exclusive’i kurdu. İlk işi Siemens’in distribütörlüğünü almak oldu. Kısa zamanda diğer dünya markaları birbirini izledi.
Yaptığınız işe inanın
Şu an beyaz eşya, mobilya, mutfak, elektronik ve merkezi ısıtma sektörlerinde Kıbrıs’ın devleri arasında bulunan Akbel Exclusive, Siemens, General Electric, Gaggenau, Sub-Zero, Wolf, Lineadecor, Lowe’s ve Casa Mobilya’nın da aralarında bulunduğu markaları Ada ile tanıştırdı. İsveç ürünü yüzde yüz çevre dostu NİBE ısı pompalarını KKTC’nin hizmetine sunan Akbel, toprak, su ve havadan enerji alarak çalışan merkezi ısıtma ve soğutma sistemini geleceğin enerji çözümü olarak görüyor. Çok çalışarak, inanarak ve disiplinle başarı merdivenlerini tırmanan 49 yaşındaki Erhan Akbel’in hikayesinden herkesin kendisine göre çıkartacağı mesajlar var. İşte Akbel’in 20 yılda bu denli büyük bir başarıya nasıl ulaştığının hikayesi:
-İş hayatına ne zaman atıldınız?
Öğrencilik yıllarımda yaz tatillerinde ara sıra babama yardımcı olurdum. Ancak pula çok meraklı olduğum için bir filatelistin yanında çalışırdım. Askerden sonra 1988 yılı başlarında döviz işi yapan babamla birlikte çalışmaya başladım. Ancak bu işin bana uygun olmadığını anlayınca babamdan ayrılma kararı verdim. Ama o hep birlikte çalışmamızı istediği için bu fikri kabul etmesi biraz zor oldu. Babamdan beni azat etmesini istedim ve bankadan kredi çekerek 1993’te bir ithalat şirketi kurdum. Siemens’ten başlayarak dünya markalarını bir bir adaya getirmeye başladım. Kafamda her zaman için bir ev konsepti vardı. Öyle ki insanlar mağazaya girince bir ev için gerekebilecek her şeyi bulabilsinler. 2008’de binamızı büyütünce bu hayallerimi gerçekleştirdim. Şimdi çok değerli markaların KKTC’deki distribütörlüğünü yapıyoruz. Şirket ortağım olan eşim Sema da hem dekorasyon hem de mobilya konusunda destek veriyor.
-Yeni başlayacaklara ne tavsiye edersiniz? Sizin başarınızın sırrı nedir?
İşe inansınlar, çok çalışsınlar ve her zaman disiplinli olsunlar. Yaptığım işi her zaman çok sevdim. Doğru olduğuna inandığım işe risk olsa da girdim. Tabii ki en önemlisi de mutlu bir aile yaşantımın olması. Başarımın en büyük sırrı ailemdir. Ayrıca yeni başlayacak kişiler seçtikleri işin dünyada nasıl yapıldığını incelesinler. Fuar ve seminerlere katılsınlar.
-Krizlerden etkilenip yıldığınız oldu mu?
Ada’da kriz yaşamamak mümkün değil. Neredeyse her iki yılda bir yaşanır. Bu ülkede yaşıyorsanız krizlerle baş etmeyi öğrenmek gerekir. Başka şansınız yok. Zaten benim hayatımda pes etmek diye bir şey olmadığı için krizleri daha çok çalışarak atlattım.
-Kendinize dair hayalleriniz nelerdir?
Şimdiye kadar başaramadığım bir şey olan işimle beraber özel hayatımı da disiplin altına alabilmek. Kendime ve aileme daha fazla zaman ayırabilmek. Daha fazla spor yapabilmek.
-Siz çalışırken hayat da akıp geçti. Kaçırdıklarınız oldu mu?
Zaman çok hızlı akıp geçti. Çocuklarım büyüdü ve evden uçup gittiler. Geriye dönebilseydim onlara daha çok zaman ayırmak isterdim.
-Nasıl bir iz bırakmak istersiniz?
Ne yapılan iş ne de elde edilen varlıkla bir iz bırakılacağını sanmıyorum. Arkamdan dürüst bir insandı desinler. Çocuklarıma da bırakacağım en büyük servet temiz bir isim olacaktır.
-2013 nasıl geçti? 2014’ten ne bekliyorsunuz?
İnsanların alım gücü maaşlarına 5 yıldır zam yapılmadığı için çok düştü. Bu durumdan da en çok etkilenen A sınıfı ürünler satan bizim gibi şirketler oldu. Aynı şekilde tüm sektörlerin bundan olumsuz etkilendiğini düşünüyorum. 2014 yılında hedefimiz yenilenebilir enerji konusunda kendimizi geliştirmek. Odaklanmamız bu yönde olacak. Kıbrıs sorunu çözüldüğü takdirde de elimizdeki markaları daha iyi bir noktaya taşımak isterim.
-10 yıl sonra şirketi nerede görüyorsunuz?
Kıbrıs’ta 10 yıl sonrasını planlamak biraz güç. Kıbrıs’ta ekonomi istikrarsız. Hükümetler değişiyor ancak sorunlar aynı kalıyor. Ama tabii ki 10 yıl sonra bünyemizde daha çok markayı bulundurmayı hedefliyoruz. Ve en önemlisi de üniversite mezunu olan ve Şubat ayında İspanya’da dil okuluna gidip master yapmayı planlayan 23 yaşındaki kızım Öykü ile İngiltere’de işletme okuyan oğlum Arda’nın başında olduğu bir şirket planlıyorum.
***
-En büyük başarınız: Huzurlu ve mutlu bir aileye sahip olmak.
-En büyük korkunuz: Sevdiklerimi kaybetmek
-En sevdiğiniz mekan: Dostlarla gittiğimiz İştah Ocakbaşı
-Mutluluk kaynağınız: Eşim Sema ile çocuklarım Öykü ve Arda
-Giyim tercihiniz: Damat, Sarar ve Polo.
-Son okuduğunuz kitap: Şu Çılgın Türkler-Turgut Özakman
***
Gelecek NİBE ısı pompalarında
Akbel Exclusive Direktörü Erhan Akbel, 2014 yılında yenilenebilir enerji konusunda kendilerini geliştirmeyi hedeflediklerini belirtiyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan NİBE ısı pompalarının önümüzdeki yılların işi olduğunu belirten Akbel, diğer enerji kaynaklarının tükendiğini vurgularken, “Düşük enerji kullanan ve çevreye zarar vermeyen bu türdeki ürünlerin öne çıkacağını düşünüyoruz” diyor.
Kış mevsiminde toprak veya suyun içinde depolanmış ısıyı transfer eden ve yüzde 83 oranında enerjiyi güneş ve topraktan elde eden sistem elektrik enerjisini sadece motorun çalışması için kullanıyor. Baca ve yakıt deposu gerektirmeyen ve mevcut kombi sistemlerine de entegre edilebilen sistem kullanıldığı ortamda oksijeni yakmadığı için hayat kalitesini de yükseltiyor.
































