Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Haberler…

Klasik bir pazar sabahı… KKTC’de gazete manşetlerini okuyorsunuz…
Halen daha adına “matbuat” denebilecek bir şeyler kalmışsa tabii…
Büyük bir hevesle, “bakalım memlekette neler olmuş?” diyorsunuz…
Sanki hiçbir şey yaşanmasa da “doldurma” tabir edilen haberlerle çıkmayacak o gazeteler… Gereksiz ve hazırlıksız röportajlar, asparagas haberler, önemsiz detaylar, yersiz sululuklar süslemeyecek gazete sütunlarını…
Elbette ki bunların bilincindesiniz ama okuyorsunuz işte. (Bazı insan evlatlarının işi bu, onlar okumak zorundalar, onlara da acıyınız.)
İşte, yazmışlar: DSÖ, COVID-19 salgınının dünya geneli “beklenen” yaşam süresini yaklaşık 2 yıl azalttığını açıklamış.
Yani, artık 71 yaşında ölecekmiş “ortalama insan”… (Herhalde o insan KKTC’de yaşamıyor!)
Ne diyelim, Allah sıralı ölüm versin (!)…
*
Öte yandan, iç ve dış siyasetimizde (yani Güney Kıbrıs’la ilgili gelişmeler demek oluyor bu) birtakım vakalar yaşamışız.
Mesela, hayvancıların eylemi gibi…
Doğrusu, iyisiyle kötüsüyle buna benzer binlerce eylem gören bu toplumun bu konuya “haber” niteliğiyle bakması bana göre zor ama neyse. Anlayışla karşılayalım.
Peki ya, sorunun ana kaynağını görmezden gelip kendince “at ile arpayı kavga ettirenlere” (bu güzel tabir Ferdi Sabit Soyer’e aittir) ne demeli? Bu kavga yer yer şiddetli eylemler, yer yer tatlı sözlerle sürüyor şimdilik. Bakalım, dananın kuyruğu nerede kopacak? (Teşbihte hata olmaz, derdi eskiler.)
*
Dış siyaset konulacaksak AB parlamentosu seçimlerine değinmemek olmaz.
Daha evvel de demiştik, hakkınız varsa oy kullanmamak yanlış olur. Kime verirseniz verin, bu demokratik ilkeyi esas haline getirmek adına oy kullanmaktan sakın ha kaçınmayın. (Bu konuda bize benzemeyin, sistem içinde kalın, oyunuzu tatlı tatlı kullanın! Kimsenin yönlendirmesi altında kalmadan elbette, ilk başta biz olmak üzere…)
Kıbrıs doğumlu olan ama oy kullanamayan binlerce vatandaşın da bu durum karşısında biraz olsun düşünmeleri, hatta mümkünse itiraz etmeleri, ülkemiz adına kıymetli gelecek alametlerinden olacaktır.
Aslı Murat, Yenidüzen’de, “Kıbrıslı Türkler, insanca yaşam koşullarına erişemiyorlar” diye yazmış…
Kesinlikle haklı! Oy kullanamamaktan öte insan hakkı mı olur? Bir parti çıkıp şununla ilgili iki kelam edecek midir?
Söz, sonra geri Galatasaray-Fenerbahçe rekabetine dönersiniz, müsaade ederiz.