Köşe Yazarları

GÖZÜME Mİ, SANA MI İNANAYIM…

Mehmet Moreket yazdı






Sağdan soldan vaka haberleri gelmeye devam ediyor, resmi rakamlar 30-30… Kimin virüs taşıdığı artık belli değil, sokaklar bubi tuzağı gibi, panik her yerde…

Bir bakıyorsun, ipleri elinden kaçıranlar, bir de üstüne üstlük algı operasyonuna gitmiş, acizliklerini örtecekler, feryat eden insanları neredeyse paranoyak çıkaracaklar.

Ne varmış yani…. Yetermiş artık, abartılmasınmış…

Lafı döndürüp dolaştırıp, “siyaset yapılıyor”a getirecekler…

Doktoru söylüyor, hastabakıcı söylüyor, millet sosyal medyadan yeni vaka haberleri veriyor. İş yerleri, oteller, hemşireler, en fenası okullardan haberler geliyor. Hekimler, toplum karantinası çağrısı yapıyor. En azından hazır uçaklar da durmuşken, içte bir genel tarama, rahatlama, yerel bulaşı durdurma adına. Onlar da mı siyaset yapıyor? Ayıptır, ayıp…

Beni en korkutan da ne oldu bilir misiniz? Hiçbir şeyi olmadığı halde, Girne’de kendiliğinden gidip test yaptıranlardan 7 kişi pozitif çıkmış. Demek ki, daha yaygın test yapılsa, neler çıkacak. Demek ki, sokaklar corona pozitif olduğunu bilmeden sağda solda gezen insanlarla dolu. Bunu gördüğümde dehşete düştüm.

Eskiden filyasyon ekiplerinin nasıl olsa yakalayacağına güveniyorduk. Bu kadar yoğun bir ortamda hangi birine yetişecekler? İşler tam anlamıyla kontroldan çıktı…

Adam bağırıyor, “Pozitif olduğum ortaya çıktı, 2 gündür evde birinin gelip beni almasını bekliyorum, ne gelen var ne giden”…

Bir başkası pozitif çıkıyor, alıyorlar, Bir haftada 3 test, negatife dönüyor ama, temaslılarına 14 gün karantinada kalacakları söyleniyor, onlar da perişan, birisi gelip test yapsın diye bekliyor.

Siz bunları okuyorsunuz. Bunlar düzmece değil. İnsanların isimleri var, cisimleri var, yerleri belli…

Ama hala çıkacaklar ve size, ‘algı yaratıyorsunuz, panik yaratıyorsunuz, hususi yapıyorsunuz’ diyecekler… Ha bir de yürüyüp durup, kendini güney Kıbrıs’la mukayese edecek, orada test sonuçlarıyla oynandığı propagandası yapacak. Sana ne? Sen Türkiye ile nüfus oranına bakarak 4 misli vaka çıkan kendi rakamlarına bak derler adama…

Yönetimi beceremedikleri yetmezmiş gibi, bir de operasyoncuklar…

İnanan çıksın sokaklara, hiçbir şey olmamış gibi dolaşsın…. Ne var bakın, her şey hükümetimizin kontrolü altında…

Gözüme mi, sana mı derdi nenem.

Aklımdan geçenleri yazmayım. Kibarca yazabildiğim bu.

Acizliklerinden, saldırganlığa geçtiler.

Şunu bilin ki, öyle “istifa et” demekle de çekip gitmeyecekler. Daha çekeceğimiz var…


YERİN KULAĞI VAR

ÖYLE BİR GAİLELERİ YOK: Salgının artık aldığınız saçma sapan kararlarla kontrolden çıktığını sağlığımın bakanı hariç, herkes görüyor. Toplum infial içinde. Doktorlar şaşırmış her yere yetişmeye çalışıyor. Hemşirelerin canına tak etmiş eylem yapıyor. 4 hemşiremiz göz göre göre hastalığa yakalanmış. Gazetelere “yeni pandemi bölümü” diye servis ettikleri odanın kapısı yok, doktor ve hemşireler pencereden giriyor. Ama sağlığımın bakanı hala çıkıp, “biz bu virüsü yeneceğiz” diyor. Evet yeneceğiz ama önümüzdeki en büyük engel sizsiniz. Bilimi değil, seçimi düşündüğünüz sürece zor. İnanın siz olmasanız çok daha kolay yenebilirdik…

DÜN ÖYLE, BUGÜN BÖYLE: Sen bu ülkenin her türlü nimetinden yararlanan, vatandaşlığın bile tartışmalı olduğu dönemde askerlik bile yapmayıp üstüne bir de vekil ol. Kısacası bu ülkenin etinden, sütünden sonuna kadar faydalan, sonra da çıkıp şikayet et. İnsan biraz sıkılır be kardeşim bu lafları ederken. Daha 5-6 ay önce başkanın ülkeye gelen gençlerin benzer şikayetlerine, “sanki çocukken daha iyi imkanlarınız vardı” diye çemkirirken, şimdi zaten her şey alt üst olmuş, sen sağlıkçıları eleştirmeyi bileceksin. Her şeye rağmen sana büyük geçmiş olsun, acil şifalar dilerim ama, olmadı be Bertan…

“IRKÇILIĞINIZA HİTLER BİLE ŞAPKA ÇIKARTIRDI”: Bunu söyleyen bu ülkede siyaset yapan, bu ülkenin geleceğinde söz hakkı sahibi olmaya çalışan biri, Erhan Arıklı. Bu sözü de kötü yönetimin beceriksizliklerinden dolayı, insanlıktan çıkmış bir vaziyette hastalara koşturan hekimlere söylüyor. Irkçı ne yahu? İngiliz mi bizim doktorlar, yoksa Amerikalı mı? Bu nasıl bir kindir? Bu kinle bu ülkeye ne verebileceğini çok açık göstermiş oldu. Teşekkürler…

KABAHAT BİZDE DEĞİL Mİ?:  KKTC’yi ziyaret eden ilk ve son ABD Dışişleri Bakanı John Kerry idi. Sene 2015. Pompeo neden ziyaret etmedi? Şüphesiz kendi hedefleriyle, vurgulamak istedikleriyle alakası var. Ama biraz da suçu kendimizde aramamız gerekmez mi? Biz burada muhalefet yapacağız diye, kendi içimizde makamları yıpratırken, özellikle Kıbrıs konusunda bir ortak irade sergileyemezken, başkalarının bizi ciddiye almasını nasıl bekleyebiliriz ki?

O VİDEO UBP’NİN: Son günlerde “Bu son olsun” temasıyla paylaşılan, sadece Mustafa Akıncı’yı hedef alan ve kime ait olduğu belirtilmeyen video klipin merak uyandırıp, ilgi görmesi amaçlanmış. Oysa bir bakışta anlaşılıyor, anlamak istersen tabi. Nitekim, UBP’nin içerikli isimleri dayanamamışlar ve sayfalarında paylaşarak, operasyonu açığa vermişler…

TATAR’IN GÜNDEMİ: Cumhurbaşkanı adaylarının seçime yönelik propagandalarına bakıyorum da UBP adayı Tatar dışında neredeyse örtüşüyor. Bir tek Tatar, salgından, ülkede yaşanan rezaletlerden ve iflaslardan hiç bahsetmiyor. Tatar’ın gündemi Maraş, Türkiye ile ilişkiler, KKTC yaşayacak, daha doğrusu bu günlerde toplumun gündeminde olmayan her şeyi konuşuyor. Ama o da haklı, çıkıp da başka ne söyleyecek, hangi BAŞARIDAN bahsedecek…

İŞLER TERSİNE DÖNDÜ: Çok değil birkaç ay önce sınır kapılarının açılmasına “salgın güneyde çok, bize de bulaşacak” diye karşı çıkanlar şimdi “o rakamlar şüpheli”ye yattılar. O günlerde gerçekten de güneyde vaka sayısı bize göre oldukça fazlaydı. Hatta UBP adayı Tatar, buna propaganda afişinde bile “bizden 5 kat fazla” sözleriyle yer vermişti. Şimdi tam tersi yaşanıyor, bırakın beş katını neredeyse her gün güneyden 10 kat fazlası yaşanıyor bizde. Şimdi güney yönetimi “bulaş çok fazla” deyip sınır kapılarını kapatsa haksız mı sizce…


çevre kirliliği

Foto gündem: Daha önce de yazmıştık, geceleri tüm sahiller parti mekanı oluyor. Ortalık içki şişesinden, uyuşturucu iğnelerinden geçilmiyor. Bu da Karşıyaka Plajı’ndan. Güvenlik zafiyeti ayrı, temizlik ayrı sorun…

 








Başa dön tuşu