En Üst

23 Kasım 2017

Geriye bakmayan kaza yapar…

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Ülkemizde siyaset, belli kişilerin ya da grupların çıkar kavgasına dönüşmüş durumda. Bu kavga öylesine bilindik, öylesine açık yapılıyor ki, hepimiz neler olacağını bile bile izlemeye devam ediyoruz…                                         Bakın daha yenile bir seçim geçirdik. Seçimlerin öncesinde UBP’de meşhur kurultay kavgaları vardı. O kavgaların nedenlerini, nereye varacağını, kimlerin hangi çıkarları için bu kavgaların yaşandığını hep bilmekteydik. Hepsi bir bir gerçekleşti. Sonra ne oldu, “ideallerinin” ne olduğunu çok iyi bildiklerimizin birçoğunu yine sandıkta bırakamadık, yani cezalandıramadık. “Siz bu oyunu şahsi çıkarlarınız için oynuyorsunuz, bize vereceğiniz bir şey yok” diyemedik. Öyle olunca da, o kahramanlar, senaryolarını kaldıkları yerden devam ettirdiler. Bugün için UBP ve DP arasında konuşulan “birleşme” meselesi, işte o kurultay öncesinden kalan senaryonun bir devamıdır…                                                                              

Bugün çok yapmadığım bir şeyi yapacak ve geçen yılın 11 Ekiminde yayımlanan yazımı buraya tekrar alacağım. Neler olacağını az buçuk görmüşüz. Biraz geriye bakınca, bundan sonra olacakları görmek de hiç zor olmuyor. Rahmetli Denktaş sürekli geçmişe bakmakla suçlanırdı bilirsiniz. O da cevap olarak derdi ki, “Dikiz aynasından geriye bakmazsan, kaza yaparsın”.  Biz de biraz geriye gidelim dedim… “Kurultay öncesi yaşananlar gösterdi ki, bundan sonra UBP’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bu konuda çeşitli iddialar ve senaryolar daha şimdiden yazılmaya başlandı bile… Kaşif ve Eroğlu kanadına göre, Kaşif’in kazanması halinde UBP’de kopmalar yaşanmaz, hatta yoluna daha güçlü bir şekilde devam eder… Bugün Küçük’ün yanında olan delege, milletvekili ve bakanlar tüm yaşananları bir tarafa bırakarak Kaşif’in yanındaki yerlerini alırlar… Yine aynı kanada göre, kurultaydan İrsen Küçük zaferle çıkarsa sorunlar o zaman başlar… Başından beri söyledim, yine söyleyeceğim;  hiç kimse bu kurultayı, İrsen-Ahmet rekabeti olarak görmesin. Perde gerisinde, kurultayın kendinin ve ailesinin siyasi geleceğini yakından ilgilendirdiğinin farkında olan Eroğlu vardır… Çok net olarak söylüyorum, Küçük’ün kazanması, bu ülkede yıllardır süren “hanedanın” da sonu olacaktır. Ha, bir başka hanedan kurulur, kurulmaz, onu da zaman gösterir… Bu nedenle Eroğlu sonuna kadar “ilgisini” sürdürecektir… Aslında UBP kurultayı üzerinden 2015 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin provaları yapılmakta… Derviş bey çok iyi biliyor ki, kurultaydan İrsen Küçük’ün güçlü bir şekilde çıkması, cumhurbaşkanı adaylığı yolundaki engelleri önemli ölçüde kaldıracaktır. Bundan sonra, Küçük’ün o makama oturması için, sadece seçimi beklemesi yetecektir. İşte bu nedenle diyoruz ki, önemli olan 21 Ekim sonrası iyi tahlil edilmeli. Derviş Bey’in, Kaşif’in yanında yer almasının temel nedeni budur. Çok gerilere gitmeye gerek yok. Ara seçimlerde kızının kaybetmesinin sorumlusu olarak gördüğü Kaşif için bu kadar çaba sarf etmesinin altında ne UBP sevgisi, ne de Kaşif’i çok sevmesi yatıyor. Tüm hesapları, kendi siyasi geleceği ile ilgilidir… UBP içerisinde esas kavga, kurultay sonrası yaşanacaktır. Eroğlu, Kaşif ve yanındaki vekilleri hükümete karşı kışkırtıp, yeni bir “9’lar hareketinin” planlarını yapmaktadır. Tüm konuşmaları bu imalarla doludur. Böylece hem Küçük’le kalan hesabını görecek, hem de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisine avantaj sağlayacaktır…                                                                                              

Kurultay sonrası parti içi muhalefetin dozu daha da artacaktır. Özellikle hükümet için hayati önem taşıyan bütçe görüşmelerinin sabote edilmesi veya oylamaya katılmayıp hükümetin düşürülmesi dahil birtakım hesaplar daha şimdiden kapalı kapılar arkasında yapılmaya başlandı bile… Öyle görünüyor ki “birileri”, UBP üzerinden krize oynamaya çalışıyor. Olası bir hükümet krizinin, hem ülkede, hem de Meclis’te kaosa neden olacağını, Meclis’in kilitleneceğini bile bile…”                       
Nasıl, şimdi olay daha da netleşti değil mi…

YERİN KULAĞI VAR

İNANALIM MI ACABA:                   

DP milletvekili Zorlu Töre, UBP Genel Sekreteri Necdet Numan’ın eski UBP’lilerle gayri resmi görüşüyoruz açıklamasının yalan olduğunu söyledi. Numan, Sim TV’deki bir programda, “Töre, Taçoy ve Serdaroğlu ile 15 gündür gayrı resmi olarak görüşüyoruz” demişti… UBP’nin apar topar genel sekreter seçimine gitmesinin Numan’ın bu sözleriyle bir bağlantısı var mı acaba? 

BASINDAKİ GELİŞMELERE DİKKAT:                                                    

 Dün Çalışma Bakanı’nın, “yatırımlar kaynaktan kesilecek” açıklamasını kutlamış, ancak “Devletle işi olmayan ne olacak” demiştik. İşte örnek, basın sektörü. Son dönemde öyle şeyler duyuyoruz ki, bırakın yatırımları, çalışanlarının maaşlarını aylarca vermeyen basın patronları var. Siyasi ya da ekonomik çıkarları için basın patronluğuna soyunanlar, basının içinden gelmediklerinden, bir süre sonra bu özverili sektörden kurtulmanın yolunu arıyorlar. Bu durumda da zarar gören çalışanlar oluyor. İşte onun için denetimleri sıklaştırıp, ceza uygulamaktan başka yol yok. Basına ticari gözle bakan, cezayı da ticari gözle ödesin…

ULUÇAY’IN TECRÜBESİZLİĞİ:                                                                                                                          İçişleri Bakanı Teberrüken Uluçay, TV programlarının muhalefette oldukları dönemdeki gibi rahat geçeceğini sanmıştı herhalde. Oysa bakan olarak TV’ye çıkmanın riskleri var. Dün çıktığı bir programda, partisinin başkanının namaz kılmayı bilmediğini söyledi. Ne gerek vardı? Ya da Yorgancıoğlu’nun özeline ilişkin bir açıklama yapma yetkisi var mıydı? Büyük gaf. Bu arada tüm kaymakamların değiştirileceği “müjde”sini de verdi. Doğru, kaymakamlar da üçlü kararnameyle atanan bürokratlar. CTP üçlü kararname yöntemini kullanmaya devam ettiğine göre, onlar da aynı yolla alınabilirler. Burada dikkat çeken, Uluçay’ın “partide karar verdik” sözleri. Yani kaymakamlık için liyakatin zerre kadar önemi yok. Bu dönem de tek kriter CTP’lilik…

SAĞDA BİRLİK:                                                                                                                                                Uzun süredir tartışılan “sağda birlik” projesi yine gündem oldu. UBP Genel başkanı Özgürgün “sağda birliğin adresi UBP’dir” derken, sağın liderliğine soyunan DP lideri Denktaş ise, “henüz erken” mesajı veriyor. Aslında formül Derviş beyin cebinde. 2015 seçimlerinde sağın ( UBP-DP) ortak adayı olarak önerilirse bu birleşme olur. Yani ne Özgürgün’ün, ne de Denktaş’ın elinde değil bu birleşme. Kararı verecek olan Eroğlu’dur… 

HAYAL ETMEK:                                                                                                                                               UBP Genel Başkanı Özgürgün, “On sene önce CTP-UBP koalisyonu konuşulamazdı bile. Bugün öyle değil. Hem bizde hem de onlarda bunu seslendirenler var. Ciddi çözümler gereken sorunlar var. Denenmeyen tek seçenek CTP-UBP veya UBP-CTP kaldı. Toplamda yüzde 70’i bulacak bir koalisyon” değerlendirmesinde bulunarak, böyle bir koalisyonun hayal olmadığını söylemiş. Boşuna dememişler “insan hayal ettiği müddetçe yaşar” diye…

HEPSİ TAMAM DA:                                                                                                                                        DP’nin 21 yaşını kutlama etkinliğinde konuşan DP eski başkanı Salih Coşar, DP-UG’nin; demokrat, katılımcı, Kıbrıs Türkü’nü bağrına basan mücadeleci yapısı nedeniyle gıpta edilen bir parti haline geldiğini belirerek, DP-UG’lilerin partinin ilkeleri, Serdar Denktaş’ın liderliği ve Türkiye’nin desteğinde birbirine kenetlenmesini istedi. “İlkeler”, “Serdar Denktaş’ın liderliği” konusunda söyleyecek bir şeyimiz yok ama “Türkiye’nin desteği” konusuna gelince orada biraz durmak lazım. O konuyu biraz zamana yaymakta fayda var sanırım…

ELEKTRİK SAYAÇLARI NE OLDU:                                                                                                                     Bildiğim kadarıyla 2000’e yakın konuta elektrik sayacı takılmadı. Her ay kullanmasalar da ortalama 250-300 TL elektrik parası ödüyorlar. Ödemezlerse de anında akımları kesiliyor. Geçici hükümet döneminde bu konuyu yazdığımda, dönemin Bakanı Atay Ahmet Raşit, “elektrik sayaçları takılmaya başlandı, 500 konuta takıldı, bir ay içerisinde sayaçsız ev kalmayacak” demişti. Üzerinden tam iki ay geçti. Hala bin beş yüz evin elektrik sayacı yok. Yeni bakandan ricam, bu konuyla yakından bir ilgilensin. Zira devlet suç işliyor ve vatandaştan haksız kazanç elde ediyor.

SÖZÜN BİTTİĞİ YER:                                                                                                                                        Haber dün bütün gazetelerde vardı. Narkotik ekiplerinin yaptığı baskında tutuklananların yaşlarını okuyunca irkildim. 19-17 ve de 14… Uyuşturucunun geldiği son nokta. Henüz daha bıyıkları bile terlememiş 14 yaşında bir çocuk. Teminatını ödeyemeyince hapsi boyladı. Trafik, kumar ve uyuşturucu. Bu ülkenin temel sorunlarının başında geliyor. Düzeltmek için büyük paralara ihtiyaç yok. Sorumluların, sorumlulukla hareket etmesi yeter de artar bile…

ZİRVEDEKİLER                                                                                                                                             Günay Çerkez: Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Çerkez, hükümetin ekonomik çevreleri unuttuğunu ve yine siyasete daldıklarını söyleyerek, “Koalisyon hükümetleri çok zordur. Hele hele hükümet partilerinin kendi içlerinde de ciddi sıkıntılar varsa. Bizlere gelen duyumlar bu yönde” demiş. Allah’ın bildiğini kuldan saklamanın anlamı yok değil mi Sayın Başkan..?

DİPTEKİLER                                                                                                                                                 Bakanlar Kurulu: Tam üçtür saatlerce toplantı yapıyorsunuz. Ama hala daha içeride ne konuştuğunuzu, ne kararlar aldığınızı bilen yok. Saatler süren toplantıların ardından topluma açıklayacak hiç mi karar üretmediniz? Benzin zammı, kış öncesi tüp gaza gelen zamla ilgili konuştuğunuz anlaşılıyor. Hani şeffaf olacak, her kararı halkla paylaşacaktınız..?

NOT: Kurultay kavgaları, yerel ve genel seçimler derken bir türlü dinlenme fırsatı bulamadık. Hazır mevcut hükümetin 100 günlük bonusu olduğuna göre, ben de biraz dinleneyim dedim. Bizim sayfa yarından itibaren bir hafta tatilde olacak. 12 Ekim Cumartesi bu sayfada tekrar buluşmak dileğiyle…

 

FOTO GÜNDEM

Yazar Hakkında

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis kritik, bahis