En Üst

21 Eylül 2017

Çirkin kokular geliyor

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Taşınmaz Mal Komisyonu, ciddi tartışmalarla kuruldu.
Dönemin ana muhalefet partisi UBP, CTP- DP hükümeti tarafından hazırlanan yasayı Anayasa Mahkemesi’ne götürerek AK Parti ile ilk ayrışmasını yaşadı.
Zira, bedel ödeyen, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından mahkum edilen, milyonlarca ceza ödeyen Türkiye oluyordu.
Dahası, “tazminat” ödediği halde Türkiye, bu mallar Rum sahiplerinde kalıyordu.
Loizudu Davası’nı unutmamak gerekiyor.
Loizudu’ya, “malına ulaşamadı, ziyaret edemediği ve kullanamadığı” için Türkiye Cumhuriyeti, “işgalci” kabul edilerek 1 milyon Euro ödemeye mahkum edilmişti.
2 Aralık 2013’te de Türkiye bu parayı ödemeyi kabul etti.
Peşi sıra kapılar açılarak, AİHM’ye “malımıza gidemiyoruz” diye yığılan Rum davaların önü açıldı.

TMK neden kuruldu?
Süreci kısaca hatırlayalım…
Loizudu kendi mülkünü kullanamadığı için, 1974 Barış Harekatı’ndan dolayı Güney’e geçtiğini, KKTC Devleti’nin var olmadığını, Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs toprağını işgal ettiğini ve oradaki olaylardan sorumlu olduğunu belirterek AİHM’ye dava açmıştı.
Dava gerekçeleri mahkemece değerlendirilirken, uzun sureli bir ihlal olduğu kararına varmıştı.
AKP Hükümeti ise, Türkiye’de iktidara yeni gelmişti. 2 Aralık 2003’te AK Parti hükümeti, 1 milyon Euro ödemeyi kabul etti. Bu karar, “siyaseten Türkiye KKTC’de işgalci olduğunu kabul etti” diyerek algılanmıştı.
Bir de AİHM tarafından görülen ve Türkiye’nin 65 bin Euro dava masrafı ödediği emsal Arestis Davası var.
Ksenides Arestis de, tıpkı Loizudu gibi Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’ı işgal ettiğini, mülküne adadaki Türk askerinin varlığı nedeniyle gidemediğini, mülkünün asker tarafından elde tutulduğunu, KKTC Devleti diye bir devlet olmadığı, Türkiye’nin kendisine Rum ve “Hristiyan” olduğu için ayırımcılık yaptığını gerekçe göstererek dava açmıştı.
Türkiye bu davalar nedeniyle milyonlarca Euro tazminat ödemekle karşı karşıya kaldı.

UBP Anayasa Mahkemesi’ne gitti, ortalık karıştı
AİHM’ye bitmek bilmeyen başvurular nedeniyle, Mart 2006’da Taşınmaz mal Komisyonu oluşturuldu.
Amaç neydi?
Nasıl açıklandı komisyonun varlık nedeni?:
Taşınmaz Mal Komisyonu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Xenides-Arestis v. Turkey davasında vermiş olduğu hükümler uyarınca, Taşınmaz Mal Yasası (67/2005 sayılı Yasa) tahtında kurulmuştur. Alınan bu tedbirin amacı, Kuzey Kıbrıs’ta bulunan mallarla ilgili talepler için etkin bir iç hukuk yolu oluşturmaktır.
Türkiye’yi milyonlarca Euro tazminat ödemekten kurtaracak ve sonuçta, Rumların AİHM’ye gidişini engelleyecek bir formül olarak ortaya çıkan Taşınmaz Mal Komisyonu’na UBP ve TKP itiraz etti.
Özgürgün başkanlığındaki UBP, Avukat Enver Öztürk aracılığı ile Hüseyin Angolemli başkanlığındaki TKP ise, Avukat Fuat Veziroğlu aracılığı ile Anayasa Mahkemesi’ne dava açtı.
UBP içerisinde sert tartışmalar yaşandı.
Derviş Eroğlu’nun “gölge başkan” olarak Parti Meclisi’nde yaptığı konuşma ile karar alındı…
Anayasa Mahkemesi’ne gidildi.
Anayasa Mahkemesi süreci sonrasında, komisyon resmiyet kazandı.
AK Parti ise, Eroğlu’nun buradaki davranışını uzun süre unutmadı.

2006’dan bugüne…
Peki, komisyon 2006 yılından bugüne ne yaptı?
• Rumlar toplam 14 milyon 709 bin metrekare alan için komisyona başvurdu.
• Komisyon, para ödeyerek 8 milyon 853 bin metrekare alanı KKTC tapusuna geçirdi.
• 460 bin metrekare alan ise Rum sahibine teslime dildi.
• 903 bin metrekare kare alanda ise, başvuru sahipleri, malın kendilerine ait olduğunu ispatlayamadı.
• 3 milyon 31 bin metrekare alan için başvuru yapan Rumlar, daha sonra başvurularını geri çekti.
• 1 milyon 196 bin metrekare alan ise, Güney’deki Türk malları karşılığında “takas” edildi.
• 216 bin 354 metrekare alan için yapılan başvuru ise reddedildi.
Ve sıkı durun… Bugüne kadar Rum mal sahiplerine ödenen para 133 milyon 314 bin sterlin.

Parası ödenen alanlar ne oldu?
Soru tam da budur. Bu soru ile birlikte cevaplanması gereken sorular da şunlardır:
– Türkleştirilen alanlar kimlere tahsis ediliyor?
– Alınan alanların ne kadarı tahsis edildi?
– Hangi isimlere tahsis edildi?
– Hangi kriterlerle tahsis edildi?
– Cumhurbaşkanlığı içerisindeki müzakere heyetinde yer alan ekibin Türkleştirilen alanların tahsisi ile ilgisi var mı?
– Hangi isimler Güney’de partner bularak TMK’ya başvuru sağlıyor?

Gözler Teberrüken Uluçay’da


Gelinen aşamada, konuşulanlar ve söylenenler adeta mide bulandırıyor.
Sibel Siber hükümeti döneminde, ortaya çıktı ki, “Türkleştirilen” yani parası ödenen ve üzerinde uluslararası hukuka göre sorun kalmayan alanlar “bedavaya” bazı isimlere peşkeş çekildi…
Siber hükümetinin ömrü yetmedi.
TC kaynaklı ya da KKTC kaynaklı…
133 milyon sterlin ödeme yapıldı.
Taşınmaz Mal Komisyonu başkanına sorduk: Bu mallar ne oluyor?
“Ben bilmem, bunlar KKTC toprağı. İçişleri Bakanlığı daha iyi bilir…” dedi.
Bir önceki hükümet döneminde de parası Türkiye ve KKTC Devleti’ne “ödettirilerek” tapu sorunu ortadan kaldırılan mallar, İçişleri Bakanlığı önergeleri ile birilerine peşkeş çekildi.
Yeni İçişleri Bakanı’nın boynunun borcudur.
Bu “rant çetesini” ortaya çıkarmalıdır.
İşlem basittir:
– Taşınmaz Mal Komisyonu’ndan 133 milyon sterlin ödenerek Rumların eşlinden alınan 8 milyon 853 bin metrekare alanın şimdiki sahipleri kimlerdir?
Soru basittir… Ortaya çıkarmak da basittir.
Yorgancıoğlu hükümetinden bu “toprak yağmasını” ortaya çıkarmasını beklemek de vatandaş olarak görevimizdir.
Tablo net… İşlem basit…
Beklemedeyiz…

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman