Gencay Eroğlu’nun adaylık konusu siyaset gündemine bomba gibi düştü. Bu konuda birçok telefon aldık. Destek verenler kadar, “UBP’nin içini karıştırmak için aday yapıldı” diyenler de oldu…
Ancak en ilginci, yine UBP’ye yakın bir kaynağın verdiği bilgiler oldu. Bu bilgileri de dün Havadis Tv’de izleyicilerle de paylaştım. Söyle diyor kaynağım, “Biliyorsunuz DP Lefkoşa için Okyay Sadıkoğlu’nu aday olarak açıklamıştı ancak, Sadıkoğlu Pazartesi günü Denktaş’a adaylıktan çekildiğini söylemiş ve bu henüz haber basına düşmemişti. Salı akşamı Gencay Eroğlu ile Serdar Denktaş biraraya geldiler ve Gencay hanım, aday olmak istediğini söyledi. Serdar Denktaş bundan memnuniyet duyacağını ancak, konuyu bir de Derviş beyle konuşmak ve iznini almak istediğini söyledi. Bu görüşme gece geç vakitte gazeteci bir arkadaşımıza sızdırıldı, oldu bittiye getirilerek, Derviş beyden gelecek tepkiler önlenmek istenildi. Çarşamba gün Serdar bey Eroğlu ile görüşüp Gencay hanımın adaylığıyla ilgili düşüncelerini sordu. Derviş bey bu adaylığa sıcak bakmadığını ve ısrar edilmesi halinde yeniden Eroğlu-Denktaş siyasi kavgasını tetikleyeceğini, Gencay hanıma destek vermeyeceğini söyledi, bunu da yarın(dün) basın yoluyla da açıklayacak” dedi. Kaynağım ayrıca bu adaylık konusunun, iki kardeş arasında, 7 Ocak erken genel seçimlerine dayandığını da söylemeyi ihmal etmedi…
Nitekim ben bu satırları yazarken Derviş bey açıklamayı yaptı ve desteğinin Gencay Eroğlu’na değil, UBP adayı Hasan Sertoğlu’na olduğunu açıkladı…
Eroğlu’nun bu açıklamasında sonra kafalar daha da karıştı. Ben yine herşeyin göründüğü gibi olmadığını düşünürüm. Dün de yazdım, çünkü geçmişte buna benzer birçok örnekler, hala arşivlerde duruyor…
ATAMALARIN KHK’NA BIRAKILMASINI İYİCE DÜŞÜNMEK LAZIM
Müşavirlik olayı nihayet tarihe karıştı…
Başsavcılık’tan olumsuz yanıt bekleyenler yanıldı. Cumhurbaşkanı olumlu yanıt aldığını ve imzaladığını açıkladı…
Şimdi hala dava açacaklarını falan söyleyenlere kulak asmadan yola devam etmek lazım…
Evet her reform acıtır. Bazıları daha önce yapılan hatalı uygulamaların bedelini ödemek zorunda kalır ama, en azından gelecek kurtarılır…
Müşavirlik konusu hem kamuoyunu, hem müşavir olanları yaralayan bir konuydu. Dahası devlete de yüktü…
Öyle veya böyle bitti. Ben ona bakarım…
Şimdi yeni atamaların tümüyle Kamu Hizmeti Komisyonu’ndan geçmesi görüşü var ki, işte bununla hemfikir olamıyorum.
Düşünün sınav yapılmış, adaylar arasında en tecrübelisi, en liyakatlisi de atanmış, ama yöneticilik başka bir şey. Bir de bakmışsınız, aradığınız verimi alamıyorsunuz. Meslek deneyimi tamam, ama yönetemiyor. Ya da mesela insiyatif kullanamıyor.
İşte o noktada tıkanacaksınız…
Çünkü Kamu Hizmeti Komisyonu’ndan atanan birini görevden alamayacaksınız…
Çek çekebilirsen…
Ta ki emekli olmaya karar versin, kesik kol gibi duracak orada…
Dünyanın her yerinde siyasilere kendi ekipleriyle çalışma olanağı verilir. Ha, deniyor ki, bir müsteşar bir özel kalemle sınırlı olsun. Ama ya teknik bir dairenin başına getirdiğiniz kişi beklediğiniz gibi çıkmazsa..?
Onun için Kamu Reformu denilen yeni yasanın inceden inceye düşünülüp, geçirilmesi, bu işe de bir çare bulunması şart…
Geçmişteki hatayı, şimdi bir de tüm atamaları KHK’na bırakarak tekrarlamamak gerek…
YERİN KULAĞI VAR
BUNU DA YAPARLAR MI:
Gencay Eroğlu bombasından sonra DP şimdi de İskele’de, geçen seçimlerde Eroğlu’nun kadrine uğramış Belediye Başkanı Halil Orun’u desteklemeye karar vermiş. Bu mantığa göre, bundan sonraki adım, Mağusa’da da “ bağımsız”Güneş Güneşoğlu’nu desteklemeleri olmalı. Tabii eğer gerçekten Eroğlu’nun rızası olmadan yola çıktılarsa…
SİYASETİN ÇİRKİN YÜZÜ:
Siyasetin tam ortasındayız belki ama, sadece yazar ve yorumcu olarak. Hayatım boyunca siyasetçi olmak gibi bir gailem olmadı. Bu günlerde bunun ne kadar doğru bir karar olduğunu da yaşayarak görüyorum. Baba UBP’nin onursal başkanı, kızı ise rakip partinin belediye başkan adayı. Baba diyor ki “seçimlerde desteğim kızıma değil, partimin adayına”… Ne siyasetmiş ki bu, babayı çocuklarla karşı karşıya getirebiliyor…
KIBRIS NEREDE BİLİYOR MU ACABA?:
Türkiye seçimlerinde Kıbrıs’ı dillerine doladılar dolamasına da, aslında Kıbrıs’tan bi haber olduklarını da gösterdiler. İYİ Parti’nin hem de Başkan Yardımcısı ve de Sözcüsü Aytun Çıray bir açıklama yapmış, “Albayım dedi ki…” diye başlayan cümlelerle, “o da verilecek, bu da verilecek” diye sıralamış. Koca Türkiye’nin iktidara talip bir partisinin Başkan Yardımcısı’nın, Kıbrıs müzakerelerinde, daha 9-10 ay önce neler olduğundan, Türkiye’nin tutumundan haberi bile yok. Albayı söylemiş de öğrenmiş. … Yazıklar olsun…
SEÇİM Mİ, GEÇİM Mİ?:
Bugünlerde kimilerinin derdi seçimken, toplumun büyük kesiminin derdi ise geçim…Hele son aylarda yaşanan gelişmeler, halkın durumunu olduğundan daha kötüye doğu götürmüş, bardağı taşma noktasına getirmiştir. Hükümet bütçe açığını kapatmak için tek çaresi olan zamma dayanırken, elini vatandaşın cebinden çıkartmıyor. 45 gün sonra ülkede seçim varmış, kimin umurunda. Bu ortamda vatandaşın tek derdi, seçim veya kimin kazanacağından çok, nasıl geçineceğidir…
DEVLET DE BORCUNU ÖDEMEZSE:
Çarşının durumu ortada, esnaf kan ağlıyor, tek umutları alacakları. Özellikle de devlete verdikleri hizmetlerin karşılığını alıp, biraz olsun rahatlamak istiyorlar. Ancak geçen Temmuz ayından beridir birçok işyeri devletten alacaklarını bir türlü tahsil edemediklerinden şikayetçi. Konuştuğumuz kişiler, “Zaten iş yok, sıkıntı yaşıyoruz, devlet bir babalık yapıp alacaklarımızı ödemezse halimiz harap. Zeren Mungan döneminde devletten alacaklarımız düzenli bir şekilde ödeniyordu ancak şimdilerde aylar sonra bile alacaklarımızı almak için çalmadık kapı bırakmıyoruz” diye dert yanıyorlar. Maliye Bakanı’nın bu işe bir el atmasını bekliyorlar, bizden iletmesi…
BURASI ÇİFTLİK YA:
Batık Çiftlik Bankın “tosuncuk” lakaplı sahibi Mehmet Aydın’ın, KKTC’de de yatırım yapmak için araştırmalarda bulunmuş, hatta İskele bölgesinde arazi bile bakmış. Adam akıllı, baktı gördü ki burası siyasiler tarafından zaten babalarının çiftliği gibi yönetiliyor, arayıp da bulamadığı bir ortam, hazır şirketin adı da uygun deyip, kapağı buralara atmaya çalışmış. Bereket versin son anda ne mal olduğu anlaşılmış da soluğu Brezilya’da almış. Yoksa bizim çiftliğe yeni ortak gelecekti…
ZİRVEDEKİLER
Taha Akyol (Hürriyet): “Doğu Akdeniz’deki doğalgaz rezervleri için Türkiye kesin kaybedilmiş değildir. Ankara hem diplomasi yaparak hem Batı’da daha uygun finansman imkânları sağlayarak projeyi Türkiye’ye çevirebilir veya iki hat olarak gündeme getirebilir. Dış politikada ideoloji dilinin zararları görülmüş olmalıdır. Hem Filistin davasını siyasi ve insani olarak savunmak hem İsrail’le ilişkilere özen göstermek ‘diplomasi’ açısından mümkündür. Türkiye’nin geleneksel diplomasisi budur. Dış politikada tek doğru dil diplomasi dilidir”…
DİPTEKİLER
Fikri Ataoğlu: Turizm Bakanı, ada etrafındaki gelişmelerin, Kıbrıs’a gelen turist sayısını olumsuz etkilediğini söylemiş. Nasıl olur? Düşüş sadece bizde. Geçen yıl İngiliz turist sayısı %70 gibi dramatik bir oranda düşerken, İngiltere’den güneye gelen turist sayısı yüzde 8,3 artarak 1 milyon 253 bin 839’a ulaşmış. Güney’de toplam turist sayısı yüzde 14,6, turizm gelirleri de yüzde 11.7 oranında artmış. Demek ki sebep, çevredeki gelişmeler olamaz. Sorun bizdedir. Reklam mı, tanıtım mı, uçak fiyatları mı, yoksa planlama sorunu mu, bir sorun var. Ve Bakanlık işin özüne bakmak yerine sudan bahanelere sarılıyor ki, bu durum da hiç umut vermiyor…
































